|
Tweet |
İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED)
Bilim Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. Gülden Uzer Ekin;
26 Eylül “Dünya Doğum Kontrol Günü” dolayısıyla, yaptığı açıklamada;
doğum kontrolü bilincinin artırılmasına dikkat çekerek,
Türkiye'deki güncel verileri ve güvenilir korunma yöntemlerini değerlendirdi.
Uzm. Dr. Gülden Uzer Ekin,
26 Eylül’ün "Dünya Doğum Kontrol Günü" olarak kabul edildiğini belirterek;
günün amacını, şu sözlerle açıkladı:
"Dünya Doğum Kontrol Günü nedeniyle yapılan farkındalık çalışmalarıyla,
doğum kontrolü hakkında farkındalık yaratarak;
üreme sağlığı hakkındaki kararların bilinçli bir şekilde alınması ve
böylelikle; planlanmamış bir gebelikten veya
cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunacak doğru ve güncel bilgiye,
sahip olunması amaçlanmaktadır."
Türkiye’deki mevcut duruma ilişkin, çarpıcı istatistikleri paylaşan Uzm. Dr. Ekin;
bilincin, pek çok ülkeye göre; halen düşük olduğunu vurguladı:
"İstatistikler;
ülkemizde, doğum kontrolüne ilişkin bilincin,
halen pek çok ülkeye göre; düşük olduğunu ve
bugün, Türkiye’de; her 4 kadından 1’inin,
kendi isteği dışında gebe kaldığını göstermektedir.
İstenmeyen gebeliğin;
hem kadın, hem de erkek üzerinde; birçok psikolojik etkisi mevcuttur.
Modern yöntemlerin tercih edilmemesi yanında;
geri çekilme, emzirme ya da takvim yöntemi kullanıldığında,
aslında; tam anlamıyla korunmuş olmak, mümkün değildir.
Doğurganlık farkındalığı;
her ay, hamile kalma olasılığının
en yüksek olduğu zamanı tahmin edebilmek için
aylık adet dönemlerini takip etmek; anlamına gelir.
Bu dönemde;
cinsel ilişkiden kaçınabilir veya
prezervatif gibi bir doğum kontrol yöntemi kullanabilirler.
Çok güvenilir olmamakla birlikte;
modern yöntemlere erişimin kısıtlı olması durumunda kullanılabilir.
Bu konuda yardımcı olabilecek, akıllı telefon uygulamaları da mevcuttur."
Doğum kontrol yöntemlerinin geniş yelpazesini inceleyen
Uzm. Dr. Ekin, yöntemleri detaylandırdı ve en güvenilir olanların, altını çizdi:
"Modern doğum kontrol yöntemlerini incelediğimizde;
hormon içeren doğum kontrol hapları,
enjeksiyonlar,
mekanik ve bariyer yöntemler olmak üzere;
çok sayıda seçenek olduğunu görmekteyiz.
Rahim içi araçlar (spiral) ve kola yerleştirilen implantlar,
uzun etkili yöntemler arasında olup;
gebeliği, yıllarca etkin bir şekilde engelleyebilecek yöntemlerdir.
Rahim içi araçların ayrıca,
kontrollü hormon salgılayan tipleri ile
kola yerleştirilen implantlar;
menstrüel kanamaların azaltılması,
endometriyozis ve adenomyozis gibi
pelvik ağrıya neden olan kanamaların azaltılması açısından da
etkili seçeneklerdir."
Ekin, uzun etkili yöntemlerin etkinliğini ise;
"RİA veya doğum kontrol implantı kullanan 100 kişiden sadece biri,
kullanımın ilk yılında; hamile kalmaktadır.
Bu yöntemlerin temel avantajı,
herhangi bir şeyi hatırlamanıza veya
belirli bir programa göre ilaç almanıza gerek olmamasıdır.
Bu yöntemlerin temel dezavantajı ise;
prezervatiflerin aksine,
cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı; koruma sağlamamalarıdır."
ifadeleriyle açıkladı.
Hormon içeren yöntemler ve bariyer yöntemlere dikkat çeken Uzm. Dr. Ekin,
cinsel yolla bulaşan hastalıklardan (CYBH) korunmada; prezervatifin önemini, vurguladı:
"Hormon içeren doğum kontrol yöntemlerinde,
gebeliği önlemek için östrojen ve progesteron hormonları kullanmaktadır.
Bunlar arasında;
haplar, enjeksiyonlar, cilde yapışan yamalar ve vajinal halkalar bulunur.
Prezervatifler, diyafram ve bazı sperm öldürücü maddeler;
'bariyer' yöntemleri arasında, en sık kullanılan yöntemler arasındadır.
Spermin, rahme girmesini ve yumurtaya ulaşmasını engellerler.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu tek yöntem, prezervatiftir."
Kalıcı yöntemlerin de bulunduğunu belirten Ekin,
"Kalıcı yöntemler ise;
partnerinin gebe kalmasını, kalıcı olarak engelleyen yöntemlerdir.
Bunlar arasında;
kadınlar için tüplerin bağlanması ve
erkekler için vasektomi bulunur." bilgisini paylaştı.
Doğum kontrol haplarının; etkin, ancak;
kullanımında dikkat edilmesi gereken durumlar olduğunu aktaran
Uzm. Dr. Ekin, risk grubundaki kişilere; uyarıda bulundu:
"Hormon içeren doğum kontrol hapları;
kullanım hatası olmadığı sürece, etkin yöntemler içerisindedir.
Hipertansiyon, sebebi netleşmemiş rahim kanamaları,
ağır karaciğer rahatsızlıkları, 35 yaş üstü sigara içenler,
meme kanseri geçiren veya kanser riski olanlar,
görme ve işitme sorunlarına neden olan migren atakları geçirenler,
Östrojen içeren doğum kontrol haplarını kullanmamalı,
farklı yöntemleri düşünmeleri gerekir.
Bazı ilaçlar, doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilir.
Bunlar arasında;
sara nöbetlerini engellemek için kullanılan antikonvulzanlar,
tüberküloz tedavisinde kullanılan bazı antibiyotikler ve
sarı kantaron bulunmaktadır."
Doğum kontrol haplarının gebeliği önlemenin yanı sıra;
başka faydaları da olduğunu belirten Uzm. Dr. Ekin,
şunları kaydetti:
"Bunlardan bazıları;
Adet dönemlerini, daha hafif veya daha düzenli hale getirmeleridir.
Yine menstrüasyon öncesi gerginliklerin azaltılmasında,
akne ve yüzde fazla kıllanmaya sebep olan
polikistik over sendromu hastalığında, etkilidir."
Son olarak;
korunmasız cinsel ilişki sonrası acil durum yöntemlerine değinen Ekin,
bireye özel; doğru yöntemin seçimi için
uzman görüşünün önemini vurgulayarak, şunları söyledi:
"Korunmasız cinsel ilişki sonrasında da
istenmeyen gebeliği önlemeye yönelik,
hormonal ve mekanik yöntemler mevcuttur.
Bunlardan bir tanesi, beş gün içerisinde spiral uygulamasıdır.
Yine ertesi gün hapı adı verilen, hormonal yöntemler de mevcuttur.
Bilinmesi gereken;
çok sayıda, doğum kontrol yönteminin mevcut olmasına rağmen;
herkesin ihtiyacı ve bedeni, farklıdır.
Sizin için uygun yöntemin seçiminde;
aile hekiminizin veya kadın hastalıkları ve doğum uzmanının danışmanlığı,
sağlıklı olacaktır."