romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Evde hasta bakımı, genellikle; tedavi uygulamaktan ibaret sanılsa da aslında, çok daha geniş ve hassas bir süreci kapsar'


facebook-paylas
Güncelleme: 28-01-2026 15:51:23 Tarih: 25-01-2026 13:40

'Evde hasta bakımı, genellikle; tedavi uygulamaktan ibaret sanılsa da aslında, çok daha geniş ve hassas bir süreci kapsar'

 

İstanbul Rumeli Üniversitesi

Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu

Sağlık Bakım Hizmetleri Bölüm Başkanı ve

Evde Hasta Bakımı Programı Öğr. Gör. Hatice Akdemir,

evde hasta bakımında; doğru beslenme ve fiziksel desteğin,

iyileşme sürecinin temel taşları arasında yer aldığını vurguladı.

 

''Hastanın iyileşme kapasitesi;

beslenme düzeni,

hareket seviyeleri,

çevresel koşullar ve

psikolojik desteğin birleşimiyle belirlenir.

Bu süreç, bir zincir halkası gibidir; her parça, diğerini desteklemelidir.” dedi.

 

Doğru ve dengeli beslenmenin,

evde bakım sürecinde; hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini ifade eden Akdemir,

“Hastaların çoğunda, iştahsızlık görülse de

vücudun, onarım için daha fazla enerjiye ve proteine ihtiyaç duyduğu unutulmamalıdır” dedi.

 

Yeterli protein alımının; doku onarımı için kritik öneme sahip olduğunu,

omega-3 yağ asitlerinin; inflamasyonu azalttığını,

vitamin-mineral açısından dengeli öğünlerin ise; metabolik süreçleri desteklediğini söyledi.

 

“Yumurta, yoğurt, sebze püreleri, balık ve baklagiller;

hem sindirimi kolay, hem de besin değerleri zengindir.

 

Lifli gıdalar;
bağırsak sağlığının korunması ve kronik hastalıkların yönetiminde vazgeçilmezdir.

Lifli gıdaların güvenli ve etkili kullanımı,

hastanın yaşam kalitesini artırarak; bakım sürecinin verimli ilerlemesine katkı sağlar.”

ifadelerini kullandı.

 

Sıvı alımının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Akdemir,

“Yetersiz sıvı tüketimi;
halsizlik, bilinç bulanıklığı ve böbrek problemlerine yol açabilir.

 

Su ve çorba gibi sıvılar; düzenli olarak verilmeli,

bitki çayları ise; hastanın durumuna göre hekim kontrolünde kullanılmalıdır.

Bitki çayları, ilaçların yerine geçmez ve bazı ilaçlarla etkileşime girebilir.”

uyarısında bulundu.

 

Yatakta uzun süre sabit kalmanın;
yalnızca kas güçsüzlüğü değil, aynı zamanda;

basınç yaralanmaları, akciğer problemleri ve dolaşım bozuklukları gibi

ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini belirten Akdemir,

“Uzmanların önerdiği;

pasif veya aktif hareketler kasları güçlendirir, eklem hareket açıklığını korur.

Yatağa bağımlı hastaların, en az iki saatte bir;
pozisyonunun değiştirilmesi,

basınç yaralanmalarının önlenmesinde hayati önem taşır.

Solunum egzersizleri de akciğer kapasitesini artırır ve enfeksiyon riskini azaltır.” dedi.

 

Doğru yatak ve yastık kullanımının;
ağrı kontrolü ve dolaşımın düzenlenmesinde, önemli olduğunu söyleyen Akdemir,

“Fiziksel destek;

yalnızca bedensel değil, aynı zamanda;
psikolojik iyilik hâlini de güçlendirir.

Hareket eden hastaların;
özgüveni artar, iyileşmeye dair; motivasyonu yükselir.”
ifadelerini kullandı.


Evde hasta bakımında, bilimsel temeli olmayan uygulamaların;
hastanın iyileşme sürecini, olumsuz etkilediğine dikkat çeken Akdemir;
toplumda yaygın olan, yanlış inanışları sıraladı:

 

“Birçok kişi;
‘Hasta yatıyor, çok enerji harcamıyor, o yüzden az yemeli’ düşüncesine sahiptir.

Oysa; gerçek, tam tersidir.

Yatan hastalarda; kas kaybı ve bağışıklığın zayıflaması, daha hızlı gelişir;

bu nedenle, enerji ve protein ihtiyacı artar.”

 

Aynı şekilde;
“Grip olunca portakal suyu iç, hemen iyileşirsin.” anlayışının da

yanlış olduğunu belirten Akdemir,

“Tek başına C vitamini, yeterli değildir.

Aşırı meyve suyu tüketimi,

şeker yüklemesi yaparak; kan şekerinde dalgalanmalara yol açar.

Bunun yerine;
sebze ağırlıklı, dengeli ve az şekerli bir beslenme, daha doğru bir yaklaşımdır.”
dedi.

 

“Hastanın iştahı yoksa zorla yedirilmeli” anlayışının, yanlış olduğunu belirten Akdemir,

“Zorlama; bulantıyı artırır ve yemekle, olumsuz bir bağ oluşmasına neden olur.

Bunun yerine; az porsiyonlu, hafif ama; besin değeri yüksek öğünler tercih edilmelidir.” dedi.

 

“Hastayı kaldırırsak zorlanır, hiç hareket ettirmeyelim” düşüncesinin de

doğru olmadığını ifade eden Akdemir;
​“Hareket etmeyen her hasta, kısa sürede;
kas erimesi, dolaşım bozukluğu ve basınç yaralanması riskiyle, karşı karşıya kalır.

En hafif hareket bile; hiç hareket etmemekten daha iyidir.” şeklinde konuştu.

 

“Yatağın temiz olması, tek başına yeterli değildir.

Uzun süre aynı pozisyonda kalmak, dokuların oksijenlenmesini bozar.

Bilimsel kılavuzlara göre;
iki saatte bir pozisyon değiştirmek,

basınç yaralanmalarının en etkili önleyicisidir.” diyen Akdemir;

gereğinden fazla, sıcak tutmanın da risk oluşturabileceğini belirtti:

 

“Ayakları üşümesin’ diye kalın battaniyeye sarmak; terlemeye,

terleme ise; cilt tahrişine ve enfeksiyonlara yol açabilir.

İdeal olan; hafif ama, koruyucu bir örtüdür.”

 

“Hastanın moraliyle, beslenmenin ilgisi yok” düşüncesinin de

büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan Akdemir,

“Moral yüksekliği; bağışıklığı güçlendirir, ağrı algısını azaltır.

Evde hasta varsa; oda, tamamen kapalı olmamalıdır;

temiz hava dolaşımı, enfeksiyon riskini azaltır.

‘Sıvı vermeyelim, çok idrara çıkar’ anlayışı da yanlıştır;

sıvı eksikliği, böbrek yükünü artırır ve iyileşmeyi geciktirir.” ifadelerini kullandı.

 

Evde hasta bakımında, küçük görünen ayrıntıların;
aslında, iyileşmenin temel yapı taşları olduğunu belirten Akdemir,

sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Yanlış uygulamaların yerine, bilimsel doğrular yerleştirildiğinde;
hem hastanın yaşam kalitesi artar,

hem de bakım süreci daha kolay ve güvenli hâle gelir.

Unutmayalım ki; doğru bilgi, iyi bir bakımın en güçlü ilacıdır.”







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA