romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Kritik konjenital kalp hastalıkları, yenidoğan döneminde erken tanı konulmadığında; dolaşım bozukluğu, şok ve ölümle sonuçlanabilmektedir'


facebook-paylas
Güncelleme: 26-04-2026 17:03:55 Tarih: 26-04-2026 15:54

'Kritik konjenital kalp hastalıkları, yenidoğan döneminde erken tanı konulmadığında; dolaşım bozukluğu, şok ve ölümle sonuçlanabilmektedir'

 

Türk Neonatoloji Derneği tarafından düzenlenen

33. Ulusal Neonatoloji Kongresi (UNEKO 33), Kıbrıs’ta gerçekleştirildi.

 

Türkiye’nin en köklü yan dal kongrelerinden biri olan UNEKO,

her yıl artan katılımcı sayısı ve zenginleşen bilimsel içeriği ile

neonatoloji alanının en önemli buluşma platformlarından biri olma özelliğini sürdürmektedir.

 

 

Bu yılki kongre, yaklaşık 1000 katılımcıyı bir araya getirirken;
yurt dışından gelen alanında uzman yabancı konuşmacılarla birlikte

270 oturum başkanı ve konuşmacı bilimsel programa katkı sundu.

 

Bilimsel programın yanı sıra;
37 stant ve 82 firmanın katılımı ile

yenidoğan alanındaki en yeni ürün, teknoloji ve hizmetler katılımcılarla buluşturuldu.

 

Kongre kapsamında yapılan basın toplantısına;

Türk Neonatoloji Derneği Başkanı ve Kongre Başkanı

Prof. Dr. Esin Koç,

Türk Neonatoloji Derneği Başkan Yardımcısı ve Kongre Sekreteri

Prof. Dr. Ömer Erdeve ile

Türk Neonatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Kongre Sekreteri

Prof. Dr. Mustafa Ali Akın katıldılar.

 

Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç,

kongre gündemine dair; yaptığı açıklamalarda,

kritik konjenital kalp hastalıklarına dikkat çekerek; şu ifadeleri kullandı:

 

"Kritik konjenital kalp hastalıkları,

doğumdan sonraki ilk gün ve haftalarda;
belirti vermeden ilerleyebilen,

ancak; kısa sürede yaşamı tehdit edebilen, ciddi tablolardır. 

 

Duktus arteriozusun kapanmasıyla birlikte;
klinik durum hızla kötüleşebilmektedir.

Bu nedenle, yenidoğan döneminde;
erken tanı, yaşam şansını belirleyen en kritik basamaktır.

 

Ülkemizde, bu hastalıkların erken tanısı amacıyla;
doğum sonrası dönemde, nabız oksimetre ile tarama programı uygulanmaktadır.

Non-invaziv, kolay uygulanabilir ve güvenilir olan bu yöntem sayesinde;
henüz klinik bulgu vermemiş bebeklerde,

oksijen satürasyon düşüklükleri saptanarak;
riskli olgular, erken dönemde belirlenebilmektedir.

Tarama sonucu, şüpheli bulunan bebekler;
hızla ileri değerlendirme ve tedavi süreçlerine yönlendirilmektedir.

 

Erken tanının, etkin sonuç verebilmesi için

yalnızca tarama değil; güçlü bir sevk ve izlem sistemi de gereklidir.

Bu doğrultuda;
sağlık personeline yönelik eğitimlerin artırılması,

standart sevk algoritmalarının oluşturulması ve

yenidoğan yoğun bakım ile

pediatrik kardiyoloji merkezleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi;
büyük önem taşımaktadır.

 

Amaç;
tanı konulan her bebeğin, gecikmeden uygun merkeze ulaştırılmasıdır.

 

Türk Neonatoloji Derneği;
kritik konjenital kalp hastalıklarının

erken tanısı ve yönetimi konusunda;
T.C. Sağlık Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde çalışmalarını sürdürmektedir.

 

Bu kapsamda;
ulusal tarama programlarının planlanması ve

sahada etkin uygulanmasına yönelik süreçlerde, bilimsel katkı sunulmakta;

eğitim faaliyetleri, uygulama rehberleri ve pilot projeler,

ortak bir anlayışla geliştirilmektedir.

 

Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen bu çalışmalar sayesinde;
hem sağlık personelinin farkındalığı artırılmakta,

hem de ülke genelinde uygulama birliği sağlanmaktadır.

 

Türk Neonatoloji Derneği;
kamu otoritesi ile bilimsel birikimin birleştiği bu güçlü iş birliğinin,

yenidoğan sağlığını korumada;
en önemli yapı taşlarından biri olduğuna inanmaktadır.

 

Kritik konjenital kalp hastalıklarında,

erken tanı hayat kurtarır;

her yenidoğan, bu taramadan geçmelidir."

 

Prof. Dr. Koç,

ten tene temas ve kanguru bakımı uygulamaları hakkında ise;
şu bilgileri paylaştı:

 

"Ten tene temas;
bebeğin, doğumdan sonra ya da yenidoğan yoğun bakım sürecinde;

annenin veya uygun bakım vericinin, çıplak göğsü üzerine yerleştirilerek;
cilt cilde temasının sağlanmasıdır.

 

Kanguru bakımı olarak da bilinen bu uygulama,
yenidoğan bakımında;

insan odaklı, etkili ve bilimsel temeli güçlü bir yaklaşımdır.

 

Bebeğin vücut ısısının korunması,

kalp atım ve solunumunun dengelenmesi,

ağrının azalması, emzirmenin desteklenmesi ve

anne-bebek bağının güçlenmesi açısından; büyük önem taşımaktadır.

 

Kısa vadede;
vücut ısısını korur,

solunum ve kalp ritmini düzenler,

stresi azaltır ve emzirmeyi destekler.

 

Uzun vadede ise;
anne-bebek bağlanmasını güçlendirir,

nörogelişimsel sonuçlara katkı sağlar ve

özellikle; prematüre bebeklerde, büyüme sürecini destekler.

Ülkemizde; bu uygulamaya ilişkin farkındalık, giderek artmakla birlikte;
fiziksel koşullar ve eğitim gereksinimi gibi nedenlerle,

henüz; tüm birimlerde standartlaşmış değildir.

 

Türk Neonatoloji Derneği,

yürüttüğü 'Ten Tene Temas Projesi' ve eğitim programları ile

bu yaklaşımın;

ülke genelinde, daha etkin biçimde benimsenmesini desteklemektedir.

 

Ten tene temas,

prematüre ve yenidoğan bebekler için yalnızca bir temas değil;

yaşamı, bağı ve iyileşmeyi destekleyen, güçlü bir bakımdır."

 

Aşılamanın önemini vurgulayan Koç,

"Prematüre bebekler,

bağışıklık sistemlerinin henüz tam olgunlaşmamış olması nedeniyle;
enfeksiyonlara karşı, daha hassas bir risk grubunu oluşturmaktadır.

 

Bu nedenle;
aşılar, bu bebekler için yaşamı koruyucu temel bir müdahaledir.

 

Prematüre bebeklerde aşılama,

doğum haftasına göre değil; kronolojik yaşa göre planlanmaktadır.

Bu yaklaşım;
bebeklerin, enfeksiyonlara karşı

en erken dönemde korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

 

Türk Neonatoloji Derneği,

sağlık çalışanları ve aileler arasında doğru bilgi akışını destekleyerek;
prematüre bebeklerin, aşı takvimine;
zamanında ve eksiksiz uyumunun sağlanmasını hedeflemektedir.

 

Prematüre bebekler, enfeksiyonlara karşı daha hassas oldukları için

aşıları; geciktirilmeden uygulanmalı ve

aileler de bu konuda bilinçlendirilmelidir." şeklinde konuştu.

 

Uluslararası çalışmalara da değinen Prof. Dr. Esin Koç,

şu açıklamalarla sözlerini tamamladı:

 

"Türk Neonatoloji Derneği,

yenidoğan sağlığının geliştirilmesi amacıyla;
Türk Cumhuriyetleri ile iş birliklerini artırarak, sürdürmektedir.

 

TİKA ile yürütülen bu iş birlikleri;

bilgi ve deneyim paylaşımını destekleyen eğitim programları,

ortak bilimsel toplantılar ve karşılıklı uzman katılımları ile şekillenmektedir.

 

Yürütülen ortak çalışmalar,
özellikle; prematüre bakımı, solunum desteği, beslenme,

enfeksiyon yönetimi ve yenidoğan yoğun bakım uygulamaları gibi

temel alanlara odaklanmaktadır.

 

Amacımız;

bölgesel ölçekte yenidoğan bakım standartlarının güçlendirilmesi ve

ortak bir bilimsel dil oluşturulmasıdır.

Yenidoğan sağlığında;
bilgi, paylaşıldıkça güçlenir; uluslararası iş birlikleri, yaşam kurtarır."







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA