romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Çocukların davranışlarının arkasında, çoğu zaman; ihmal, dışlanma, travma ve şiddetle dolu bir geçmiş yatar'


facebook-paylas
Güncelleme: 03-09-2025 02:19:36 Tarih: 02-08-2025 14:55

'Çocukların davranışlarının arkasında, çoğu zaman; ihmal, dışlanma, travma ve şiddetle dolu bir geçmiş yatar'

 

Geçtiğimiz günlerde, kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve

bir çocuğun karıştığı ölüm vakası;
çocuk adalet sistemine yönelik tartışmaları, yeniden alevlendirdi.

 

Kamuoyunun bir bölümü ve bazı kanaat önderleri;

çocukların; yetişkinler gibi yargılanması ve

cezalandırılması yönünde talepler dile getirirken;
çocuk gelişimi ve hakları alanında uzmanlar,

bu tutumun; ciddi sonuçları olabileceğine dikkat çekiyor.

 

Çocuk Genç Erişkin Danışmanı Nesil Sezgi Yılmaz,

çocukları yetişkin gibi cezalandırma talebinin,
sadece; öfkeyi tatmin etmeye yönelik olduğunu söyleyerek,

“Adaletin temelinde;
duygu değil, gelişimsel ve bilimsel 
gerçeklikler yatmalıdır.

Ağır bir suç işlenmiş olsa bile; çocuk hâlâ çocuktur.

Cezalandırmadan ziyade; onarıcı adalet, esas alınmalıdır” dedi .

 

Tarihten bugüne, çocukluk kavramının nasıl değiştiğine dikkat çeken Yılmaz;
“Geçmişte; çocuklar, küçük yetişkinler gibi görülüyordu.

Oysa, günümüzde;
psikoloji, nörobilim ve çocuk hakları;
çocukluğu, ayrı bir 
gelişim evresi olarak tanımlıyor.

 

Onların;
ergenlik boyunca kademeli olarak olgunlaştığını,

özellikle; öfke, dışlanma, ani dürtüler karşısında;
düşünmeden eyleme geçebildiğini, ortaya koymuştur.

 

Bu, onları; kötü, suçlu yapmaz,

kontrol sistemlerinin; henüz gelişmekte olduğunu, gösterir.

1989’dan bu yana, yürürlükte olan;
Birleşmiş 
Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme de bu anlayışı destekliyor.

 

Türkiye’nin de taraf olduğu bu sözleşme, 

çocukların; gelişim düzeyine uygun şekilde değerlendirilmesini

zorunlu kılıyor.

 

Ceza yargılaması da bu ilkeye tabidir.

Çocuklar, yetişkinler gibi yargılanamaz.

 

Bir çocuk;
dışlanmış, şiddet görmüş, ihmal edilmişse ve

sonunda, kendi öğrendiği gibi tepki veriyorsa;
bu, 
suça değil; yardım çağrısına, işarettir.

 

Bu süreci durdurmak için

ceza değil; sorumluluk alacak, bir sistem gerekir.

O çocuk; yalnız bırakılmasaydı, belki; o ölüm yaşanmayacaktı.

Ceza; gerçeği örter, iyileşmeyi değil, 

susturmayı getirir; ama, geleceği değiştirmez”

 

Olayın, kamuoyunda yarattığı infialin anlaşılır olduğunu belirten Yılmaz;
“Bir annenin, kaybı karşısında yükselen öfkeye; elbette, saygı duyulmalı.

Ancak; hukuk, duygularla değil; ilkelerle işler.

Toplumu korumak, ancak çocukları anlamakla; mümkündür.

 

Çocuk, cezaevinden çıktığında; ne olacak?

Kime dönüşecek?

Nasıl bir toplum kuracağız?

 

Bu sorulara cevap vermeden, çocukları cezalandırmak;
yalnızca bugünü değil, geleceği de 
cezalandırmaktır.

 

Çocuk, "suçlu" insan olmayı; kimlik olarak edinir,
bu edinimi ise; başka suçlara yol açar. 

Erişkin gibi çektiği ceza, bittiğinde;

davranışının cezasını çekmiş bir insan olarak, değil;
"suçlu", "kötü", 
"canavarlaştırılmış" bir insan olarak;

hayatın içine geri döner.

 

Onarıcı yaklaşımlar ise, çocuğa;

hem ne yaptığını, hem de bunun, başkası üzerindeki etkisini; fark ettirir.

Yaptığı davranışla, kimliğini; birbirinden ayırmasına yardım eder” dedi.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA