Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından,
enerji sektörünün görüşüne sunulan;
“Elektrik Piyasasında
Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı”
öz tüketim amaçlı güneş ve rüzgâr enerjisi santrali yatırımcılarını, tedirgin ediyor.
Yönetmelik taslağına göre;
bu santrallerde aylık olarak gerçekleştirilen ve
üretilen enerji ile tüketilen enerji arasındaki farkı yansıtan mahsuplaşma uygulamasının;
saatlik olarak yapılması öngörülüyor.
Taslağa ilişkin kurumsal görüşlerini, EPDK’ya ileten
Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA);
aylık mahsuplaşma uygulamasının, geriye dönük yatırımlarda korunmasını talep etti.
Taslağa ilişkin açıklamalarda bulunan
ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Aygün Anbar,
taslak yönetmelikte yer alan saatlik mahsuplaşma uygulamasının;
öz tüketim amaçlı enerji üretiminin doğası ile uyumlu olmadığını,
öngörülen uygulamanın;
sanayi kuruluşları, kamu kurumları, OSB’ler ve ihracatçı firmalar açısından
ciddi ekonomik kayıplar doğurma ya da riski taşıdığını belirtti.
Türkiye’de, lisanssız güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları fizibilitelerinin,
aylık mahsuplaşma üzerine kurulu olduğuna dikkat çeken Anbar;
“Saatlik mahsuplaşma,
tüketimin; yaklaşık %35–45’inin TL karşılığı işlem görmesine ve
bu kısım için dağıtım bedeli ve vergilerin ilave edilmesine neden olmaktadır.
Bu durum;
yatırımların geri dönüş sürelerini, ortalama 1,5 yıl kadar uzatmaktadır.
Düzenlemenin;
özellikle, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla;
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamına giren sektörlerimizde
ihracatçı firmalarımızın, rekabet gücünü azaltacağını ve
bir temiz enerji ülkesi olan Türkiye’de;
öz tüketim amaçlı yatırımlarını, önemli ölçüde yavaşlatacağı endişesini taşıyoruz” dedi.
ENSİA’nın kurumsal görüşünün;
mevcut aylık mahsuplaşma uygulamasının devamı yönünde, olduğunun altını çizen Anbar;
taslağın yürürlüğe girmesi ile
2035 yılı için 75 bin Megavat (MW) olarak öngörülen güneş enerjisi kurulu güç hedefi ve
2053 Net Sıfır vizyonunun da tehlikeye gireceği görüşünü savundu.
Saatlik uzlaştırma uygulamasının,
yatırım fizibilitelerinin tamamını bozarak;
mevcut yatırımlarda “kazanılmış hak” ilkesine aykırılık oluşturduğunu kaydeden
Elvan Aygün Anbar, bu durumu; “Oyun içerisinde kural değiştirmek” olarak niteledi.
Bu durumun, görünmeyen bir başka tehlikesinin;
banka kredili projelerde doğacak ciddi finansal riskler olduğunu vurgulayan Anbar,
şu değerlendirmeyi yaptı:
“Saatlik uzlaştırma;
ihtiyaç fazlası enerjiyi yapay olarak artırırken,
bu durum; hem kamu, hem özel sektör için finansal kayıplar oluşturacaktır.
Bu durumda;
tüketimin yaklaşık %35 45’lik kısmı,
kWh bazlı mahsuplaşma dışında kalacak,
bu kısım için dağıtım bedeli ve vergiler dahil olmak üzere;
yaklaşık 1,5 TL/kWh ilave maliyet oluşacaktır.
Bu durum;
mevcut yatırımların, geri dönüş sürelerini artırma riski taşımaktadır.
Dağıtık güneş enerjisi yatırımlarının yaygınlaştırılması hedeflenirken;
saatlik mahsuplaşma modeli,
bu yatırımların ekonomik anlamda sürdürülebilirliğini ortadan kaldırmaktadır.
Bu çerçevede, ENSİA olarak;
aylık mahsuplaşma uygulamasının korunmasını,
en azından; sanayi tesisleri, OSB’ler, kamu kurumları ve
yüksek tüketimli aboneler için istisna tanınmasını,
mevcut tesislerde kazanılmış hakların gözetilmesini ve
şebeke dengesi hedefleniyorsa;
bunun, depolamalı GES yatırımlarının teşviki yoluyla sağlanmasını; gerekli görmekteyiz.
Saatlik mahsuplaşmaya geçişin, kaçınılmaz görülmesi halinde ise;
mutlak surette, bir milat tarih belirlenmesini ve
uygulamanın mevcut yatırımları da kapsayacak şekilde,
geriye doğru işletilmemesi gerektiğini düşünmekteyiz.
Yatırımcının bu endişesini haklı çıkaracak uygulamaları,
geçmişte maalesef; yaşamıştık.
Milat tarih ise; 1 Temmuz 2026 olarak belirlenebilir.
Aksi halde, söz konusu düzenleme;
lisanssız güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarını yavaşlatacak,
sanayinin enerji maliyetlerini artıracak ve
ulusal enerji dönüşüm hedeflerine ulaşılmasını zorlaştıracaktır.”
Türkiye’nin enerji güvenliği ve temiz enerji kaynaklarının,
kurulu güç içerisindeki payının artırılmasında;
enerji depolama sistemlerinin, kritik önem taşıdığını hatırlatan
ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Aygün Anbar,
bugüne kadar;
34 bin MW kurulu gücünde depolamalı GES ve RES ön lisansı verildiğini,
bu projeler işletmeye girdikçe;
Türkiye'nin, enerji güvenliğinde daha güçlü bir konuma geleceğini söyledi.
Ocak 2026 itibarıyla, Türkiye genelinde;
depolamalı lisansa geçen projelerin toplam kurulu gücünün 944 MW,
toplam depolama kapasitesinin ise; 832 MW olduğunu anımsatan Anbar,
yatırımlarını öngörülen sürelerde hayata geçirmeyen şirketlerin,
ön lisanslarının EPDK tarafından iptal edilmesi uygulamasını desteklediklerini; sözlerine ekledi.