romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Asıl başarı hikayemiz, sadece İHA satmak değil; o İHA'nın vidasını üreten KOBİ'yi de TURQUALITY vizyonuyla, dünya markası yapabilmektir'


facebook-paylas
Güncelleme: 11-05-2026 17:35:30 Tarih: 11-05-2026 16:55

'Asıl başarı hikayemiz, sadece İHA satmak değil; o İHA'nın vidasını üreten KOBİ'yi de TURQUALITY vizyonuyla, dünya markası yapabilmektir'

 

150’yi aşkın ülkede, Turquality kapsamında;
marka ve pazar araştırmaları gerçekleştiren AGS Global’in Kurucusu Ahmet Güler,

savunma sanayiinin geldiği kritik eşiği ve markalaşmanın önemini, şöyle vurguluyor:

 

"Küresel jeo-politik fay hatlarının her geçen gün daha da hareketlendiği,

tedarik zincirlerinin ise;
dost ve müttefik ülkeler ekseninde, yeniden dizayn edildiği bir çağdayız.

 

Böyle bir dünyada; devletlerin satın aldığı şey,

sadece bir teknoloji veya donanım değil;

sürdürülebilirlik, itibar ve kesintisiz güvendir. 

 

Türk savunma sanayii, son yıllarda;
güçlü bir ekosistem yarattı ve sahada oyun değiştiren ürünler geliştirdi.

Ancak; asıl oyun kuruculuk,

bu mühendislik harikalarını, küresel algı yönetimiyle birleştirmekten geçiyor.

 

TURQUALITY vizyonu, işte bu noktada bir katalizör görevi görüyor.

Savunma sanayimizdeki yetenekleri,

salt birer mühimmat veya platform olmaktan çıkarıp;
dünyanın dört bir yanında itibar gören,

kurumsal derinliği olan ve

stratejik güven vadeden, 'küresel markalara' dönüştürüyor.

 

Türkiye, savunma sanayii üzerinden kurduğu bu nitelikli tedarik zinciriyle;
küresel markalaşma liginde 'fiyat rekabetinden' çıkıp,

'güven rekabetine' geçmiştir.

Jeo-politik tansiyonun bu kadar yüksek olduğu bir yüzyılda;

'Türk Malı' imzası, sadece bir kalite göstergesi değil;

aynı zamanda, stratejik bir güvence markası haline gelmiştir."

 

-----

 

Dünya;
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen,

en karmaşık ve çok katmanlı jeo-politik gerilimlerin gölgesinde;
savunma stratejilerini yeniden tanımlıyor.

 

Rusya-Ukrayna hattındaki yıpratma savaşından,

Tayvan Boğazı’ndaki egemenlik mücadelesine;

İran-İsrail geriliminden, Orta Doğu’daki ABD destekli yeni denklemlere kadar;
her sarsıntı, savunma sanayiini küresel ekonominin merkezine taşıyor.

 

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) ve

uluslararası güvenlik raporlarına göre;
küresel askeri harcamalar, son yıllarda üst üste rekor kırarak;

2.5 trilyon dolar seviyelerine ulaştı.

 

Tedarik zincirlerindeki değişimler ve artan güvenlik endişeleri,

ülkelerin savunma stratejilerini ve bütçelerini;
baştan aşağı, yeniden şekillendiriyor.

 

2022’den bu yana, Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı Doğu Avrupa'daki çatışma ortamı;
kıta ülkelerinin savunma bütçelerini, Soğuk Savaş'tan bu yana;
en yüksek seviyelere çekmesine neden oldu.

Birçok Avrupa ülkesi, GSYH'lerinin %2'sini aşan oranlarda savunma yatırımı yaparken;

ABD, başta Almanya olmak üzere; NATO ülkelerinin, bu payı artırmasını istiyor.

 

Diğer yandan;
Orta Doğu’da, 2026’nın ilk çeyreğinde İran-ABD-İsrail savaşıyla başlayan ve
başta Hürmüz Boğaz olmak üzere;

ticaret yollarının güvenliği ve bölgesel güç dengelerindeki belirsizlikler,

asimetrik tehditlere karşı otonom sistemlere ve

akıllı mühimmatlara olan küresel talebi;
son 5 yılda, %40'ın üzerinde artırmış durumda.

 

Ayrıca;
yarı iletken tedarik zincirlerinin kalbi Tayvan’daki gerilim,

deniz ve hava savunma sistemlerine olan talebi tetikliyor.

Bölge ülkeleri, savunma bütçelerini %30'lara varan oranlarda artırarak;
olası bir büyük güç rekabetine, hazırlanıyor.

 

Bu tablo;
maliyet-etkin, sahada kanıtlanmış ve

teknolojik üstünlüğe sahip, savunma çözümlerine olan ihtiyacı;
hiç olmadığı kadar, belirgin hale getiriyor.

 

Türkiye Savunma Sanayiinin Yükselişi

 

Dünyadaki bu konjonktür,

Türkiye'nin son 20 yılda kararlılıkla yürüttüğü

"Milli Teknoloji Hamlesi"nin stratejik doğruluğunu kanıtlıyor.

 

2000'li yılların başında, %20'lerde olan yerlilik oranı;
bugün, %80'leri aşmış durumda.

 

Savunma sanayi ihracatı 5.5 milyar $’a ulaşan Türkiye,

SIPRI'nin Mart 2026'da yayınlanan, 2021-2025 dönemi verilerine göre;
küresel silah ihracatındaki payını %122 artırarak,

dünyanın en büyük 11. silah ihracatçısı konumuna yükselirken;

listede %42 payla, lider olan ABD’yi;
Fransa, Rusya, Almanya ve Çin gibi savunma sanayi devleri izliyor.

 

Türkiye, 170 ülkeye ulaşan pazar çeşitliliğiyle;
Körfez ülkelerinden Avrupa’ya,

Afrika’dan Asya’ya kadar uzanan, bir "stratejik güven kuşağı" oluşturuyor.

 

İnsansız hava araçları (İHA/SİHA),

zırhlı kara araçları, deniz platformları ve elektronik harp sistemleri,

ihracatın lokomotifini oluşturuyor ve

2025 sonunda 5 Türk firması, dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında yer alıyor.

 

SAHA İstanbul: Avrupa'nın En Büyük Sanayi Kümelenmesi

 

Türkiye’nin başarısı;
sadece ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, Baykar veya HAVELSAN gibi

"amiral gemisi" markalarla sınırlı değil.

 

Elbette; bu markalar, dünya çapında satış ve servis ağları kuruyor.

Uluslararası sertifikasyon süreçlerini hızlandırarak, global ihalelerde avantaj sağlıyor.

 

Ancak, asıl olarak;
savunma sanayi eko-sistemi,

Türkiye genelinde; "küresel rekabetçi" bir endüstriyel sınıf yaratıyor.

 

Bu ekosistemde üretim yapan bir KOBİ,

sadece parça üretmiyor; savunma sanayiinin yüksek kalite standartlarını öğreniyor.

 

Düzenlenen SAHA EXPO gibi dev organizasyonlar,

milyarlarca dolarlık B2B hacmi yaratarak;
Türk mühendisliğinin, dünya pazarlarına açılan en büyük vitrini işlevini görüyor.

 

Üretim yeteneklerinin birleştiği bu platform,

Türkiye'yi; tedarikçi bir ülkeden, teknoloji belirleyen bir merkez haline getiriyor.

 

Teknolojiden Küresel Markaya Geçiş: TURQUALITY'nin Stratejik Rolü

 

Teknoloji üretmek ve ihraç etmek;

günümüzün rekabetçi dünyasında, tek başına yeterli değil;

üretilen değeri, "algı" ile desteklemek ve küresel bir "marka" inşa etmek zorunlu.

 

Tam bu noktada,

dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan

TURQUALITY devreye giriyor.

 

Savunma sanayii şirketleri;

küresel pazarlardaki sertifikasyon süreçleri,

yurt dışı hedef pazar analizleri,

kurumsal altyapı yatırımları ve

global marka konumlandırması gibi kritik aşamalarda;
TURQUALITY ve Marka Destek programlarının gücünü, arkasına alıyor.

 

Bu destekler;
Türk savunma şirketlerinin, yalnızca ürünleriyle değil;

sürdürülebilirlikleri, kurumsal kimlikleri ve güvenilirlikleriyle;
küresel ligde, "kalıcı oyuncular" olmasını sağlıyor.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TEKNOLOJİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA