romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Yatırım ortamımızı, uluslararası standartlarda yeniden ele almak zorundayız'


facebook-paylas
Güncelleme: 15-06-2026 16:48:30 Tarih: 15-06-2026 16:17

'Yatırım ortamımızı, uluslararası standartlarda yeniden ele almak zorundayız'

 

Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı

Dr. Hakan Çınar;

“Son yıllarda yaşanan Rusya-Ukrayna Savaşı,

Kızıldeniz krizi, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler,

İsrail-İran hattındaki çatışmalar ve küresel ticaret savaşları;

şirketlerin, tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmalarına neden oldu.

 

Dünya ticaretinin alışılmış güzergâhları,

artık; daha maliyetli, daha riskli ve daha öngörülemez hale geldi.

Tam da bu noktada Türkiye;
coğrafi konumu, gelişmiş lojistik altyapısı, güçlü limanları,

hava kargo kapasitesi ve

Avrupa, Asya, Afrika ile Orta Doğu'nun kesişim noktasındaki

stratejik konumuyla, öne çıkmaktadır.

 

Bugün; dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40'ına,

küresel ekonominin ise; yaklaşık yüzde 30'una,

dört saatlik uçuş mesafesinde ulaşabilen Türkiye;
transit ticaret açısından, doğal bir merkezdir.

 

Ancak;
bu avantajın, ekonomik değere dönüşebilmesi için

yeni bir vizyon ve cesur adımlar gerekmektedir.” ifadesini kullandı.

 

Çınar’a göre;

sermaye, yeni merkez arıyor.

 

“Son dönemde,
özellikle Körfez bölgesinde faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin;

yeni alternatif merkezler arayışında olduğu, görülmektedir.

 

Dubai;

uzun yıllardır, bölgesel ticaret ve finans merkezi olarak;
önemli bir rol üstlenmiş olsa da

artan maliyetler, yoğunlaşan rekabet ve küresel jeopolitik riskler;
şirketleri, alternatif merkez arayışına yöneltmektedir.

 

Türkiye ise;
İstanbul Havalimanı,

Marmara Bölgesi limanları,

Mersin, İzmir ve Karadeniz bağlantılarıyla;
bu yeni dönemin en güçlü adaylarından biridir.

 

İstanbul'un;
Londra, Frankfurt, Dubai ve Singapur arasında,

yeni nesil bir ticaret merkezi olarak konumlandırılması;
finans, sigorta, lojistik, teknoloji ve hizmet ihracatına da büyük katkı sağlayacaktır.”

 

Türkiye'nin, son dönemde vergi sisteminde yaptığı değişiklikler;
kayıt dışılığın önlenmesi ve mali disiplin açısından, önemli olmakla birlikte;
transit ticaret ve bölgesel merkez yatırımları açısından, ayrıca değerlendirilmelidir.

 

Küresel şirketler;

yatırım kararı verirken, yalnızca vergi oranlarına değil;

öngörülebilirliğe, işlem hızına, bürokratik kolaylıklara ve

operasyonel maliyetlere de bakmaktadır.

 

Bu nedenle;
transit ticaret faaliyetleri için özel teşvik mekanizmalarının oluşturulması,

bölgesel merkez kuran şirketlere; uzun vadeli güven verilmesi ve

gümrük süreçlerinin daha da dijitalleştirilmesi, büyük önem taşımaktadır.

 

Türkiye'nin rekabet ettiği ülkeler, yalnızca bölge ülkeleri değil;

Dubai, Singapur, Hollanda ve Polonya gibi küresel lojistik merkezlerdir.

Bu nedenle;
yatırım ortamımızı, uluslararası standartlarda; yeniden ele almak zorundayız.

 

''Türkiye'nin en önemli ekonomik sorunlarından biri;
cari açık ve döviz ihtiyacıdır''
diyen Dr.Hakan Çınar,

sözlerini; şöyle devam ettirdi:

 

“Transit ticaret ise;
üretim yatırımı kadar yüksek maliyet gerektirmeden,

ülkeye döviz kazandırabilecek; stratejik alanlardan biridir.

 

Bir ürünün;
Türkiye'ye gelmesi, depolanması, elleçlenmesi, etiketlenmesi,

yeniden paketlenmesi, sigortalanması ve

üçüncü ülkelere gönderilmesi sırasında oluşan katma değer;

lojistikten bankacılığa, yazılımdan danışmanlığa kadar;
birçok sektöre, gelir yaratmaktadır.

Üstelik bu model, sanayi yatırımlarına kıyasla;
çok daha kısa sürede, ekonomik sonuç üretebilmektedir.”

 

Dışyönder Başkanı Dr.Hakan Çınar,

Türkiye’nin dış ticaret alanındaki en önemli STK’larından birisi olarak;

hükümete, iş dünyasına ve ilgili tüm kurumlara, çağrıda bulunduklarını belirtti.

 

Çınar,

çağrı maddelerini; şöyle sıraladı:

 

Türkiye için bir "Transit Ticaret ve Bölgesel Merkez Stratejisi" hazırlanmalıdır. 

 

 İstanbul, Mersin ve İzmir başta olmak üzere;
  belirli bölgeler, uluslararası ticaret üsleri olarak yapılandırılmalıdır. 

 

 Transit ticaret işlemlerindeki bürokrasi, daha da azaltılmalıdır. 

 

 Bölgesel merkez kuracak yabancı şirketler için

  rekabetçi teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir. 

 

 Kurumlar Vergisi muafiyeti,

  yalnızca Türkiye’ye uğramayan eşyalara değil;
  Türkiye’ye girip, daha sonra transite konu olan eşyalara da uygulanmalıdır. 

 

 Türkiye, yalnızca üretim ve ihracat ülkesi değil;
  aynı zamanda, küresel ticaretin yönetildiği bir merkez haline getirilmelidir.

 

Dünya, yeni bir ekonomik harita çiziyor.

Ticaret yolları; değişiyor,

sermaye; güvenli ve verimli limanlar arıyor,

şirketler; risklerini yeniden dağıtıyor.

 

Türkiye'nin önünde, belki de son yılların en büyük stratejik fırsatı bulunuyor.

Bugün atılacak doğru adımlar sayesinde, Türkiye sadece malların geçtiği bir koridor değil;
ticaretin yönetildiği, finanse edildiği ve yönlendirildiği, küresel bir merkez olabilir.

 

Dışyönder olarak, inanıyoruz ki;

Türkiye, önümüzdeki on yılın transit ticaret liderlerinden biri olabilecek tüm avantajlara sahiptir.

Önemli olan; bu fırsatı, zamanında görmek ve kararlılıkla harekete geçmektir.

 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA