Bugun...



'Kâr ile nakit, aynı şey değildir'


facebook-paylas
Güncelleme: 31-10-2026 17:31:21 Tarih: 31-10-2026 17:06

'Kâr ile nakit, aynı şey değildir'

 

Büyümek mi, doğru büyümek mi?

Bir şirketin gerçek gücü, yalnızca;
satış rakamlarıyla, üretim kapasitesiyle veya yatırımlarının büyüklüğüyle ölçülemez.

Asıl güç;
sahip olduğu kaynakları ne kadar doğru yönettiğinde,

yükümlülüklerini ne kadar sağlıklı taşıdığında ve

değişen ekonomik koşullara, ne kadar hazırlıklı olduğunda gizlidir.

 

Ekonominin daraldığı, finansmana erişimin zorlaştığı dönemlerde;

bazı şirketler, ayakta kalma mücadelesi verirken;
bazıları, rakiplerinin bir adım önüne geçebilir.

Bu farkı yaratan, yalnızca; güçlü sermaye veya yüksek satış hacmi midir?

Bana göre;

temel cevaplardan birisi, doğru bilanço yönetimi ve kurumsal mali disiplindir.

 

Bilanço yönetimi nedir?

 

Bilanço yönetiminin tanımı hakkında, bilgi veren

Canovate Group Muhasebe Müdürü - Mali Müşavir Oğuzhan Yıldırım,

şunları söyledi: 

 

“Bilanço;
şirketin, belirli bir tarihte sahip olduğu varlıkları ve

bunların; hangi kaynaklarla finanse edildiğini gösterir.

 

Temel eşitlik değişmez: Aktif = Pasif.

Aktifte; nakit, alacak, stok ve duran varlıklar,

pasifte; borçlar ve özkaynaklar yer alır.

 

Şirket büyüdüğünde, aktifleri de büyüyebilir.

Ancak, asıl soru şudur;

aktifler büyürken, pasifin hangi kalemleri büyüyor?

 

Yatırımlar;
karlılıkla ve faaliyetlerden yaratılan nakitle mi,

yoksa; sürekli artan borçlarla mı finanse ediliyor?

 

Yeni makine, fabrika veya stok yatırımı, rakamsal büyüme yaratabilir.

Buna karşılık olarak, finansman maliyeti;
faaliyet karını tüketiyor ve nakit üretimi yetersiz kalıyorsa,

büyümenin niteliği sorgulanmalıdır.

Büyümenin kalitesini;

yalnızca aktiflerin artışı değil,

bu artışın nasıl finanse edildiği ve ne kadar değer ürettiği belirleyecektir.”

 

Doğru borçlanma ve yanlış borçlanma konusuna değinen

Canovate Group Muhasebe Müdürü Oğuzhan Yıldırım,

şunları kaydetti:

 

“Borçlanmak, tek başına olumsuz değildir.

Doğru borç, büyümeyi hızlandırabilir.

Önemli olan, borcun;
amacı, maliyeti, vadesi ve geri ödeme kaynağıdır.

 

Uzun vadede gelir yaratacak bir yatırımın,

kısa vadeli yüksek maliyetli finansmanla karşılanması;

nakit baskısı yaratabilir.

 

Uzun vadeli müşteri alacaklarını,

kısa vadeli kaynaklarla finanse etmek de

işletme sermayesi dengesini zorlayabilir.

Bir şirket, kar ettiği halde; nakit sıkıntısı yaşayabilir.

 

Satışların tahsilata dönüşmesi,

borçların vadeleri ve faaliyetlerin nakit yaratma kapasitesi, birlikte izlenmelidir.

Bilanço, gelir tablosu ve nakit akışı, birbirinden ayrı yönetilemez.”

 

Bilanço yönetiminin, rakamların ötesinde;
kurumsal bir disiplin olması gerektiğinin altını çizen Oğuzhan Yıldırım,

konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Bilanço yönetimi;

şirketin giriş kapısından, yönetimin en üst kademesine kadar uzanan

bir disiplin zinciridir.

 

Danışma personelinin yaklaşımı, kurumun ilk izlenimini oluşturur.

Mal kabul görevlisinin dikkati, hatalı stok girişlerini ve gereksiz maliyetleri önler.

Satın alma biriminin; fiyat, kalite ve vade dengesi,

karlılığı; daha ürün satılmadan etkiler.

 

Üretimde doğru insan, doğru kapasite ve doğru süreç;

fireyi, verimliliği ve birim maliyeti belirler.

 

Kalite kontrol; iade ve garanti giderlerini azaltır.

 

Depo yönetimi, sermayenin gereksiz stoklara bağlanmasını önler.

Sevkiyatın; ürünleri vitrine çıkacakmış gibi özenle hazırlaması,

müşteri memnuniyetine ve yeni siparişlere katkı sağlayacaktır.”

diyerek; sözlerini tamamladı. 

 

 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI