|
Tweet |
88 üye firmasıyla faaliyetlerini sürdüren
Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD),
insan faktörü ve teknoloji arasında denge kurduğu,
müşteri deneyiminde insan emeğinin görünür kılınması adına;
“İnsan & Yapay Zekâ Dengesi” üzerine bir kampanya başlattı.
İnsan emeğinin ana taşıyıcı olarak konumlandırıldığı kampanyada;
insan + AI dengesi üzerine yoğunlaşıldı.
Kampanya;
yapay zekânın istihdamı tamamen ikame etmesi yerine,
insan emeğinin değerini görünür kılan ve
daha nitelikli bir işleyişe alan açan bir dengeyi savunuyor.
Ayrıca;
kampanyanın daha geniş kitlelere ulaşması ve
bir çağrıya dönüşmesi için bir ‘İnsani Deneyim Sözleşmesi’ oluşturuldu.
Markaların CEO’larının dijital imza ile katılabilecekleri kampanyaya ilişkin genel sonuçlar,
kamu ile de paylaşılacak.
Derneğin, Müşteri Deneyimi Yönetimi 2025 Araştırması’na göre;
yönetici ve destek hizmetleriyle birlikte,
175 binin üzerinde çalışan sayısına ulaşılan ekosistemde,
şu an; yüzde 40 olan otomasyon ve yapay zekâ yatırımlarının,
2027 yılında; yüzde 45’e çıkması bekleniyor.
Teknolojinin bugün sahip olduğu gelişmiş seviyesinin,
insan odaklı yaklaşım sayesinde; değer kazandığını belirten
MDYD Yönetim Kurulu Başkanı Banu Hızlı,
“Müşterinin;
ilk izlenimi, son teması, bir sorunun çözümü ve daha pek çok durum;
karar anındaki, çalışanlarımızın dokunuşuyla şekilleniyor.
Bu kritik dokunuş olmadan;
en estetik, en nazik, en teknolojik ve
en kusursuz görünen müşteri deneyimi tasarımları bile;
duygudan yoksun,
müşterinin ne söylediğini hissedemeyen,
hissetse bile; bunu müşteriye hissettiremeyen tecrübelere dönüşüyor.
Bu da doğal olarak;
müşterilerin, markaya olan inancını zedeleyen kırılmalar yaratıyor.
Yetkinliği gelişmemiş,
değeri kendisine hissettirilmeyen,
inisiyatifi kısıtlanan,
görünürlüğü düşük ekipler,
en mükemmel tasarlanmış deneyimi bile; sıradanlaştırabiliyor.
Tersi de mümkün elbette;
güçlü hisseden bir çalışan,
en zorlu durumlarda bile;
müşterinin markaya bakışını, tamamen değiştirebiliyor” diye konuştu
Dernek olarak amaçlarının,
teknolojinin tüm imkanlarından yararlanırken;
dengeyi kaybetmemek ve
bu stratejik duruşun öneminin hatırlanmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Banu Hızlı,
“Önümüzdeki dönemde,
markaların yüzü ve sesi olarak
her gün müşteri ile temas halinde olan ekiplerin;
müşteri deneyimindeki kritik rolünü daha görünür kılmak,
onları; güçlendiren, kendilerini daha değerli hissettiren uygulamaları artırmak ve
iş alanımızdaki gelişimi;
ortak bir zeminde bu istikamette ilerletmek için
tüm paydaşlarımızı, yanımızda görmek istiyoruz.
Bu; Türkiye’nin müşteri deneyimi çıtasını birlikte yükseltmek için bir çağrıdır.” dedi.
Müşteri deneyiminde insan faktörü olmadığında;
tekrar eden, duygusuz ve mekanik bir yapıyla
karşı karşıya kalındığına dikkat çeken Banu Hızlı,
öte yandan; teknoloji olmadığında,
kesintili ve zayıf bir hizmetin ortaya çıktığını kaydetti.
Kampanyaya ilişkin detayları da paylaşan Banu Hızlı,
''Kampanyamızı; emeği görünür kılmak ve insan + AI dengesi üzerine kurguladık.
Burada;
bir yandan, insan emeğini ana taşıyıcı olarak konumlandırırken;
aynı zamanda, ‘AI hız getirir insan bağ kurar, biri olmadan diğer eksiktir”
mesajı vermek istiyoruz.
Kampanyamız;
yapay zekânın istihdamı tamamen ikame etmesi yerine,
insan emeğinin değerini görünür kılan ve
daha nitelikli bir işleyişe alan açan, bir dengeyi savunuyor.
Bu denge doğru kurulduğunda;
ilk temasta çözüm oranı artar,
şikâyet yönetimi kolaylaşır,
müşteri kaybı azalır ve çalışan devir oranı da düşer.
Bu nedenle kampanyamız,
müşteri deneyiminde;
hem verimlilik, hem de duygusal bağ yaratmayı birlikte mümkün kılan;
insan + yapay zekâ yaklaşımı üzerine kurgulandı.” dedi.
İnsani Deneyim Sözleşmesi’ne atılan her imza,
kampanyayı geniş kitlelere ulaştıracak
Kampanyanın,
müşteri deneyimi yönetimi iş alanı başta olmak üzere;
pek çok sektörde faaliyet gösteren markalar üzerinde,
farkındalık yaratma potansiyeline sahip olduğunu söyleyen Hızlı,
“Ekosistemin, yalnızca bugünü değil; yarını için de hareket ediyoruz.
Bu yüzden;
kampanyamızın daha geniş kitlelere ulaşması ve
bir çağrıya dönüşmesi adına;
bir ‘İnsani Deneyim Sözleşmesi’ de oluşturduk.
Bu sözleşmeyi;
kampanyamıza dair, bir hareket yaratmak adına;
markaların CEO’larına ileteceğiz.
Böylelikle; dijital imzalar ile kampanyamızı, her daim; gündemde tutacağız.
Günün hızına kapılıp, özünü unutan deneyimleri yeniden insanlaştırmak için
bir araya geldiğimiz bu kampanya ve sözleşme ile
duyguların; veri kadar kıymeti olduğunu, savunacağız.” ifadelerini kullandı.