|
Tweet |
Şirketler; artık, büyük metrekareli alanlardan ziyade;
verimlilik, sürdürülebilirlik ve çalışan deneyimini önceleyen
daha verimli ve daha kaliteli, ofis alanlarına yöneliyor.
Gayrimenkul sektöründe “Flight to Quality” (Kaliteye Uçuş) olarak adlandırılan bu trend,
globalde olduğu gibi Türkiye’de de hızla yayılıyor.
Dünyanın önde gelen gayrimenkul hizmetleri firması
CBRE‘nin Türkiye Direktörü Can Kadir Yalnızcan,
ofis pazarında yaşanan bu dönüşümün,
yalnızca bir metrekare küçülmesi değil;
“çalışma kültürünün yeniden tanımlanması”
anlamına geldiğini vurguluyor.
Can Kadir Yalnızcan,
şirketlerin ofis tercihlerinde;
çalışan deneyimi, konfor ve verimliliğin
en belirleyici faktörler haline geldiğini belirterek;
şunları söylüyor:
“Pandemi sonrasında birçok kurum;
çalışanlarının, haftanın belirli günlerinde ofise geldiği;
hibrit modele geçti.
Bu durum;
firmaları, fiziksel alanlarını yeniden düşünmeye yöneltti.
Artık, metrekare değil;
ofisin çalışanına sunduğu deneyim,
sürdürülebilirlik performansı ve
teknolojik altyapısı konuşuluyor.”
CBRE Türkiye verilerine göre;
A+ ofis segmentinde doluluk oranları, özellikle;
Levent, Maslak ve Ataşehir gibi merkezi lokasyonlarda artış eğiliminde.
Yalnızcan, bu konuda şöyle diyor:
“Küresel yatırımcılar ve çok uluslu firmalar;
ESG kriterlerine uyumlu ofisleri, tercih ediyor.
Türkiye’de de bu farkındalık, hızla artıyor.
Enerjiyi verimli kullanan,
karbon ayak izini azaltan,
çalışan sağlığını merkeze alan ofisler;
artık, bir tercih değil; zorunluluk haline geldi.”
CBRE Türkiye’ye göre;
modern ofislerde, artık;
dijital altyapı, akıllı bina sistemleri ve veri tabanlı enerji yönetimi çözümleri
ön plana çıkıyor.
Yalnızcan; bu dönüşümün, yalnızca fiziksel değil;
dijital bir yeniden yapılanma, anlamına geldiğini belirtiyor:
“Firmalar;
sensör tabanlı enerji yönetimi,
uzaktan izleme sistemleri ve
veri analitiği gibi çözümlerle, ofis operasyonlarını optimize ediyor.
Teknoloji; hem maliyet, hem sürdürülebilirlik tarafında fark yaratıyor.”
CBRE Türkiye; önümüzdeki dönemde,
ofis pazarında; hibrit çalışma düzenine uygun, modüler ve esnek alanların
öne çıkacağını öngörüyor.
Yalnızcan,
“Flight to Quality” trendinin kalıcı olduğunu vurgulayarak;
sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Artık; hiçbir şey eskisi gibi değil.
Şirketler, büyümeyi yalnızca alanla değil; kaliteyle ölçüyor.
Daha küçük ama;
daha nitelikli, sürdürülebilir ve teknolojiyle entegre ofisler,
geleceğin yeni normali haline geldi.”