romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Yeşil dönüşümün önündeki kritik engel, sadece teknoloji ve finansman değil; aynı zamanda, bu yatırımları yönetecek insan kaynağı'


facebook-paylas
Güncelleme: 10-04-2026 09:59:38 Tarih: 26-03-2026 09:05

'Yeşil dönüşümün önündeki kritik engel, sadece teknoloji ve finansman değil; aynı zamanda, bu yatırımları yönetecek insan kaynağı'

 

Küresel ölçekte sürdürülebilirliğin,

artık; yalnızca bir uyum konusu olmaktan çıkarak,

finansmana erişimi belirleyen; temel bir unsur haline geldiğine dikkat çeken

Metsims CEO’su Kara,

şirketlerin artık; sadece karlılıklarıyla değil,

bu karı; ne kadar karbon yoğun ürettikleriyle de değerlendirildiğini vurguluyor.

 

Bu durum, sürdürülebilirliği;
doğrudan, finansman maliyetini ve rekabet gücünü belirleyen

önemli bir parametreye dönüştürüyor.

 

Bu noktada Kara;
sürdürülebilirlik yaklaşımında, önemli bir ayrımın altını çiziyor:

 

‘Mevzuata uyup süreci tamamlamak’ ile

bu dönüşümü, şirketin içine entegre etmek; aynı şey değil.

 

Kara’ya göre;
asıl fark yaratan yaklaşım,

sürdürülebilirliği bir zorunluluk olarak görmekten ziyade;
içselleştirerek, şirketin iş modeline entegre etmek.

Bu dönüşümü yönetebilecek insan kaynağının eksikliği ise;
en kritik açık olarak öne çıkıyor.

 

Avrupa pazarına ihracat yapan şirketler için en kritik eşik; veri yönetimi

 

Ürün bazlı izlenebilirlik ve doğrulanabilir veri üretiminin,

artık; bir tercih değil, pazara erişim şartı haline geldiğini belirten Kara;
bu kapasiteye sahip olmayan şirketlerin,

yalnızca maliyet baskısıyla değil;

doğrudan, pazar kaybı riskiyle; karşı karşıya olduğunu ifade ediyor.

 

Türkiye’de;
özellikle, tekstil gibi KOBİ ağırlıklı sektörlerde;

sürdürülebilirlik dönüşümünün daha kırılgan ilerlediğini vurgulayan Kara,
temel sorunun;
teknolojiye erişimden çok bu teknolojiyi yönetecek insan kaynağı eksikliği, olduğunu söylüyor.

 

Kara’ya göre;
Türkiye’nin bu noktadaki acil ihtiyacı,

makinelerden ziyade;

bu makineleri yönetecek “yeşil yakalı” insan kaynağının yetiştirilmesi.

Bu çerçevede, önümüzdeki 5–10 yılda ayrışma;

sektörler arasında olduğu kadar,

aynı sektör içindeki farklı şirketler arasında da yaşanacak.

Hazırlıklı olan şirketler,
düşük karbonlu üretim ve şeffaf veriyle pazarda kalıcı bir yer edinirken;

bu dönüşümü ciddiye almayanlar,

kârlı olsalar dahi; rekabetin dışında kalma riskiyle, karşı karşıya kalacak.

 

Avrupa Birliği’nin;

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) ilişkin,
değerlendirmelerde bulunan Kara;
bu mekanizmanın, yalnızca bir maliyet unsuru olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor.

 

SKDM’nin, giderek bir rekabet filtresine dönüştüğünü ifade eden Kara’ya göre;
düşük karbonlu üretime geçen ve verisini yönetebilen şirketler, öne çıkarken;
bu dönüşümü gerçekleştiremeyenler,

tedarik zincirlerinin dışında kalma riskiyle; karşı karşıya kalıyor.

 

Önümüzdeki dönemde;
sürdürülebilirlikte rekabetin, iki ana eksende şekilleneceğini belirten Kara;
enerji dönüşümü ve veri yönetimine dikkat çekiyor.

 

Yenilenebilir enerji yatırımlarının depolama sistemleriyle desteklenmesi,

maliyet öngörülebilirliği sağlarken;

Dijital Ürün Pasaportu (DPP) uygulaması,

Avrupa pazarında ürün bazlı şeffaflığı; zorunlu hale getiriyor.

 

Kara,
sürdürülebilirliği; iş modelinin merkezine koyan,
veri üreten ve bu veriyi yönetebilen şirketlerin;
yeni dönemde öne çıkacağını,

dönüşümü yönetemeyenlerin ise;
yalnızca maliyet değil, doğrudan rekabet kaybı ile karşılaşacağını vurguluyor.

 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA