romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Ceyda AYSUNA TÜRKYILMAZ

facebook-paylas
E-ticarette ajan dönemi
Tarih: 09-05-2026 18:09:00 Güncelleme: 13-05-2026 13:27:00


Markaların yeni hedefi; tüketici yerine, yapay zeka ajanları mı olacak?

 

Ticaretin elektronik kanallara taşınmasıyla;

hem tüketicilere, hem markalara çeşitli faydalar sağlayan ancak;
birtakım riskleri de beraberinde getiren elektronik ticaret (e-ticaret) kavramı,

zaman içerisinde gelişimine devam etmiştir.

 

Mobil araçların ve sosyal medyanın yaygınlaşması;

mobil ticaret kavramının şekillenmesine ve

Internet siteleri yanında, mobil uygulamalar üzerinden de

ticaretin gerçekleşmesine olanak sağlamıştır.

 

Ticaretin gelişme süreci açısından,

önemli kırılma noktaları olarak kabul edilen elektronik ticaret ve mobil ticaret ise;
yavaş yavaş ününü ve önemini

ajan temelli ticarete bırakmaya ve bu yöne doğru evrilmeye başlamıştır.

 

Nedir Bu Ajan Temelli Ticaret (Agentic E-Commerce)?

Ajan temelli ticaret kavramına geçmeden önce

ajan temelli yapay zeka nedir, onu açıklamak daha faydalı olacaktır.

Üretken yapay zeka;

insanların yapay zeka uygulamalarına çeşitli komutlar (prompt) vererek,

onlara; sunum, rapor, özet, podcast vb. ürettirdiği bir mekanizmayı ifade ederken;
ajan temelli, yapay zeka ise; bunu bir adım öteye götürerek, üretimi davranışa taşıyan;
insanlar yerine karar verebilen mekanizmaları ifade etmektedir.

Şimdi bunu, ticaret/alışveriş süreci üzerinden açıklayalım.

 

Geleneksel Ticaret:

Tüketici; mağazaları dolaşır, karşılaştırma yapar, karar verir satın alır.

 

E-Ticaret:

Tüketici; online platformlarda ürünlere bakar, bilgi arar, karşılaştırma yapar, satın alır.

 

Üretken Yapay Zeka Destekli E-Ticaret:

Tüketiciler; markalar/ürünler hakkında tavsiyeler veya bilgi almak için

üretken yapay zeka uygulamalarına sorular sorar;

sonrasında gelen cevap ve öneriler doğrultusunda yaptıkları değerlendirmeler sonucunda,

satın alma gerçekleştirirler.

 

Ajan Temelli E-Ticaret:

Tüketici; kendi adına davranması için

yapay zeka ajanlarını yetkilendirir, ne istediğini söyler;
yapay zeka ajanları araştırır,

uygun ürünü bulur,

hatta; sepete atar, öder ve sipariş takibini gerçekleştirir.

 

Kısacası;
burada tüketici adına davranışı gerçekleştiren yapay zeka ajanları,

tüketici rolünü üstlenmeye başlamıştır.

Tüketicilerin yapması gereken tek şey ise;
“niyetlerini” yapay zeka ajanlarına doğru tanımlamaktır.

Örneğin;
“20 Mayıs İstanbul’dan Ankara’ya gidiş,

22 Mayıs Ankara’dan İstanbul’a dönüş olacak şekilde;
2000 TL altında gidiş-dönüş uçak bileti almak istiyorum.”

Bu niyeti öğrenen yapay zeka ajanı,

havayolu sitelerini araştırmaya başlar,

bu şartları karşılayan en uygun bileti; adınıza rezerve eder,

ödemesini gerçekleştirir.

Diyelim ki, uçuş iptal oldu;

bunu takip eder ve hemen, yeni bir bilet için arayışa başlayarak;
satın alma sürecini gerçekleştirir.

 

Bu durum, ilk duyanlar için

“risklerine rağmen; ne kadar da hayatımızı kolaylaştırırdı”

denilen bir durum olsa da

çoğu insan için halen daha, ütopik gelebilecek bir durum aslında.

Ancak; raporlar ve araştırmalar, hiç de böyle söylemiyor.

Mc Kinsey’in, Ekim 2025’te yayınladığı rapora göre;

yapay zeka ajanlarının, tüketiciler adına;
araştırıp, pazarlık edip alışverişleri tamamladığı bu yeni ticaret modeli;
2030 yılına kadar, küresel ölçekte;
3 ila 5 trilyon dolar aralığında ticaret hacmini yönlendirebilecek.

Gartner tarafından yayımlanan rapor da, bu tahmini destekler nitelikte veriler sunmakta.

Şirketin, Ağustos 2025 raporuna göre;
2025’te kurumsal uygulamaların,

yalnızca yüzde 5’inden azı; yapay zeka ajanlarına sahipken,

bu oranın; 2026 sonunda, yüzde 40’a çıkması beklenmektedir.

B2B tarafında ise;
Gartner, 2028 yılında;
kurumsal alımların yaklaşık yüzde 90’ının,

yapay zeka ajanları tarafından yapılacağını ön görmektedir.

Bu yüksek oranların ve beklentilerin en önemli nedeni;

ajan temelli ticaretin, mevcut teknik altyapı üzerine inşa edilebilir özellikte olmasıdır.

Diğer bir ifadeyle;
sıfırdan yeni bir teknolojik alt yapı, inovasyon gerekmediğinden;
bu sürece adaptasyon ve ajan temelli ticaretin benimsenmesi,

beklenildiğinden çok daha hızlı, olabilecektir.

 

Ancak, buna rağmen;
bu süreç, anlatıldığı kadar kolay olmayacaktır.

Yetkilendirme, kimlik denetimi, güvenlik, ödeme onayı, kişisel bilgilerin korunması vb.

çeşitli unsurların düşünülmesi gereken bir ekosistemin oluşturulması ve

tüketicinin, bu ekosisteme güvenmesinin sağlanması gerekmektedir.

Firmaların, son yıllarda bu ekosistemi oluşturmak için

yapay zeka protokollerini duyurmaları, bu olguyu desteklemektedir.

Geçtiğimiz sene;
Open AI’ın ChatGPT içinde

Instant Checkout özelliğini ve Agentic Commerce Protocol’ünü,

Google’ın ise; NRF 2026'da, Shopify ile birlikte geliştirdiği

Universal Commerce Protocol'unü (UCP) duyurmaları; verilebilecek örnekler arasındadır.

Bu örnekler, aslında;
ajan temelli ticaretin gerektirdiği bu ekosistemin,

oldukça hızlı bir şekilde tasarlanmaya çalışıldığının kanıtı olarak; değerlendirilebilmektedir.

 

Peki, Markalar Şimdi Ne Yapmalı?

Her şeyden önce, artık markalar için hedef; sadece tüketiciler değil.

Tüketiciler ile birlikte;
kısmen veya tamamen otonom çalışan,

onların yetkilendirdiği yapay zeka ajanları da

artık markaların hedefinde olmaya başlamalı.

Diğer bir ifade ile markaların;
sadece tüketicileri ikna etmeleri yetmemekte,

tüketiciler adına hareket eden; yapay zeka ajanları tarafından önerilen olmaları,

değerlendirme setlerine alınmaları, aslında her şeyden önce;
yapay zeka ajanları için görünür olmaları gerekmektedir.

 

Örneğin;
artık sadece, müşteriler için tasarlanan web sayfaları değil;

yapay zeka ajanlarının okuyabildiği,

onlara görünür olan,

onlar tarafından anlaşılan,

doğru, eksiksiz ve güncel bilgiler sunan, web sitesi tasarımları; bir zorunluluk olmaktadır.    

 

Bahsedilen bu durum;
markaların, iletişim ve tanıtım faaliyetlerinin kapsamını da değiştirmeye başlamıştır.

Uzun yıllardır; çok popüler olan arama motoru optimizasyonu,
halen önemini korumakla birlikte;
artık, cevap motoru optimizasyonuna evrilmeye (answer engine optimization) ve

birlikte kullanılmaya başlamıştır.

Bunun en önemli nedeni;
bireylerin sorularına cevap ararken,

eskiden arama motorlarını tercih etmelerine karşın;
artık, daha çok yapay zeka uygulamalarını kullanmaları olmaktadır.

Bu nedenledir ki;
markalar için arama motorunda üst sıralarda yer almak yetmemekte,

kullanıcılar tarafından yapay zekaya herhangi bir soru sorulduğunda;
markaların yapay zeka uygulamaları tarafından verilen yanıtlar,

sunulan öneriler arasında listelenmeleri gerekmektedir.

Kısacası, markalar açısından;
yapay zeka uygulamaları tarafından

kullanıcı sorularına verilen cevapların optimizasyonunun sağlanması,

önem arz etmektedir.

Markalar, ancak böylelikle;
bilgiye ulaşmak için arama motoru yerine,

yapay zekadan faydalanan tüketicilere,

yapay zeka uygulamaları tarafından verilen cevaplar arasına girebilecek ve

bu cevaplar arasında, üst sıralarda yer alabileceklerdir.

 

Özetle;
markaların, yapay zeka ajanlarına görünür olmaları” en kritik unsurdur.

Bunu sağlamanın ilk aşamalarından biri ise;
markaların, yapay zeka protokollerine uyum sağlayacak alt yapıyı ve

ekosistemi oluşturmalarıdır.

Bu kapsamda;
özellikle web sitesi verilerini düzenlemeleri,

gerek ödeme gerek alışveriş açısından bu iş modelinde güveni sağlamaları,

iletişim faaliyetlerini, sadece tüketicileri ikna edebilir şekilde değil;
yapay zeka ajanlarını da ikna edebilecek yaklaşımla tasarlamaları,

ama; her şeyden de önemlisi,

bunları; rakiplerinden daha hızlı yapabilmeleri, son derece önem arz etmektedir.

 

Kısacası;

artık, tüm pazarlama faaliyetleri sadece tüketicileri hedef alacak şekilde değil;

hem tüketicileri, hem de yapay zeka ajanlarını hedef alacak şekilde planlanmalıdır.

Çünkü, yakın bir gelecekte rekabet;
yapay zeka ajanları uyumlu markalar ile

geleneksel e-ticaret markaları arasında, olacaktır.

 

 

 

Prof. Dr. Ceyda Aysuna Türkyılmaz

Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi

Pazarlama Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

caysuna@marmara.edu.tr

 

 

Kaynakça:

McKinsey & Company,

The agentic commerce opportunity, 17 Ekim 2025

Gartner,

"Predicts 40% of Enterprise Apps Will Feature Task-Specific AI Agents by 2026", 26 Ağustos 2025



Bu yazı 2337 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA