|
Tweet |
Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde,
Türkiye İhracatçılar Meclisi iş birliği ve
Orta Anadolu Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin (OMKO)
organizatörlüğüyle düzenlenen 17. Ulusal Mobilya Tasarım Yarışması’na,
bine yakın tasarım katıldı.
Yenilikçi tasarımlarla, mobilya sektörünün;
uluslararası rekabet gücünün artırılmasına katkı vermek amacıyla,
“Design for Export” sloganıyla hayata geçirilen yarışmada, ilk aşama tamamlandı.
Tasarımların, ihracata katkı sağlayacak şekilde ele alınmasını amaçlayan;
2. aşamaya kalan tasarımlar belirlendi.
İlk, orta ve lise öğrencilerinin projelerinin,
profesyonel tasarımcılar tarafından;
üç boyutlu hale getirileceği yarışmada kazanan tasarımlar,
Ekim ayında düzenlenecek Ödül Töreni’nde açıklanacak.
Farklı başlıklarda 28 ödülün verileceği yarışmada,
toplamda 1 milyon TL’ye yakın ödül dağıtılacak.
OMKO Yönetim Kurulu Başkanı Levent Öztekin,
sektörün gelecek vizyonunun;
tasarıma ve inovasyona dayalı katma değer yaratmak olduğunu,
ifade ederek; şunları söyledi:
“Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle;
sünger, ahşap ve taşımacılık giderlerinde yaşanan artışlar,
siparişlerin; dünya genelinde yatay seyretmesine,
sevkiyatlarda gerilemesine ve stoklarda birikmeye yol açıyor.
Artan gümrük tarifeleri ve korumacı ticaret kararları da
uluslararası mobilya ticareti üzerinde; baskı unsurları.
Özellikle;
hedef pazarlarımız konumundaki,
ABD ve Avrupa genelinde;
yüksek faiz oranlarının konut satışlarını baskılaması,
yeni mobilya talebinde; belirgin bir durgunluğa neden oluyor.
Yurt içinde artan üretim ve işçilik maliyetlerine rağmen;
sektörümüzün, güçlü üretim altyapısı ve dinamizmi sayesinde;
pazar payını koruyabilmesini, başarı olarak değerlendiriyoruz.
Ancak; fiyat bazlı rekabetin sürdürülebilir olmadığı bu yeni düzende,
rakiplerimizin önüne geçmemizi sağlayacak ana unsur;
özgün tasarım ve katma değerli üretim anlayışı olacaktır.”
Öztekin;
teknoloji ve inovasyonun,
sektörde yeni fırsat pencereleri açtığına dikkat çekerek;
şunları söyledi:
“Akıllı yaşam alanları, artık lüks değil; bir standart haline geldi.
Sektör adına katıldığımız buluşmalarda,
yapay zekâ entegreli ürünlerin; belirgin bir trend olduğunu görüyoruz.
Kişinin yatış pozisyonuna göre sertliğini otomatik ayarlayan yataklar,
yapay zekâ tabanlı uyku analiz sistemleri ve
entegre şarj modüllerine sahip modüler koltuk grupları;
akıllı mobilya pazarının, büyüme motoru haline geldi.
Dahası;
tüketiciler ve profesyonel satın almacıların önemli bir bölümü,
ürün araştırmalarını;
doğrudan, yapay zekâ araçları üzerinden yapmaya başladı.
Gençlerden beklentimiz;
bu teknolojilerin getirdiği yeni yaşam alışkanlıklarını doğru okuyan,
kullanıcı odaklı, pratik ve yenilikçi fikirleriyle;
sektörümüzün ufkunu genişletmeleridir.
Teknolojiyi, tasarımla;
estetik şekilde buluşturan vizyoner yaklaşımlar,
ihracattaki en güçlü kasımız olacaktır.”
Sektörün geleceğini şekillendiren yasal düzenlemeler ve
değişen demografik yapılar ekseninde;
tasarımcılara düşen rolü değerlendiren Öztekin,
şu noktaların altını çizdi:
“Avrupa Yeşil Mutabakatı ve
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi yasal gelişmeler ile
kurumsal alımlarda aranan FSC sertifikalı ahşap,
geri dönüştürülmüş materyal kullanımı gibi sürdürülebilirlik şartları;
sektörümüzün, yeni normali oldu.
Yanı sıra;
gelişmiş ülkelerde, yaşlanan nüfusun artmasıyla;
medikal destek sağlayan ergonomik ev mobilyalarına ve
evcil hayvan sahipliğindeki artışla birlikte;
'pet-friendly' tasarımlara olan talep, hızla ivme kazandı.
Sanayicilerimiz;
eko-etiketli ve çevre dostu mobilyalara olan bu küresel talebi, karşılamak ve
karbon ayak izini düşürmek için gerekli enerji yatırımlarını zaten yapıyor.
Yarışmacılarımızdan da
çevreye duyarlı, insan ve doğa odaklı tasarım felsefelerini
projelerinin merkezine koyarak;
sektörümüzün, yeşil dönüşüm vizyonuna ilham vermelerini bekliyoruz.”
Türkiye'nin, farklı küresel pazarlardaki çevik yapısına değinen Öztekin;
yarışmanın, ihracat hedeflerindeki yerini; şu sözlerle pekiştirdi:
“Türkiye, farklı pazarlara giriş gerekliliklerine
hızla uyum sağlama konusunda; önemli bir avantaja sahip.
AB pazarı;
sürdürülebilirlik ve tasarım konularına ağırlık verirken,
ABD pazarı;
katı güvenlik testleri ve lojistik optimizasyonları talep ediyor.
Ortadoğu pazarında ise;
proje bazlı etaplı teslimat,
esnek revizyon imkânlarımız ve müşteri odaklı çevik yapımız;
bizi öne çıkarıyor.
Üretici firmalarımız;
enerji, hammadde ve lojistik maliyetlerindeki belirsizliklerle mücadele edip,
bu pazarlarda tutunmaya çalışırken;
gençlerin özgün tasarım anlayışını, hareket geçirmek istiyoruz.
‘Design for Export’ vizyonuyla yürüttüğümüz yarışmada;
onların, ezber bozan hayal güçleri;
küresel pazar payımızı büyütecek
taze, vizyoner ve uygulanabilir fikirler ortaya koyacaktır.”
Bine yakın yarışmacı arasında finale kalanlar,
Seçici Kurul tarafından; iki aşamalı olarak belirleniyor.
Prof. Önder Küçükerman’ın
Onursal Jüri Başkanlığını yürüttüğü yarışmanın jüri üyeleri arasında
Melih Gün, Sezgin Akan, Berk İlhan, İbrahim Çağrı Şahin,
Oğul Öztunç, Tuğçe Rizeli Bilgi ve Fikri Doruk Yorgancıoğlu gibi
tasarım alanında tanınmış isimler yer alıyor.
Yarışmanın kazananları;
devlet desteği ile İtalya Domus Akademi ve
İtalya-NABA, ABD-CCS College ve
Design Founded By Politecnico Di Milano gibi
yurt dışındaki eğitim kurumlarında, eğitim imkanına da sahip oluyor.
.jpg)