|
Tweet |
Küresel emtia piyasalarındaki gelişmeler ile
Karadeniz havzasındaki lojistik ve
iklim kaynaklı riskleri değerlendiren
TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri
Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı,
şunları söyledi:
“Küresel fiyat endekslerindeki
yukarı yönlü hareketler ile
ham madde ve navlun piyasalarındaki dalgalanmalar,
dünya gıda ticaretinin,
yeni bir denge arayışında olduğunu gösteriyor.
Çatışmaların devam ettiği Karadeniz hattındaki lojistik sorunlar,
Avrupa’daki hava koşullarının;
mısır ve şeker gibi temel ürünlerin rekoltesine olumsuz yansımaları ve
devletlerin yeni vergi düzenlemeleri;
fiyatlama dengelerini, dönemsel olarak etkiliyor.
Dünya genelindeki bu hareketliliğin
geçici bir konjonktür olduğunu ve küresel gıda piyasasının,
zaman içinde daha istikrarlı bir dengeye kavuşacağını öngörüyoruz.
Türkiye gıda sanayii olarak;
geniş ham madde tedarik ağımız,
esnek lojistik altyapımız ve
yüksek işleme kapasitemiz sayesinde;
bu süreci, ölçülü ve proaktif bir yaklaşımla yönetiyoruz.
Geçmişte karşılaştığımız farklı küresel senaryolarda olduğu gibi
bugün de piyasa dinamiklerine hızla uyum sağlama yetkinliğimiz,
uluslararası pazarlardaki güvenilir tedarikçi konumumuzu ve
rekabet gücümüzü korumamızdaki; en büyük dayanağımız.”
Dünya piyasalarındaki dönemsel maliyet ve arz sıkıntıları karşısında,
Türkiye’nin üretim potansiyeline ve kamu-özel sektör uyumuna dikkat çeken Uysallı,
değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
“Uluslararası piyasalardaki dönemsel dalgalanmaları
göğüslememizi sağlayan en önemli unsurların başında;
tarımsal üretim gücümüz ve kamunun proaktif adımları geliyor.
Buğdaydan bakliyata kadar,
başlıca ürün gruplarında elde edilen yüksek rekolte;
kamunun etkin stok yönetimi ve
iç piyasa istikrarını destekleyen uygulamalarıyla birlikte;
gıda sanayimiz için önemli bir hareket alanı oluşturdu.
Rusya ile yürütülen diplomasi sonucunda;
gübre tedarikindeki kısıtlamaların kaldırılması,
yerli üretimi destekleyen güncellenmiş teşvik paketleri ve
ayçiçek tohumu ithalatında,
vergi oranının dönemsel olarak azaltılması gibi kararlar;
girdi maliyetleri üzerindeki baskının hafifletilmesine katkı sağlayan,
önemli adımlar oldu.
Dahilde İşleme Rejimi (DİR) süreçlerinin
operasyonel hızımızı aksatmayacak esneklikte yürütülmesi ve
ham madde tedarik hatlarımızın kesintisiz açık tutulmasıyla;
Türkiye’nin küresel gıda arz güvenliği ve gıda ticaretindeki güçlü konumunu
daha da ileri taşımaya, kararlılıkla devam edeceğiz.”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre;
ayçiçek yağı, makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerinin yanı sıra;
çikolata, kakaolu ürünler, bisküvi, gofret ve şekerleme çeşitlerini de kapsayan
hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe,
geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre;
ihracatı miktar bazında yüzde 9,
değer bazında ise; yüzde 22,3 artan ayçiçek yağı,
866,3 milyon dolarla sektörün toplam ihracatında ilk sırada yer aldı.
Çikolata ve kakao bazlı ürünlerde 677 milyon dolar,
makarnada ise; 668 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi.
Ülke bazında;
983,4 milyon dolarla ilk sırada yer alan Irak’ın
sektör ihracatındaki payı yüzde 12,5 olurken,
596,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilen ABD, ikinci sırada yer aldı.