|
Tweet |
Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) platformu Başlangıç Noktası,
insan dışı türlerin de ekonomik sistemin aktörü olabileceği
“Türler Arası Para” yaklaşımını ele alan, bir rapor yayımladı.
Rapor;
modelin kavramsal çerçevesini,
etik ve hukuki boyutlarını,
dünyadaki pilot uygulamaları ve
Türkiye'ye özgü fırsat alanlarını tartışıyor.
Mayıs 2026'da kamuoyuyla paylaşılan rapor;
yazar ve araştırmacı Jonathan Ledgard'ın geliştirdiği ve
Tehanu girişimi tarafından Ruanda'da pilotlanan bu fikrin;
hangi alanlarda ve nasıl hayata geçirilebileceğini ele alıyor.
Rapor,
Stockholm Resilience Centre verilerine göre tanımlanan;
dokuz gezegensel sınırdan, yedisinin aşıldığı belirtiyor.
Birleşmiş Milletler’e bağlı
Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri
Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu (IPBES) ise;
dünya genelinde, yaklaşık 1 milyon türün
yok olma riski altında bulunduğu bir dönemde yaşadığımızı vurguluyor.
Mevcut piyasa ekonomisi, doğanın değerini fiyatlamakta yetersiz kalıyor.
Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Küresel Riskler Raporu da
çevresel riskleri; 10 yıllık perspektifte,
en yüksek şiddete sahip risk kategorisi olarak sıralıyor.
Türler arası para, en yalın hâliyle;
insan dışı türlerin ve doğanın,
kendi adına dijital para tutabildiği ve harcayabildiği
bir ekonomik mimariyi ifade ediyor
Model;
bir merkez bankası dijital parası (CBDC) benzeri yapılardan
blokzincir tabanlı token modellerine kadar;
farklı teknik altyapılarda hayata geçirilebiliyor.
Modelin temel mantığı:
Bir goril ailesi, bir arı kolonisi ya da bir bölgedeki kediler adına;
dijital bir cüzdan açılıyor.
Fon sağlayıcılar, bu cüzdana kaynak aktarıyor;
cüzdandaki para ise;
bu türleri koruyan insanlara ve yerel topluluklara, ödeme olarak veriliyor.
Örneğin;
kaçak tuzakları kaldıran bir kişiye ya da arı dostu üretim yapan bir çiftçiye.
Böylece; insan dışı türler, ekonomik sistemin birer aktörüne dönüşebiliyor.
Modelin ilk somut uygulaması,
Jonathan Ledgard’ın kurucusu olduğu Tehanu girişimi tarafından;
Ruanda’daki dağ gorilleri üzerinde hayata geçirildi
Pilot kapsamında,
goril aileleri için dijital kimlikler oluşturuldu;
bölgede yaşayan insanlar tarafından tuzakların kaldırılması,
atık temizliği gibi eylemler karşılığında; bu kişilere ödeme yapıldı.
Başlangıç Noktası’nın raporu,
bu uluslararası deneyimi referans alarak;
Türkiye için pilot alan önerileri geliştiriyor.
Türkiye’nin yüksek mobil bankacılık kullanım oranı ve
2025 ortası itibarıyla; yüksek dijital bankacılık kullanıcı sayısı,
modelin; ülkemizde de test edilebilmesi için elverişli bir zemin sunuyor.
Modelin işleyebilmesi için
türlerin ve ekosistemlerin durumuna ilişkin, verilere ihtiyaç duyuluyor
Bu noktada;
sensörler, gözlem kameraları, dronlar, uydu görüntüleri ve
mobil uygulamalar devreye giriyor.
Yapay zekâ ise; bu görüntü ve ses verilerini analiz ederek;
türleri tanıyor ve davranışları analiz ediyor.
Bu altyapı;
ödemelerin, önceden belirlenmiş koşullara bağlanmasını mümkün kılıyor.
Yani; ödeme, somut bir iyileşme ölçüldüğünde yapılıyor.
Örneğin;
bir bölgedeki plastik atık miktarının,
temizlik çalışmaları sonucunda azaldığı doğrulanırsa ya da
bir mahallede sokak kedilerinin sağlık göstergelerinde,
düzenli besleme ve veteriner desteğiyle, iyileşme görülürse;
ilgili ödeme, bu doğrulamanın ardından devreye giriyor.
Raporda yer alan şu cümle,
konseptin felsefesini kısaca özetliyor:
"Para, tıpkı hafıza gibi çalışıyor.
Ama bugün kullanılan para biçimleri,
8 milyon türün neredeyse hiçbirinin hafızasını tutmuyor.
Eğer; para, gerçekten kolektif hafızamızın bir aracıysa;
bu hafızanın, yalnızca insanlar için değil;
birlikte yaşadığımız tüm türler için işleyip işleyemeyeceğini
sorgulamamızın zamanı geldi.''
-----
“Türler Arası Para:
Doğanın ve İnsan Dışı Türlerin Ekonomik Sisteme Dahil Edilmesi Üzerine
Bir Araştırma ve Tartışma Çerçevesi” başlıklı raporun tam metnine,
pilot alan önerilerine ve katkıda bulunan uzman görüşlerine,
Başlangıç Noktası’nın resmi internet sitesi üzerinden erişilebilir.