|
Tweet |
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap,
yatırımcıların, çevre mevzuatına aykırı hiçbir girişimde bulunamayacağını vurgularken;
sektörün talebinin, mükerrer izinlerin sadeleştirilmesi ve
bazı izin süreçlerinin aynı anda başlamasıyla; zaman kaybının engellenmesi olduğunu belirtti.
Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarında uygulanan ve
kamuoyunda “süper izin” olarak tanımlanan kolaylaştırıcı mekanizmaların,
jeotermal enerji sektörü için de
uygulanmasını istediklerini sözlerine ekleyen Kındap;
şu değerlendirmeyi yaptı:
“Jeotermal sektörü olarak talebimiz,
başta çevre mevzuatı olmak üzere;
yasal yükümlülüklerde, herhangi bir ayrıcalık tanınması değildir.
Rüzgâr ve güneş enerjisinde
çok doğru şekilde uygulanan kolaylaştırıcı mekanizmaların;
jeotermal yatırımları için de geçerli olmasını istiyoruz.
Jeotermal enerji santralleri,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan
Tarım ve Orman Bakanlığı’na;
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na kadar;
çok sayıda Bakanlık ve bağlı kuruluşla zorunlu olarak temas ediyor.
Talebimiz;
yatırımın farklı aşamalarında,
aynı kuruma defalarca gidilmesini engelleyen bir sadeleşmenin sağlanmasıdır.
Herhangi bir mevzuat zorunluluğunun ortadan kaldırılmasını değil,
aynı kurumla ilgili;
mükerrer işlemlerin sadeleşmesi ve
eşgüdümlü yapılabilir hâle gelmesini istiyoruz.
Yapı ruhsatları gibi kritik konularda,
izinlerin; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ya da
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı uhdesine alınması da
taleplerimiz arasında bulunuyor.”
.jpg)
JED Başkanı Ali Kındap,
jeotermalin; yenilenebilir kaynaklar arasında,
‘baz yük’ konumunda olan tek enerji kaynağı olduğuna dikkat çekerek;
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) lisans alan bir jeotermal yatırımcısının,
santralini devreye alma sürecinin,
en iyimser tahminle 3,5-4 yılı bulduğunu söyledi.
Yatırım süreçlerinde sadeleşmeye gidilmesi durumunda,
bu sürenin 2 ilâ 3 yıla inebileceğini sözlerine ekleyen Kındap;
Türkiye’deki jeotermal santrallerin,
dünyanın kabul ettiği en yüksek çevre standartlarına sahip olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan
2035 yılı, kurulu güç hedeflerine;
jeotermalin 4 bin 500 MW seviyesinde katkı vermesinin hedeflendiğini hatırlatan Kındap,
sektör yatırımcılarının; çok daha yüksek seviyede kurulu güç yatırımına imza atmaya,
hazır olduğunu vurguladı.
1 Mayıs 2023 tarihli yasal düzenlemeyle;
jeotermal enerji yatırımlarının,
Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM)
kapsamındaki teşvik süresinin 10 yıldan 15 yıla çıkarıldığını,
bu süre uzatımının, sektör açısından hayati önem taşıdığına işaret eden Kındap,
Türkiye’nin “2053 Net Sıfır” vizyonuna ulaşması için
jeotermal enerjide en az 10 bin MW kurulu güce sahip santral yatırımının
devreye alınması gerektiğinin altını çizdi.