|
Tweet |
Bugün, kuş uçmaz kervan geçmez görünen bir mera;
yarın, bir sanayi sitesinin kapısı veya lüks villaların bahçesi olabiliyor.
Doğru lokasyon ve sabırlı bir stratejiyle yapılan bir tarla yatırımının,
yıllar içinde; katlayarak değer kazanabileceğini kaydeden
İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi,
şunları söyledi:
“Toprak yatırımında öne çıkan bölgelerin başında,
özellikle; büyük ulaşım projelerinin kesişim noktalarında yer alan
gelişim aksları geliyor.
Yeni otoyol hatları, hızlı tren projeleri ve
lojistik merkezlerin çevresindeki araziler;
yatırımcıların yakın takibinde bulunuyor.
Bununla birlikte;
büyük şehirlerin çeperlerinde kalan ve henüz imara açılmamış alanlar da
uzun vadeli potansiyel sunuyor.
Ayrıca;
yalnızca bugünkü fiyatlara değil,
bölgenin gelecek planlarına ve kamu yatırımlarına odaklanılması da gerekiyor.
Kısaca;
stratejik lokasyon seçimi ve
uzun vadeye yayılan bir planlamayla gerçekleştirilen tarla yatırımları,
ilerleyen süreçte; önemli gelir kapısı haline gelecektir.” dedi.
Tarla yatırımının, sadece güvenli bir birikim aracı değil;
aynı zamanda, yüksek getiri potansiyeli taşıyan
güçlü bir finansal fırsata dönüşebileceğinin altını çizen Dindi;
tarla yatırımında, doğru karar vermenin ipuçları hakkında; şunları anlattı:
1-Ulaşım akslarının gücü ve yol geçen yerler değerleniyor:
Bir tarlanın değerini belirleyen en büyük faktörlerden birisi; erişilebilirlik.
Yeni yapılan otoyollar, köprüler ve tüneller; tarlanın, kaderini belirleyebiliyor.
Örneğin,
Kuzey Marmara Otoyolu hattı nedeniyle;
Sakarya, Kocaeli ve Tekirdağ hattındaki tarlalar,
lojistik avantajları nedeniyle; değerini korumaya devam ediyor.
Bir başka örneği daha verirsek;
1915 Çanakkale Köprüsü etkisi ile Çanakkale ve Balıkesir hattı,
Avrupa ile Ege’yi birbirine bağlayan bu koridor sayesinde;
yoğun talep gören bölgelerden birisidir.
2-Sanayi ve üretim merkezlerinin genişleme alanları önem kazanıyor:
Büyük şehirlerin içinde sıkışan sanayi bölgeleri,
çeperlere doğru yayılmak durumunda olabilecektir.
Bu yayılma alanlarını önceden kestirmek, tarladan servet kazanmanın anahtarı olabilir.
Örneğin,
Eskişehir ve Ankara hattında;
savunma sanayi ve teknoloji yatırımlarının bu hatta kayması,
civar köylerdeki arazileri cazip kılıyor.
Bir başka örnekte,
İzmir-Manisa aksında;
sanayi devlerinin, üretim tesislerini bu bölgeye kaydırmasıyla;
“ham toprak” niteliğindeki araziler, hızla ticari arsaya dönüşme potansiyeli taşıyor.
3-Tarla seçerken “kazandıracak” lokasyon analizi etkin yapılmalıdır:
Burada, tarlanın konumu kadar;
o toprağın, hukuki ve teknik durumu da hayati önem taşıyor.
Sadece; “manzarası güzel” diye alınan bir yer, sit alanı çıkarsa;
yatırımınız, uzun süreli bir bekleyişe (belki de zarara) dönüşebilir.
Analiz yaparken, aşağıdaki maddelere odaklanmak gerekiyor
**İmar planı takibi:
Belediyelerin 1/1000, 1/5000 ve 1/25.000 ölçekli planları incelenebilir.
Tarla, “kentsel gelişim alanı” içinde mi,
yoksa “mutlak tarım arazisi” mi? bu ayrım; yatırımın geri dönüş süresini belirliyor.
**Kadastral yol şartı:
Tarlanın, kadastroda kayıtlı resmi bir yola cephesi olup olmadığı;
mutlaka kontrol edilmelidir.
Yapı amacıyla alınan yatırımlarda,
yolu olmayan parseller için yapı izni almak; neredeyse, imkansız hale gelebilir.
**Toprak verimliliği ve su kaynakları:
Amacınız tarımsal üretim ise;
toprağın pH değerinden, yeraltı su seviyesine kadar, her detay;
kar marjını etkiliyor olacaktır.
Tarımsal üretim amaçlı yatırımlık tarlada, “su” altın değerindedir.
**Parsel sorgulama ve e-Devlet:
Alım yapmadan önce mutlaka;
'TKGM Parsel Sorgulama' üzerinden ada/parsel bilgilerini teyit ediniz.
Tapu üzerinde; rehin, ipotek veya şerh olup olmadığını, kontrol ediniz.