|
Tweet |
İki kurumun mühendislik gücüyle,
uçak bakım hangarları için özel olarak geliştirilen Autolocker,
teknisyenlerin malzemeye erişim süresini minimize ederek;
uçak bakım süreçlerinde, yeni bir dönemi başlatıyor.
Mevcut sistemde;
teknisyenlerin, malzeme talebi (picklist) oluşturmak ve
depodan teslim almak için harcadıkları zaman kaybını
ortadan kaldırmak amacıyla tasarlanan Autolocker;
modüler, taşınabilir ve artırılabilir kapasitesiyle,
hangarların her noktasına konumlandırılabiliyor.
Autolocker sistemi;
tek bir standart kalıba bağlı kalmak yerine,
uçak bakımında kullanılan malzemelerin çeşitliliğine uyum sağlayan,
modüler bir mimariye sahiptir.
Bu yapı;
üç farklı boyuttaki kutuları içeren ünitelerin bir araya getirilmesiyle,
her hangarın ve her iş kaleminin ihtiyacına göre; özel olarak kombine edilebilir.
.jpg)
Projenin başarıyla tamamlanmasının ardından,
değerlendirmelerde bulunan Parcela Genel Müdürü Mehmet Ören,
şunları söyledi:
“Bizim için teknoloji geliştirmek, yalnızca bir cihaz üretmek değil;
iş süreçlerini kolaylaştıran,
verimliliği artıran ve kullanıcı deneyimini odağa alan, bütünsel bir çözüm sunmaktır.
Turkish Technic ile birlikte geliştirdiğimiz Autolocker;
havacılık sektörünün hassas zaman yönetimi ihtiyacına verilmiş, inovatif bir cevaptır.
Teknisyenlerin, malzeme beklemek yerine;
doğrudan uçağa ve bakıma odaklanmasını sağlayan bu sistemle,
havacılık lojistiğinde; dijital dönüşümün öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz.”
Autolocker projesi;
Turkish Technic’in operasyonel süreçlerinde, çarpıcı kazanımlar hedefliyor.
• Zaman tasarrufu:
Teknisyenlerin, bilgisayar başında;
sıra bekleme ve depoya gidiş-dönüş süreleri, tamamen ortadan kalkıyor.
• Vardiya dengesi:
Malzeme talepleri;
yoğunluğun az olduğu gece ve akşam vardiyalarında hazırlanarak, dolaplara yerleştiriliyor;
böylece, iş gücü; tüm vardiyalara homojen dağıtılıyor.
• Kolay erişim:
Teknisyenler, kiosk üzerinden;
personel barkodları ve Task Card okutarak,
ihtiyaç duydukları malzemeyi; saniyeler içinde teslim alabiliyor.
• Maliyet ve Performans:
Projenin hayata geçmesiyle;
yıllık bazda, çok ciddi bir iş gücü kazancı (A/S) sağlanması öngörülüyor.