|
Tweet |
Yazılım tanımlı araçlar gerçeğe dönüşürken;
frenleme, direksiyon ve sönümleme gibi temel şasi işlevlerinin yönetimi
bir arada sağlanabiliyor.
ZF Yönetim Kurulu Üyesi ve Şasi Çözümleri Bölümü Başkanı
Dr. Peter Holdmann; konuyla ilgili, değerlendirmede bulundu:
“Bu trendden, iki şekilde yararlanıyoruz.
Bunların ilki;
elektronik direksiyon kontrolü
(steer-by-wire) veya
elektronik fren kontrolü
(brake- by-wire) çözümlerimiz gibi;
hazır sistem bileşenlerine yönelik talepte beklenen,
küresel artış.
Diğeri ise;
bu bileşenlerin,
sorunsuz koordinasyonunu sağlayan işlevlere yönelik
güçlü talep."
ZF'nin Şasi 2.0 yaklaşımı;
yazılım tarafından desteklenen yeni şasi işlevlerini
etkinleştirmek için akıllı ve birbirine bağlanabilir
aktüatörlerden yararlanıyor.
Bu ürünlerin tümü;
halihazırda ZF Şasi Çözümleri Bölümü'nün, mevcut portföyünün bir parçası.
Bu teknolojinin merkezinde;
frenleme ve direksiyon gibi sistemlerin
direksiyon simidi ile direksiyon dişlisi veya
fren pedalı ile fren sistemi arasında
herhangi bir mekanik bağlantı olmadan çalışmasını sağlayan
“by-wire” teknolojilerinin endüstriyelleştirilmesi, yer alıyor.
-----
Bu sene başında, NIO ET9;
Çin pazarında ZF tarafından geliştirilen tam otomatik direksiyon sistemi ile
seri üretime geçen ilk araç oldu.
Çinli otomobil üreticileri ile iki sözleşme daha imzalandı.
Yine ZF’nin, Mercedes-Benz ile de imzaladığı
anlaşma çerçevesindeki seri üretimin, 2026 yılında başlaması planlanıyor.
-----
ZF'nin Şasi 2.0 ürün portföyünde;
aktif ve yarı aktif, süspansiyon sistemleri de bulunuyor.
sMOTION aktif şasi sistemi;
binek otomobil şasi tasarımında, uzun süredir var olan;
“denge ve dinamizm için konfordan ödün verme” ikilemine, çözüm getiriyor.
İlk yarı aktif CDC (Sürekli Süspansiyon Kontrolü) sistemini
25 yıl önce pazara sunan ZF;
bugün bu segmentte küresel pazarın yüzde 40'ını karşılıyor.
Arka aks AKC sistemi ile pazarda daha da güçlü bir konuma sahip olan ZF,
2024’te bu sistemle;
küresel pazarda yüzde 73,
Asya pazarında ise; yüzde 80 gibi etkileyici bir pay elde etti.
Dr. Peter Holdmann;
“Şasi 2.0 yaklaşımımızla,
pazarın güncel gereksinimlerini tam olarak karşılıyoruz” diyor.
"Ürün portföyümüzün, bu segmentinin;
tek başına, bu on yılın sonuna kadar;
küresel pazarın, yaklaşık yüzde 33'ünü oluşturacağını ve
yaklaşık; 4,8 milyar Avro toplam gelir sağlayacağını tahmin ediyoruz.
Chassis 2.0 portföyümüzün, tüm kilit segmentlerinde;
pazar ve teknoloji liderliğimizin devamına hazırız."
Alınan son siparişlerin de ortaya koydüğu gibi
Şasi 2.0 ürün grubu, tüm müşteri gruplarına hitap ediyor:
ZF, şimdiden tüm dünyada faaliyet gösteren
Avrupalı ve Kuzey Amerikalı büyük ölçekli üreticiler,
dinamik Çinli OEM'ler ve özel pazarları hedefleyen dinamik start-up’larla anlaşmalar imzalıyor.
ZF; tedarik kapsamına,
ilgili aktüatörlerin dahil edilip edilmediğinden bağımsız olarak;
yazılım uzmanlığı sunabilen, az sayıdaki teknoloji iş ortağından biri konumunda
Bunun temelinde;
sisteme dahil olan tüm bileşenleri entegre biçimde koordine eden
cubiX yazılım platformu yer alıyor.
Araca monte edilen şasi bileşenlerinden bazıları,
ZF'den temin edilmemiş olsa bile;
üreticinin spesifikasyonlarına göre uyumlu bir sistem sağlanıyor.
Teknoloji grubu, cubiX'i; şimdiden seri üretim olarak sunuyor ve
ilave olarak; cubiX Tuner ile bir sonraki adımı atıyor.
Araç üreticileri için sezgisel bir çözüm olarak tasarlanan bu araç;
aktüatörler arasındaki karşılıklı ilişkileri, otomatik olarak hesaplıyor.
Bir elektronik kontrol ünitesi;
sadece birkaç tıklama ile
üreticinin özgün “marka DNA'sı” ile uyumlu hale getirilebiliyor.
Bu yenilikçi çözüm;
mühendisleri karmaşık şasi kalibrasyon sürecinde destekleyerek,
özellikle; geliştirme süresinin kısaltılması bakımından, ciddi bir katma değer sunuyor.
Şasi Çözümleri Bölümü Geliştirme Birimi Başkanı Philippe Gasnier,
“Bu, özellikle Asya'da olmak üzere;
tüm pazarlardaki müşterilerden gelen
geliştirme süreçlerini hızlandırma ve maliyetleri azaltmaya yönelik,
kritik talebe; doğrudan yanıt veriyor” diyor.
-----
ZF'nin donanım uzmanlığı ve yazılım bilgi birikiminin
yeni şasi fonksiyonları için sağladığı güçlü entegrasyonuna güncel örneklerden biri de
Akıllı Şasi Sensörü:
Rotilin içine entegre edilen bu sensör;
araç gövdesinin göreceli hareketini ölçüyor.
Bu sensör ve sağladığı veriler;
halihazırda temel şasi fonksiyonlarının kontrolünü, mümkün hale getiriyor.
Bu sensör; bu yıl, Cadillac CELESTIQ modeli ile seri üretime girdi.
.jpg)
ZF'nin “Şasi Sağlığı” konsepti kapsamında;
Akıllı Şasi Sensöründen gelen ivme verileri,
şasi ve araç gövdesi üzerinde etkili olan kuvvetleri, sürekli olarak kaydediyor,
bunların şasi işlevselliğini nasıl etkileyebileceği de
algoritmalar tarafından gerçek zamanlı olarak hesaplanıyor.
Donanım ve yazılım arasındaki etkileşim;
şasi bileşenlerinin anlık durumlarının, sürekli izlenmesine olanak sağlıyor.
Bulut bağlantısı üzerinden iletilen veriler;
standartlaştırılmış arayüzler aracılığıyla aktarılıyor ve
yapay zeka destekli algoritmalar kullanılarak; analiz ediliyor.
Bu çözüm;
şasinin mekanik yükleri ve güvenlikle ilgili koşulları hakkında kritik bilgiler sağlıyor ve
araç için aynı zamanda; bir “dijital kondisyon takipçisi” işlevi üstleniyor.
ZF'nin arka plan sistemlere entegre “Şasi Sağlığı” konsepti,
veri odaklı geliştirmeyi mümkün kılarken;
öngörülmeyen arıza sürelerinin ve atölye ziyaretlerinin, azaltılmasına yardımcı oluyor.