Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Enflasyonda gıda sinyali
Tarih: 06-09-2026 22:33:00 Güncelleme: 06-09-2026 22:33:00


Önce Trump vergileri, ardından Trump’un İran’a saldırmasıyla birlikte ortaya çıkan Hürmüz Krizi, bu yetmemiş gibi Karadeniz’de Ukrayna – Rusya hattındaki çatışmalar nedeniyle duran lojistik ve iklim krizinin de ötesine geçerek El Nino kapsamındaki riskler ve tedarik zincirinin dünya ölçeğinde kırılması…

 

Aslında hepsi başlı başına ele alınması gereken konular ama hepsinin ortak noktasındaki bir faktörden, son derece kritik bir başlık haline gelen gıdaya ulaşımdaki sıkıntılardan meseleye bakmak gerekiyor.

 

Enerjiden hammaddeye, dünyadaki hacmin düşüklüğünden savaş ortamının getirdiği risklere, hatta Trump’ın ısrarlı gümrük uygulama hamlesine kadar zaten yeterince dünyada enflasyonist bir baskı oluşmuştu.

 

Ama gözüken o ki, son gelişmeler tarım ve bağlantılı olarak gıdanın dünyada enflasyonist ortamı yukarı yönlü tetikleyecek yeni itici güç haline geldiğidir. Nitekim FAO’nun son verileri de gıda fiyat endeksinin Ocak 2023’ten beri en yüksek seviyeyi gördüğü saptamasıydı.

 

Bizde enflasyon düşüyor nidaları arasında yürütülen üretimsizleştiren, rantiyeye kapı aralayan, orada da serseri para ile ikincil bir tehlikeye imza atan ekonomik zihniyetin, bir yandan da vatandaşın satın alma gücünü düşürdüğünü dikkate alırsanız, bizim başımız zaten belada iken, dünyadaki gelişmeler üzerimizdeki baskıyı daha da arttıracak gözüküyor.

 

Öyle bir fotoğraf içerisindeyiz ki, açlık sınırının altına düşen, en iyi ihtimalle yoksulluk sınırının yarısını gören bir gelir modeli içerisinde, gelirin yüzde 70’inin üç kaleme yayıldığı bir gerçeklik içinde gıda fiyatlarında ortaya çıkacak her kuruş, tüketicinin üzerinden tahmin edilenden çok daha büyük bir hasar bırakacaktır.

 

Mesele sadece tüketici ile sınırlı kalmayacaktır. Birim miktarlar düşerken, birim fiyatların arttığı, öngörülemezliğin yükseldiği bir ortamda, enflasyonu daha fazla arttıracak marj payları da yukarı yönlü iteleyecektir.

 

Mazotun litresinin 88 TL’ye ulaştığı bir memlekette tarım maliyetlerini konuşmaya daha baştan nokta koydunuz, gıda fiyatlarını da kamu eliyle yukarı taşırken, tüketilen üç ana kalemden birinin fiyatını yukarı iterek, zaten enflasyonist bir ortam yarattınız demektir.

 

İş bununla da bitmiyor. Bu kontrolden çıkan maliyet, dünyadaki gelişmelerle ve tedarik sıkıntısıyla birleşince, insanların çok daha yüksek maliyetlerle muhatap olması sonucu doğurmayacaktır.

 

Bu zaten doğal bir netice olacaktır. Asıl dünyadaki enflasyonist etki yukarı itilirken, yurtiçinde satın alma gücü daha da düşecek, bu enflasyonist ortam faiz artışlarını gerektirirken, tüketimi düşen ve daralan piyasa gerçeği gereğini yerine getirmeyi güçleştirecek ve iki kapısı da sıkıntılı bir ekonomi fotoğrafı oluşacaktır.

 

Yani önümüzdeki risk enflasyon değil, stagflasyondur. Siz halen kimsenin inanmadığı dezenflasyondan söz etmeye devam edin.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 111 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA