Bugun...



'Çok parçalı bir mirasta; adalet, taşınmazları saymakla değil; doğru değerlemekle sağlanır'


facebook-paylas
Güncelleme: 12-07-2026 17:35:01 Tarih: 29-06-2026 00:40

'Çok parçalı bir mirasta; adalet, taşınmazları saymakla değil; doğru değerlemekle sağlanır'

 

Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler,

güvenilir bir değer tespitinin;
miras paylaşımında uzlaşmayı kolaylaştıran,

en önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek;
“En iyi miras paylaşımı, mahkemeye hiç gitmeyendir.

Mirasçılar, güvenilir bir değer tespiti aldığında;

anlaşmazlığın büyük kısmı, daha dava açılmadan çözülüyor” diyor.

 

Bu noktada, en kritik yanılgılardan biri;
eşit paylaşımın “eşit sayıda taşınmaz” anlamına geldiği düşüncesi olarak öne çıkıyor.

Oysa; her taşınmazın lokasyonu, kullanım potansiyeli, kira getirisi ve

piyasa değeri, farklı olduğu için adil paylaşım;

ancak, bağımsız ve doğru değerleme ile mümkün olabiliyor.

 

Çoklu gayrimenkul portföylerinde, tablo daha karmaşık hale geliyor.

Tek bir daire ya da arsanın paylaşımından farklı olarak;
birden fazla taşınmazın aynı miras içinde yer aldığı durumlarda,

eşitlik kavramı; sayısal değil, değer bazlı bir dengeye dayanıyor.

 

On taşınmazdan oluşan bir portföyün, beş mirasçı arasında paylaşımında;

her bir varlığın konumu, kullanım potansiyeli, kira getirisi ve likiditesi farklı olduğundan;
yalnızca “kaç taşınmaz kime düştü” yaklaşımı, adil bir sonuç üretmiyor.

Bu tür yapılarda denge, tüm portföyün;
tek bir değer sistemi içinde ele alınmasıyla kurulabiliyor.

 

Bu nedenle;
çok parçalı miraslarda taşınmazların, tek tek değil;
bütüncül şekilde değerlenmesi ve

aradaki farkların, nakdi denkleştirme ile kapatılması gerekiyor.

Aksi halde, görünürde eşit ancak; ekonomik olarak dengesiz, paylaşımlar ortaya çıkabiliyor.

 

Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler;

miras ve çoklu portföy paylaşımında doğru değerlemenin,

uzlaşmanın temelini oluşturduğunu belirtiyor.

 

Sönmezler,

“Doğru ve bağımsız değerleme;

mirasçılar arasında, ortak bir güven zemini oluşturur.

Bu güven zemini,
uzlaşmayı kolaylaştırır ve

aileleri; uzun, yıpratıcı hukuki süreçlerden koruyabilir.” diyor.

 

-----

 

Türkiye’de her yıl, on binlerce aile;

miras kalan bir gayrimenkulü paylaşamadığı için mahkeme kapısına dayanıyor.

 

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları;

2014 yılında yaklaşık 25 bin seviyesindeyken,

2021’de 54 bini aşarak son 10 yılda iki kattan fazla artış gösterdi.

Ortaklığın giderilmesi davalarındaki artış;

miras paylaşımına ilişkin uyuşmazlıkların büyüklüğünü, ortaya koyuyor.

 

2023 yılında, zorunlu arabuluculuk sisteminin devreye alınmasıyla birlikte;
miras ve ortak mülkiyet kaynaklı uyuşmazlıkların,

mahkemeye gitmeden çözülmesi hedeflense de

2024 ve 2025 verileri; arabuluculuk sürecinde anlaşma oranlarının düştüğünü gösteriyor.

2024 ve 2025 yıllarında, yüz binlerce dosya arabuluculuk sürecine taşınırken;
anlaşma oranları, yüzde 24’ten yüzde 14’e geriledi.

 

Miras kalan taşınmazlarda yaşanan anlaşmazlıkların merkezinde,

gayrimenkullerin; gerçek piyasa değerine ilişkin, farklı beklentiler yer alıyor.

Bölünemeyen konut, arsa ve ticari mülkler;
çoğu zaman açık artırma yoluyla satılıyor ve

bu satışlarda piyasa değerinin altında sonuçlar oluşabiliyor.

Satışa bağlı yasal giderler ve harçlar da eklendiğinde,

mirasçıların elde ettiği net pay; önemli ölçüde azalabiliyor.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI