|
Tweet |
'Başarılıyım ama; tamamen tesadüf...' gibi cümleler;
iş yaşantısında, bireylerin karşısına görünmez bir engel olarak çıkıyor.
Aslında; bu durum,
kişinin; başarısını, kendi yeteneğiyle değil;
sadece şansla elde ettiğine inanarak;
her an bir 'sahtekar' gibi yakalanma korkusu yaşaması nedeniyle, ortaya çıkıyor.
"İmposter Sendromu'' olarak bilinen bu psikolojik süreç;
bireylerin, ulaştığı başarıyı sahiplenmesine mani olurken;
profesyonel gelişimde,
aşılması gereken en büyük zihinsel zorluklardan biri olarak görülüyor.
Davranışsal bir sağlık olgusu olan İmposter Sendromu’nu,
klinik bir etiket olmanın ötesine taşıyarak;
'İmposter hissi' kavramıyla yeniden tanımlayan Yazar Ebru Feza Yeğengil,
okurlarını; derin bir keşfe çıkarıyor.
Ceres Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan 'Yeterince İyi Değilim Sandım' kitabı;
başarının önündeki bu görünmez engelin, kökenine inerek;
pek çok davranışın altında yatan temel nedenleri, gün yüzüne çıkarıyor.
İmposter duygusundan özgürleşmek adına;
'mükemmeliyetçilik ve yetersizlik' döngüsünü kırmayı hedefleyen çalışma,
başarının, şans değil;
emek ve yetkinlik sonucu olduğunu kabul etmeye yönelik,
farkındalık egzersizleri içeriyor.
Hatasızlığı, başarı sanan zihniyete karşı;
hataları, öğrenme sürecinin bir parçası olarak gören
'Gelişim Odaklı Zihniyet' (Growth Mindset) yaklaşımını rehber edinen kitap;
okuruna, kritik bir soru sorduruyor:
'Bu ses gerçekten bana mı ait; yoksa, bana öğretilmiş bir kod mu?'
Bu noktada yazar, 'yetersizim' diyen iç sese karşı;
bugüne kadar elde edilen başarıların ve tamamlanan projelerin listelenmesini kapsayan
'kanıt temelli' düşünmeyi, pratik bir çözüm yolu olarak; öneriyor.
.jpg)