|
Tweet |
Mesut Gengeç’in yönetmenliğini yaptığı ve
13. Boğaziçi Film Festivali’nin,
Ulusal Uzun Metraj Film kategorisinde finalde yarışan
ilk uzun metraj kurmaca sinema filmi “Bağ Bozumu”, festival izleyicisiyle buluştu.
Gösterime;
Türk tiyatro, dizi ve sinema dünyasının değerli isimlerinden oyuncu Gülsen Tuncer,
yönetmen Engin Ayça ve yönetmen Atalay Taşdiken,
eleştirmen-yazar Feridun Andaç,
Prof. Dr. Şükrü Sim ve tiyatro oyuncusu-yazar Özgür Özgülgün de katıldı.
Film;
doğa ve insan arasındaki kırılgan bağı sorgulayan teması ve
güçlü oyunculuklarıyla, festival seyircisinden büyük ilgi gördü.
Atlas Sineması’nda seyirciyle buluşan
“Bağ Bozumu” filminin yönetmeni Mesut Gengeç ile
oyuncular Zeynep Erkekli ve Barış Yurtsever de
gösterim sonrası, soruları cevapladı.
Filmin;
beş yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu belirten
yönetmen Mesut Gengeç,
“Günümüzün şehirli insanının
sorunlarını anlatmak istedik;
geçim sorunu olan, eşinden ayrılmış bir karakter var.
Ardından, aldığı bir telefonla, adaya gidiyor.
Karakterin, kendisiyle yüzleştiği ve arındığı bir hikâye bu.”
şeklinde konuştu.
Filmin oyuncularından Zeynep Erkekli ise;
hikâyenin, kendisindeki karşılığını; şu sözlerle ifade etti:
“Sıkışmış hayatlar ve
o hayatlardaki karanlıkta iğne ucu kadar aydınlığı aramak;
gerçekten, yorucu bir şey.
Değer sisteminin böylesine alt üst olduğu bir toplumda;
böyle bir filmde oynadığım için çok mutluyum.
Çünkü, ben hâlâ; 70’lerde yaşayan,
o sıcaklığın, dostluğun peşinden koşan biriyim.
Ve uzun zamandır, böyle bir konuyu;
derin üzüntülerin insanlara etkisini ve Alzheimer’ı işleyen bir filmle, karşılaşmamıştım”
Başrol oyuncusu Barış Yurtsever içinse;
filmin, çok daha kişisel bir izi vardı:
“Hiç, bu filmde olanları yaşayacağımı düşünmemiştim.
Beklenmedik biçimde, filmde de olduğu gibi, babamı kaybettim.
Filmin bendeki yansıması; tamamen, bu.”
Bazen; en uzak yol, eve dönüş yoludur…
Kaçtığı hayatın tam ortasına yeniden adım atan Burak;
affetmenin ve kabullenmenin, en zor hasat olduğunu anlar.
Çünkü; bağ bozumu, sadece toprakta değil; insanın içinde de gerçekleşir.
Burak; yıllar önce ardına bile bakmadan terk ettiği adaya, istemeden döner.
Şehirde geçen yıllar, onu köklerinden uzaklaştırsa da
adanın toprağı; hafızasını saklamış,
rüzgârı ise; yaralarını unutmamıştır.
Kaçtığı her şey, şimdi adanın rüzgârında yeniden karşısındadır.
-----
Film;
doğanın döngüsüyle, insanın içsel döngüsü arasındaki paralelliği;
sinematik bir dille ortaya koyuyor.
Biz; bu hikâyeyi anlatırken, izleyicinin;
hem kendi köklerine dönmesini,
hem de geçmişin yaralarını; onarma cesaretini bulmasını, arzuluyoruz.
-----
OYUNCU KADROSU VE EKİP
Geçmişle yüzleşmek zorunda kalan Burak’ın öyküsü,
Bağ Bozumu’nda güçlü bir dramatik dille anlatılıyor.
Tiyatro sahnesinden tanıdığımız, Barış Yurtsever;
Burak’ın duygusal yüklerini ve içsel çatışmalarını, etkileyici bir performansla canlandırıyor.
“Bağ Bozumu” setinde, hayat; kimi anlarda, senaryonun önüne geçti
Başrol oyuncusu Barış Yurtsever;
filmde, babasının cenaze sahnesini çektiği günün gecesi,
gerçek hayatta da babasını kaybetti.
Bu beklenmedik olay;
filmdeki baba-oğul ilişkisinin duygusal yoğunluğunu, gerçeğin kendisiyle birleştirdi.
Oyuncu; o sahnede, yalnızca karakterinin duygusunu değil;
kendi yasının ağırlığını da izleyiciye hissettirdi.
“Bağ Bozumu”, böylece; hem kurmaca, hem gerçek arasında bir duygusal köprüye dönüştü.
-----
Türk sinema ve tiyatro oyuncusu Zeynep Erkekli, Leman Hanım rolünde;
yılların biriktirdiği sırları ve aile dinamiklerini, derinlikli bir şekilde aktarıyor.
-----
Karakterler arasındaki çatışmayı ve dramatik tansiyonu,
televizyon ve sinema dünyasından tanıdığımız Berke Üzrek, ustalıkla güçlendiriyor.
-----
Burak’ın geçmişiyle yüzleşme sürecinde, karşısına çıkan Sibel karakterini ise;
televizyon ekranlarından tanıdığımız Melissa Yıldırımer,
içten ve sade bir performansla canlandırıyor.
-----
Hikâyeye farklı bir denge kazandıran Suat karakterinde Ali Barkın;
sakin ve doğal oyunculuğuyla, filmin duygusal derinliğini pekiştiriyor.
-----
Filmde;
müzikleriyle, Türkay Nişancı;
Bozcaada’nın doğal ritmini ve
Burak’ın duygusal yolculuğunu destekleyen bir atmosfer yaratıyor.
Görüntü yönetmeni Emrah Durmuş ise;
İstanbul, Bozcaada, Silivri ve İstanbul’un benzersiz manzaralarını, doğal ışıkla ekrana taşıyor.
Film çekimleri;
İstanbul, Bozcaada, Silivri ve Çanakkale’de,
bir yıl süren titiz bir çalışma süreciyle gerçekleştirildi.
Bu süreçte, hikâyenin duygusal katmanlarını derinleştirmek amacıyla;
mevsimler yalnızca görsel bir unsur değil,
karakterin ruhsal yolculuğunu temsil eden bir anlatı aracı olarak; ele alındı.
Her mevsim; Burak’ın içsel değişiminde bir eşik, bir yeniden doğuş imgesi olarak; yer aldı.
FİLM KÜNYESİ
Yönetmen / Yapımcı: Mesut Gengeç
Senaryo: Bülent Günal, Mesut Gengeç
Görüntü Yönetmeni: Emrah Durmuş
Müzik: Türkay Nişancı
Oyuncular: Barış Yurtsever, Zeynep Erkekli,
Berke Üzrek, Melissa Yıldırımer, Ali Barkın,
Müşerref Göksever, Kaan Songün
Çekim Mekanları: İstanbul, Bozcaada, Silivri, Çanakkale
Tür: Dram
Süre: 90 dk
Yapım Yılı: 2025
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: DCP / Renkli