Bugun...



'Dijital dönüşümün gerçek amacı, teknoloji satın almak değil; işletmenin problem çözme kabiliyetini ve hızını geliştirmektir'


facebook-paylas
Güncelleme: 01-07-2026 08:36:28 Tarih: 12-06-2026 07:32

'Dijital dönüşümün gerçek amacı, teknoloji satın almak değil; işletmenin problem çözme kabiliyetini ve hızını geliştirmektir'

 

Dijitalleşme yarışında geri kalmak istemeyen şirketler,

teknoloji yatırımlarına hız verirken;
uzmanlar, dönüşümün;
yalnızca yazılım ve otomasyon projeleriyle sınırlı olmadığını belirtiyor.

 

Yalın dönüşüm ve dijital dönüşüm konularında, uzun yıllardır hizmet veren

LeanViser’ın Kurucusu Can Yükselen’e göre;
sürdürülebilir başarı için

önce; süreçlerin görünür hale getirilmesi ve iyileştirilmesi gerekiyor.

 

Yapay zekadan veri analitiğine,

otomasyondan dijital platformlara kadar; birçok teknoloji,

şirketlerin yatırım gündeminde üst sıralarda yer alıyor.

 

Dijital dönüşüm artık,

yalnızca bir tercih değil;
rekabet gücünü koruyabilmek için stratejik bir gereklilik olarak görülüyor.

Ancak; birçok işletme, dijital dönüşüm yolculuğuna yanlış noktadan başlıyor.

 

Can Yükselen;

şirketlerin, önemli bütçeler ayırdığı dijital dönüşüm projelerinin

beklenen faydayı sağlayamamasının temel nedeninin;
teknolojiye odaklanırken, süreçleri göz ardı etmek olduğunu söylüyor.

 

Günümüzde işletmeler,

yalnızca rakiplerinin gerisinde kalmaktan değil;
müşterilerin ve tedarik zincirlerinin değişen beklentilerinden de etkileniyor.

 

Özellikle;
izlenebilirlik, veri yönetimi ve operasyonel şeffaflık gibi konular;
birçok sektörde, iş yapmanın temel koşulları arasında yer almaya başladı.

 

Can Yükselen,

son dönemde şirketlerde; dijital dönüşüme yönelik,
güçlü bir “günceli kaçırma korkusu-(FOMO)” oluştuğunu belirterek;
şunları söylüyor:

 

“Birçok işletme,

dijital dönüşüm yatırımı yapmazsa;
rekabet avantajını kaybedeceğini düşünüyor.

Ancak, dönüşüm;
yalnızca yeni bir teknolojiye yatırım yapmak anlamına gelmiyor.

Asıl soru, işletmenin;
gerçek probleminin ne olduğunu anlaması ve

hangi problemi çözmek istediğini bulması.”

 

Dijital sistemler, işletmelere;
veriyi daha hızlı toplama, analiz etme ve görünür hale getirme imkanı sunuyor.

Ancak, hangi verinin neden toplandığı net değilse;
bu sistemler, zamanla;
karar almayı kolaylaştıran araçlar yerine, karmaşık veri yığınlarına dönüşebiliyor.

 

Yükselen’e göre; birçok işletme,

süreçlerini standartlaştırmadan ve

performans kriterlerini netleştirmeden dijitalleşme adımları attığı için

beklediği sonuçları elde edemiyor.

 

“Teknoloji, mevcut sorunları ortadan kaldırmaz.

Eğer;
süreçler net tanımlanmamışsa,

veri toplama disiplini oluşturulmamışsa ve

çalışanlar ortak bir çalışma standardına sahip değilse;
dijital yatırımların sağlayacağı fayda, sınırlı kalır.”

 

Can Yükselen’e göre;
başarılı bir dijital dönüşüm için

öncelikle; işletmenin, mevcut durumunun; objektif şekilde analiz edilmesi gerekiyor.

 

Dönüşüm çalışmalarına,

işletmenin; yalın ve yönetsel olgunluk seviyesini

değerlendirerek başladıklarını belirten Yükselen;
süreç standartları, performans göstergeleri, izlenebilirlik yapısı,

sürekli iyileştirme kültürü ve yetkinlik yönetimi gibi başlıkların,

öncelikli olarak; incelendiğini ifade ediyor.

 

Bu aşamanın ardından; işletmenin, değer akışı analiz ediliyor.

Üretim şirketlerinde;
hammaddenin girişinden ürünün müşteriye ulaşmasına kadar olan süreç,

hizmet işletmelerinde ise;
müşteri deneyiminin tüm aşamaları, detaylı şekilde ele alınıyor.

 

Böylece;
katma değer yaratan faaliyetlerle,

zaman ve kaynak kaybına neden olan süreçler; net olarak ortaya çıkarılabiliyor.

 

Yükselen,

işletmelerin sık yaptığı hatalardan birinin;
mevcut karmaşıklığı, dijital ortama taşımak olduğunu belirtiyor.

 

“Yalın dönüşüm çalışmaları yapılmadan gerçekleştirilen dijital dönüşüm projeleri;
çoğu zaman, mevcut karmaşayı; daha da kompleks hale getiriyor.

Süreçler sadeleştirilmeden ve standartlaştırılmadan yapılan yatırımlar,

beklenen verimlilik artışını sağlayamayabiliyor.”

 

Yükselen’e göre;
süreç stabilitesi ve standardizasyonu sağlanmadan gerçekleştirilen dijital projeler,

ilerleyen dönemlerde; yüksek revizyon maliyetlerine de neden olabiliyor.

 

Otomasyon yatırımları da benzer riskler taşıyor.

Bir sürecin, detaylı şekilde analiz edilmeden; otomatik hale getirilmesi,

mevcut verimsizliklerin de sistemin bir parçası olmasına yol açabiliyor.

 

Can Yükselen, bu konuda; şu değerlendirmeyi yapıyor:

 

“Hiçbir yatırımcı, gereksiz işleri robotlara yaptırmak istemez.

Süreçteki gereksiz faaliyetler,

ortadan kaldırılmadan yapılan otomasyon yatırımları;
çoğu zaman, yalnızca israfı otomatize eder.

Bu nedenle;
önce süreci analiz edip iyileştirmek, ardından; otomasyona geçmek gerekir.”

 

Yükselen’e göre;
başarılı bir dönüşüm programının ilk 3 ayı, kritik öneme sahip.

 

Bu dönemde;
işletmenin genel olgunluk seviyesinin analiz edilmesi,

değer akışının değerlendirilmesi,

nakit akışını olumsuz etkileyen unsurların belirlenmesi ve

katma değersiz faaliyetlerin ortadan kaldırılmasına yönelik;
yol haritasının oluşturulması gerekiyor.

 

Aynı zamanda;
standardizasyon, izlenebilirlik ve süreç stabilitesiyle ilgili eksikliklerin

net olarak ortaya konulması, işletmenin;
gelecek durum tasarımının oluşturulması ve

dijitalizasyon kavramsallarının tasarlanması açısından, büyük önem taşıyor.

 

Dijital dönüşümün,

yalnızca teknoloji yatırımlarından ibaret olmadığını vurgulayan Can Yükselen;
sözlerini, şöyle tamamlıyor:

 

“Önce; süreci görünür hale getirmek,

ardından; israfları ortadan kaldırmak,

standartları oluşturmak, izlenebilirliği sağlamak ve veriyi anlamlandırmak gerekir.

 

Dijitalleşme ve otomasyon, bu altyapının üzerine yapılandırılmalıdır.

Çünkü; doğru dönüşüm yolculuğu, teknolojiyle değil;
mevcut durumu anlamak ve

değer akışındaki problemleri çözecek yol haritasını oluşturmakla, başlar.”







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TEKNOLOJİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA