|
Tweet |
Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu
Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER);
bağımsız araştırma kuruluşu NielsenIQ iş birliğiyle hazırladığı
2026 yılı üçüncü çeyrek sektör araştırmasının sonuçlarını, kamuoyuyla paylaştı.
Operasyonel ve günlük araç kiralama sektörlerinin
birlikte değerlendirildiği araştırma, sektörün;
araç parkı, yatırımları, ekonomik büyüklüğü, müşteri yapısı ve
kullanım alışkanlıklarına ilişkin; önemli veriler ortaya koydu.
Araştırmaya göre;
araç kiralama sektörü, 2026 yılının üçüncü çeyreği sonunda;
yaklaşık 411 bin 800 araçlık filo büyüklüğüne ulaştı.
Toplam filonun;
yaklaşık 238 bin 500 adedini operasyonel kiralama,
173 bin 300 adedini ise; günlük kiralama araçları oluşturdu.
Yılın ikinci çeyreği sonunda, yaklaşık 406 bin araçlık filoya sahip olan sektör;
üçüncü çeyrekte de büyüklüğünü artırmayı sürdürdü.
TOKKDER'in araştırmasına göre;
araç kiralama sektörünün, Türkiye ekonomisine sağladığı katkı;
2026 yılında da devam etti
Operasyonel araç kiralama sektörü;
yılın ilk dokuz ayında, yaklaşık 90,3 milyar TL tutarında yeni araç yatırımı gerçekleştirirken;
günlük kiralama sektörünün aynı dönemdeki araç yatırımları,
yaklaşık 162,7 milyar TL'ye ulaştı.
Böylece; iki sektörün toplam araç yatırımlar,
yaklaşık 253 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
Sektörün, araç yatırımları ve faaliyetleri kapsamında ödediği;
ÖTV, KDV ve MTV tutarı ise; yaklaşık 128 milyar TL'ye ulaştı.
Operasyonel kiralama sektörünün ödediği vergiler,
yaklaşık 59,9 milyar TL olurken;
günlük kiralama sektöründe, araç alımları kapsamında ödenen vergiler;
yaklaşık 69,7 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
Bu sonuçlar;
araç kiralama sektörünün, otomotiv pazarındaki öneminin yanı sıra;
kamu gelirlerine sağladığı katkıyı da ortaya koydu.
Sektörün ekonomik büyüklüğüne ilişkin; değerlendirmeler yapan
TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün,
“Araç kiralama sektörü;
yalnızca mobilite ihtiyacını karşılayan bir hizmet alanı değil,
aynı zamanda; otomotiv sektörünün, en önemli kurumsal alıcılarından ve
ekonomimizin, önemli yatırımcılarından biri konumunda.
Finansman koşullarının ve araç maliyetlerinin
sektörümüz üzerindeki etkilerine rağmen;
şirketlerimiz yatırımlarına devam ediyor.
Yılın ilk dokuz ayında gerçekleştirilen, yaklaşık 253 milyar TL’lik araç yatırımı;
sektörümüzün, Türkiye ekonomisine katkısını ve sahip olduğu potansiyeli;
açık biçimde gösteriyor.
Araç kiralama sektörü;
otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişiminde,
önemli bir rol üstlenmeye devam edecek.” dedi.
2026 yılının üçüncü çeyreği sonunda,
operasyonel araç kiralama sektörünün filo büyüklüğü;
yaklaşık 238 bin 500 araç olarak gerçekleşti.
Geçen yılın aynı dönemine göre;
yaklaşık yüzde 1,4 büyüme kaydeden sektör,
2025 yıl sonundaki seviyesinin de üzerine çıktı.
Operasyonel kiralama sektörünün toplam müşteri sayısı ise;
yaklaşık 28 bin 200'e ulaştı.
Bu müşterilerin;
yaklaşık 25 bin 400'ünü operasyonel kiralama,
2 bin 800'ünü ise; filo yönetimi müşterileri oluşturdu.
Araştırma;
operasyonel kiralama sektöründe,
uzun vadeli sözleşmelerin ağırlığını koruduğunu da ortaya koydu
Sektördeki sözleşmelerin, yüzde 59,4'ünü;
30-42 ay vadeli sözleşmeler oluştururken,
18 aydan kısa süreli sözleşmelerin payı; yüzde 17,4,
18-30 ay vadeli sözleşmelerin payı; yüzde 13,3 ve
43 ayın üzerindeki sözleşmelerin payı; yüzde 9,9 olarak gerçekleşti.
Operasyonel kiralama sektörünün araç parkında,
C segmenti yüzde 47,5 ile ilk sırada yer aldı
C segmentini yüzde 30,9 ile B segmenti,
yüzde 9,8 ile D segmenti takip etti.
Hafif ticari araçların filodaki payı; yüzde 6,6,
E ve F segmentlerinin toplam payı ise; yüzde 5,1 oldu.
Araçların gövde tiplerine göre dağılımında;
sedan modeller yüzde 36,7 ile ilk sırada bulunurken,
SUV modeller yüzde 28,2 ve
hatchback modeller yüzde 27,2 pay aldı.
Sektörde otomatik şanzımanlı araçların oranı ise; yüzde 90'a ulaştı.
Operasyonel kiralama filosunun marka dağılımında;
Renault yüzde 20,1 ile ilk sırada yer aldı.
Renault’u; yüzde 12 ile Fiat,
yüzde 10,9 ile Volkswagen,
yüzde 9,3 ile Skoda,
yüzde 7,2 ile Ford ve
yüzde 7 payla ile Toyota takip etti.
2026 yılının üçüncü çeyreğinde, günlük araç kiralama sektörü;
yaz sezonundaki talep artışının etkisiyle, önemli bir hareketlilik yaşadı
Günlük kiralama sektörünün filo büyüklüğü;
2025 yılının aynı dönemindeki yaklaşık 156 bin araç seviyesinden
173 bin 300 araca yükseldi.
Böylece; sektörün filo büyüklüğü, yıllık bazda yaklaşık yüzde 11 artış gösterdi.
Günlük araç kiralama sektöründe üçüncü çeyrekte;
toplam 1 milyon 385 bin 378 kiralama kontratı oluşturuldu
Bu rakam;
2025 yılının aynı dönemindeki, 1 milyon 321 bin 998 kontrata göre;
yaklaşık yüzde 4,8 artışa işaret etti.
Sektörde toplam kira günü sayısı ise;
geçen yılın aynı dönemindeki 11 milyon 465 bin seviyesinden,
12 milyon 601 bin 330'a ulaşarak; yaklaşık yüzde 9,9 arttı.
Kiradaki ortalama araç sayısı, 140 bin seviyesine yükselirken;
ortalama kontrat süresi 9,1 gün olarak gerçekleşti.
Günlük kiralama filosunun ortalama doluluk oranı ise; yüzde 81 oldu.
Günlük kiralama sektörünün,
üçüncü çeyrek performansını da değerlendiren
Özarslan A. Tangün;
“Günlük araç kiralama sektörümüz,
turizm hareketliliği ve bireysel mobilite ihtiyaçlarının etkisiyle;
yaz döneminde, güçlü bir performans ortaya koydu.
Üçüncü çeyrekte;
1,4 milyona yaklaşan kontrat adedi ve
12,6 milyonun üzerindeki kira günü,
araç kiralama hizmetlerine yönelik talebin, ulaştığı boyutu gösteriyor.
Özellikle;
kira günü sayısındaki artış,
mobilite hizmetlerinin kullanımının yaygınlaşması açısından önemli.
Türkiye'nin turizm potansiyelini ve
bireysel ulaşım ihtiyaçlarını dikkate aldığımızda;
günlük kiralama sektörünün önünde,
önemli bir büyüme alanı bulunduğuna inanıyoruz.” diye konuştu.
TOKKDER'in araştırması;
operasyonel araç kiralama sektöründe,
benzinli modellerin ağırlığını koruduğunu gösterdi.
Sektörün araç parkında;
benzinli araçların payı yüzde 65,9 olurken,
dizel araçların payı yüzde 19,9 olarak gerçekleşti.
Hafif hibrit araçlar yüzde 9,7,
tamamen elektrikli araçlar yüzde 3,8,
şarj edilebilir hibrit araçlar ise; yüzde 0,7 pay aldı.
Araç teknolojilerindeki dönüşümün,
kiralama sektörünü de doğrudan etkilediğini belirten Özarslan A. Tangün,
“Mobilite dünyası;
elektrifikasyon, bağlantılı araç teknolojileri, dijitalleşme ve
değişen kullanıcı beklentileriyle birlikte; yeniden şekilleniyor.
Araç kiralama sektörü de bu dönüşümün, önemli bir parçası.
Bununla birlikte;
filoların dönüşümü, yalnızca yeni teknolojilerin pazara sunulmasına bağlı değil.
Araç maliyetleri, finansman koşulları, şarj altyapısı ve kullanıcı ihtiyaçları da
bu sürecin hızını belirliyor.
TOKKDER olarak,
teknoloji dönüşümünü yakından takip ederken;
üyelerimizin ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına uygun,
erişilebilir ve sürdürülebilir mobilite çözümlerinin gelişmesini önemsiyoruz.”
ifadelerini kullandı.
Kuruluşunun 30'uncu yılını kutlayan TOKKDER;
2030 vizyonu doğrultusunda, araç kiralama sektörünün gelişiminin yanı sıra;
Türkiye'nin mobilite ekosistemindeki dönüşüme de öncülük etmeyi hedefliyor
Derneğin, yeni dönem vizyonunun temelinde;
güçlü sektör, güven dolu deneyim ve sürdürülebilir mobilite yaklaşımı yer alıyor.
Türkiye'de ticari amaçla kullanılan araçların,
yalnızca yaklaşık yüzde 10'unun kiralama yöntemiyle kullanılması,
buna karşılık; Avrupa pazarlarında bu oranın yüzde 50-60 seviyelerine ulaşması;
operasyonel kiralama sektörünün, uzun vadeli büyüme potansiyeline işaret ediyor.
Türkiye’de, araç kiralama sektörünün önünde;
çok önemli bir gelişim alanı bulunduğunu vurgulayan
TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün,
şunları söyledi:
“Avrupa pazarlarıyla karşılaştırdığımızda;
özellikle operasyonel kiralamanın,
henüz; potansiyelinin oldukça altında olduğunu görüyoruz.
Bireysel kullanıcıların alışkanlıkları da
giderek erişim ve kullanım odaklı çözümlere yöneliyor.
TOKKDER olarak;
2030 vizyonumuz doğrultusunda,
ülkemizin; sahiplikten kullanım ekonomisine dönüşümüne,
liderlik etmeyi hedefliyoruz.
Önümüzdeki dönemde;
sektörümüzün gelişimi, müşteri haklarının korunması,
hizmet standartlarının güçlendirilmesi ve
sürdürülebilir mobilitenin yaygınlaşması için
kamu kurumlarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte; çalışmaya devam edeceğiz.
Amacımız;
yalnızca daha büyük bir araç kiralama sektörü oluşturmak değil,
aynı zamanda; Türkiye'nin mobilite ekosisteminin
daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamak.”