Sosyal medya arkadaşımız haline dönüşen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, artık beyanat diyemeyeceğimiz iletilerine bir yenisini ekledi. Vatandaşın çok tükettiğinden başlayıp, fiyatların fırsatçılar nedeniyle arttığına kadar her şeye hakim ekonomi kurmayımız, sonunda çıtayı yurtdışına taşıdı ve ihracatçılar adına da konuştu.
Ülkede üreticinin girdi maliyetleri zaten malûm… Gerçi enflasyonla mücadele adı altında halen tüketici enflasyonunu da düşürerek, üreticinin enflasyonunu nasıl yüzde 120’den yüzde 20’ler mertebesine çektikleri muamma.
Bu iç piyasada satın alma gücünün göçmesine paralel okuduğunuzda zaten başlı başına bir sermaye erimesini anlatıyor. Onun dışında da yok sayılan bir maliyet gerçeğiyle karşı karşıya olduğu açık.
Tüm bu gerçeklik ortadayken ve TL bazında maliyetler, anormal ölçülerde artıp, bunları da fiyata yansıtamayanlar gerçeği bu denli netken, diğer taraftan zaten daralan dünya pazarında sıkıntı yaşayan, bir de üzerine Şimşek’in tabiriyle kontrollü serbest kur adı altında açıklanan enflasyon kadar bile artmayan kurları düşündüğünüzde ayakta kalmaya çalışan bir ihracatçı fotoğrafı karşımıza çıkıyor.
Birçok ihracatçının yılların emeği pazarı kaybetmemek uğruna kazanç sağlamadan mal satmaya devam ettiğini biliyoruz. Eş zamanlı olarak dünyadaki ekonomik gelişmeler nedeniyle de, daha önce peşin alan müşterinin fiyat indirimi ve vade talep ettiği de herkesin bildiği bir vaka.
Bir adım önceye gittiğinizde KKM adı altında yaşanan felaket kapsamında, bu insanların kârlarını değil, elde ettikleri ciroyu dövizden TL’ye park etmelerini, sonrasında da bu maliyeti ve riski üstlenmelerini isteyerek daha da pahalı borçlanmak zorunda bırakıldıklarını unutmadık.
Şimdi Mehmet Şimşek çıkmış diyor ki, ‘İhracatçılarımız küresel pazardaki konumunu koruyor.’ Bu ifadeye karşı söylenebilecek tek bir söz, sorulabilecek en net soru şu: Ne pahasına? Acaba onlara bunu sordunuz mu?
Sürekli TL’nin aşırı değerlenmesini, değerinde TL talebiyle dillendirerek eleştirenleri, kurun yükselmesini talep ediyor diyerek kamuoyunun önüne atanlar başkalarıymış gibi, şimdi bir de onlar adına konuşmaya başladılar.
Şimşek bunu herkes için yapıyor. Tüketim kabiliyetini yitiren tüketiciye, kredi kartı kullanmak zorunda kalan borçluya, ayakta kalmaya çalışan esnafa, çiftçiye, sanayiciye, geçinemediğini söyleyen vatandaşa, şimdi de ihracatçıya aynı mesajı veriyor.
‘Siz aslında öyle diyorsunuz, ama durum dediğiniz gibi değil.’ Dip mesaj bu. Sokağa çıkıp bu insanlarla sohbet bile edemeyen bir ekonomi yetkilisinin, oturduğu yerden basın açıklaması bile denilemeyecek sosyal medya mesajıyla ortaya koyduğu bu tavır, ilişkileri tamamen kopma noktasına getiriyor. O ilişki ve inanç koptuktan sonra, ne veri açıklarsanız açıklayın. Sadece kendi kendinize konuşursunuz.