|
Tweet |
Küresel pazarlarda derinleşen maliyet baskısı altındaki ayakkabı ve yan sanayi sektörü,
elini güçlendirecek stratejik formüller üzerinde çalışıyor.
.jpg)
Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı,
Suriye’nin kuzeyindeki
Halep ve Çobanbey sanayi bölgelerine gerçekleştirdikleri
çalışma ziyaretinin ardından; sektöre nefes aldıracak, kritik saha gözlemlerini paylaştı.
.jpg)
Türkiye’de özellikle emek yoğun ve düşük katma değerli ürün gruplarında,
yükselen işçilik, enerji ve genel üretim maliyetlerinin;
uluslararası rekabetçiliği, her geçen gün daha fazla zorladığına dikkat çeken
AYSAD Başkanı Sait Salıcı, şu stratejik tespiti yaptı:
"Buradaki amacımız;
asla, Türkiye’deki üretimin yerine geçmek veya fabrikalarımızı taşımak değil.
Amacımız;
küresel pazarda,
Çin ve uzak doğu karşısında kaybettiğimiz düşük maliyetli segmentte,
Suriye’de fason üretim modelleri geliştirerek;
yeniden küresel liderliğe oynamaktır.
Bu hamle; Türk firmalarının ana merkezlerini koruması ve
dünyada pazar kaybetmemesi açısından,
masadaki en güçlü stratejik seçeneklerden biridir."
Saha incelemeleri sırasında,
bölgeyi Türk yatırımcılar ve markalar için
bir çekim merkezi haline getiren somut ekonomik verileri, aktaran Sait Salıcı;
bölgede, asgari ücretin 200 – 400 dolar bandında seyretmesinin ve
henüz, SGK benzeri yapısal sosyal hak maliyetlerinin bulunmamasının
en büyük maliyet avantajı olarak; öne çıktığını belirtti.
Salıcı;
“Nüfusun yüzde 35’ini oluşturan,
dinamik bir genç iş gücü potansiyeline sahip olan bölgede;
yabancı yatırımcılara tam vergi muafiyeti tanınıyor,
geçmiş dönemdeki; Suriyeli ortak bulma zorunluluğu da
tamamen kaldırılmış durumda.
Altyapısı hazır organize sanayi arsalarının
metrekaresi 35 dolar gibi sembolik fiyatlarla ve
5 yıl taksit imkanıyla yatırımcıya sunulması, üreticilerin iştahını kabartıyor.
Tüm bunlara ek olarak;
Suriye’nin, Arap Birliği ülkeleriyle;
yarı mamulde Serbest Ticaret Anlaşması (STA) bulunması,
Türk üreticilerin, bu coğrafyada yer alarak;
Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki devasa bir pazara,
gümrüksüz ve düşük vergili erişim sağlaması anlamına geliyor.” dedi.
Suriye’deki yerel üretimin canlanmasının,
Türk ayakkabı yan sanayi sektörü için bir tehdit değil;
aksine, devasa bir pazar fırsatı olduğunu vurgulayan Sait Salıcı;
sözlerini, şöyle tamamladı:
"Suriye’de üretim ve fabrikalar büyüdükçe;
taban, kimyasal ürünler, tekstil, aksesuar, makine ve kalıp gibi
yan sanayi ihtiyaçlarının tamamı, Türkiye’den karşılanacak.
Coğrafi yakınlığımız ve lojistik üstünlüğümüz sayesinde;
bu bölge, yan sanayimiz için en büyük ihracat pazarlarından biri olmaya aday.
Karşılıklı vize süreçlerinde yaşanan bürokratik engellerin aşılması halinde,
bu ticari köprü;
hem sektörümüzün küresel krizden çıkış bileti olacak,
hem de iki ülke arasında; kalıcı bir ekonomik kazanç yaratacaktır."