|
Tweet |
İLKE Vakfı Sosyal Veri Projesi kapsamında;
Türkiye Sağlık Araştırması,
Sağlık İstatistikleri Yıllığı ve
Dünya Sağlık Örgütü raporlarından derlenen veriler;
tütünle mücadelenin, bireysel farkındalık çabası olmanın ötesine geçerek;
önleyici kamu sağlığı stratejilerinin odağına yerleştirilmesinin, kritik önemini ortaya koyuyor.
2022 yılı verileri;
Türkiye’nin, günlük tütün kullanımında; OECD ülkeleri arasında ilk sıraya yerleştiğini gösteriyor.
Bir zamanlar; Şark tipi tütün üretiminde güçlü bir konuma sahip olan Türkiye,
bugün; üretimden çok, yüksek tüketim oranlarıyla gündeme geliyor.
.jpg)
Dünya tütün piyasasına yön veren ülkeler, üretimin ve finansın merkezi olsalar da
tüketim karnesinde; Türkiye’nin gerisinde kalıyor.
Sigara üretiminin büyük ölçüde çok uluslu şirketler tarafından yapıldığı Türkiye’de;
tütün tüketimi, yaygın bir alışkanlık haline geliyor.
Teknolojik dönüşümün öncüsü Japonya veya
Avrupa’nın üretim üssü konumundaki Polonya gibi ülkelerde dahi;
toplumlar, "Türk gibi" içmiyor.
Türkiye’de kişi başına düşen günlük ortalama 17,8 adetlik tüketim miktarı,
ülkemizi; en yoğun içici kitlesine sahip ülke konumuna taşıyor.
Türkiye;
dumansız hava sahası ve sağlık uyarıları konusunda
olumlu politika çıktıları üretmesine rağmen;
vergilendirme politikaları ve tütün mamullerinin erişilebilir fiyatları,
tüketim oranlarının yüksek seyretmesine zemin hazırlıyor.
Küresel standart kabul edilen bir paket sigaranın Türkiye’de 2,18 dolara satılması,
Türkiye'yi; sigaranın en ucuz olduğu 93. ülke yaparken,
bu durum; bağımlılığı, ekonomik olarak sürdürülebilir kılıyor.
Türkiye,
tütün tüketim düzeyi bakımından denetleyici kapasitenin zayıf kaldığı ülkelerle
benzer bir görünüm sergiliyor.
Tütün kullanımının halk sağlığı üzerindeki etkisi,
özellikle; akciğer kanseri ve ölüm istatistiklerinde kendini gösteriyor.
Türkiye’de tütünle ilişkili kanserlerin görülme sıklığı;
dünya ortalamasının üzerinde seyrederken, 2024 yılı projeksiyonları;
her 7 ölümden birinin, solunum sistemi hastalıklarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.
Bu tablo;
tütünle mücadelede, daha kararlı ve
denetim gücü yüksek kamusal stratejilerin hayata geçirilmesini, zorunlu kılıyor.