|
Tweet |
Mevzuatta yaşanan hızlı değişim;
şirketler açısından, yalnızca hukuki değil;
aynı zamanda, finansal ve operasyonel riskleri de beraberinde getiriyor.
Rekabet hukuku, kişisel verilerin korunması, reklam, vergi ve SGK başta olmak üzere;
birçok alandaki düzenlemeler,
şirketlerin uyum süreçlerini her zamankinden daha yakından yönetmesini gerektiriyor.
Geçtiğimiz yıl;
Rekabet Kurumu tarafından uygulanan
toplam idari para cezalarının 12,4 milyar TL'ye ulaşması,
mevzuata uyumun; şirketler açısından taşıdığı önemi, bir kez daha ortaya koydu.
Kurumun, 2026 yılı için belirlediği idari para cezası alt sınırı ise;
302 bin 484 TL olarak açıklandı.
Reklam Kurulu tarafından, 2026 yılının ilk yedi ayında;
21 bini aşkın dosya karara bağlanırken,
185 milyon TL'nin üzerinde; idari para cezası uygulandı.
Bu kapsamda sonuçlanan dosyalardan birinde ise;
firmaya 8 milyon 635 bin 800 TL idari para cezası uygulanmasına ve
ilgili reklamın durdurulmasına karar verildi.
KVKK kapsamında ise; 2026 yılında,
aydınlatma yükümlülüğünün ihlali halinde
85 bin 437 TL ile 1 milyon 709 bin 200 TL,
veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerin ihlali halinde ise;
256 bin 357 TL ile 17 milyon 92 bin 242 TL arasında idari para cezaları uygulanabiliyor.
Vergi ve SGK mevzuatında da ihlalin niteliğine göre;
milyonlarca liraya ulaşabilen veya çalışan sayısına bağlı olarak artabilen
idari yaptırımlar bulunuyor.
Mevzuata geç uyum sağlanması, yalnızca idari para cezaları anlamına gelmiyor
Yeni düzenlemelere uyum amacıyla alınan danışmanlık hizmetleri,
sözleşme ve şirket prosedürlerinin güncellenmesi,
bilgi teknolojileri altyapısında yapılacak değişiklikler ve
iş süreçlerinin yeniden yapılandırılması da
şirketlerin karşı karşıya kaldığı, önemli maliyet kalemleri arasında yer alıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Lebib Yalkın Genel Müdürü Mert Yalkın;
mevzuat değişikliklerinin, yalnızca hukuk birimlerinin değil;
tüm şirket yönetiminin, gündeminde olması gerektiğini belirterek; şunları söyledi:
"Şirketler açısından risk, yalnızca idari para cezası almak değil.
Mevzuat değişikliklerinin zamanında analiz edilememesi;
operasyonların aksamasına,
ek uyum maliyetlerine ve
ticari ilişkilerin olumsuz etkilenmesine neden olabiliyor.
Özellikle;
rekabet, kişisel verilerin korunması, vergi ve çalışma hayatına ilişkin düzenlemelerde
proaktif hareket eden şirketler;
hem finansal risklerini azaltıyor,
hem de kurumsal sürdürülebilirliklerini güçlendiriyor."
Önümüzdeki dönemde;
finansal raporlama, bağımsız denetim, enerji, vergi ve veri koruma başta olmak üzere;
farklı alanlarda yeni düzenlemelerin
gündeme gelmeye devam edeceğini belirten Mert Yalkın,
şirketlerin; mevzuatı yalnızca takip etmekle yetinmemesi gerektiğini, vurguladı.
"Bugün şirketler için önemli olan
yalnızca yeni düzenlemelerden haberdar olmak değil;
bu düzenlemelerin, faaliyetlerine etkisini doğru analiz ederek;
gerekli adımları, zamanında atabilmek.
Mevzuata uyum süreçlerini etkin yöneten şirketler,
yalnızca yaptırım risklerini azaltmakla kalmıyor,
aynı zamanda; iş süreçlerinde süreklilik ve güveni de güçlendiriyor."