romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
İtirazın köprü olmadığının kanıtı
Tarih: 23-06-2026 21:20:00 Güncelleme: 23-06-2026 21:20:00


Çılgın projeler diye ortaya çıkılıp, yapımından yapım şekline, kredilendirilmesinden garanti ödemelerine kadar her şeyiyle ülkeye zarar yazan açılımın üzerinden yıllar geçtikçe parasını ödediğimiz, ama kendisini hatırlamadığımız işler, hayatımızı, kentlerimizi zedelemeye devam ediyor.

 

Mesele üçüncü köprüyle başlamıştı. Hatta belediye başkanlığı sırasında üçüncü köprüyü ülkeye ihanet olarak tanımlayan AKP Genel Başkanı’nın imzasıyla hayata geçirildiğinde, ona ilave havalimanı, kanal gibi projeler de beraberinde gelmişti.

 

Kuzey Ormanları’nın canına okuyan, dünyada doğaya uyumlu inşa edilen örnekleri olmasına karşılık bir tarafta su havzalarını tahrip riski, diğer yanda şehrin ciğerlerine müdahil olan tavrı ile problemli bir yapıydı.

 

O süreçte gıda tedarik zincirinin bile oraya mecbur kılınmasıyla fiyatlar üzerinde ortaya çıkan maliyet etkisi gibi detaylara girmiyorum bile. Köprü tartışmasının başladığı noktada, konunun köprü olmadığını, orman alanlarıyla ilgili olduğunu ve ilk iki köprü örneğinin anlattığı üzere, imarın yolunu açan eğilimin belireceğini tüm uzmanlar dile getirdi. Elbette dinlenmedi.

 

Şimdi Meclis’ten geçen yasa ile bunun yolu açılıyor. Sözcü Gazetesi’nden Erdoğan Süzer’in haberi çok çarpıcı detayları ortaya koyuyor. Anayasa’ya aykırı olmasına rağmen 80 bin kişiye 130 bin hektarlık orman alanının geçeceğine işaret ediliyor.

 

‘AİHM’deki cezaları ödemek yerine, o dönemki sahiplerine tapuyu devredip konuyu kapatmak istiyor’ vurgusuyla ortaya konulan bu vakanın mutlaka açıklığa kavuşturulması ve açıklama yapılması gerekir. Çünkü yine haberde süreçle ilgili verilen detay gösteriyor ki Orman Genel Müdürlüğü’nün açtığı davalarla ormanlaştırılan alanlardan söz ediyoruz.

 

Aslında bu bir örnek… Türkiye’de meselelerin nasıl yürüdüğüne dair yeni bir emsal ile karşı karşıyayız. Yıllarca Hazine arazilerini çevirip sonra imar aflarıyla tapusunu alanların, bugün kentin bina güvenliği açısından tartışmalı alanları olması da ayrı bir çelişki.

 

Nitekim 6 Şubat faciası olmasaydı, o gün de gündemde yeni bir imar affı yok muydu? Genel anlamda para ile zengin olunamayan, bunun bir değer gerektiren, sadece potansiyel ile gelişmenin mümkün olmadığı, emek vermenizi zorunlu kılan bir fotoğrafın karşısına geçip mirasyedi gibi davranarak olumlu sonuçlar bekleyemezsiniz.

 

60 milyar doları aşan özelleştirmelerin bugün geldiği noktaya bakarsanız, sadece Tekel’in fabrikalarının yerinde bulunan AVM’ler bile işlerin yanlış gittiğini tüm haşmetiyle bize anlatıyor.

 

Özetle bu örnek üzülerek söylemek gerekir ki, uzmanların köprü konusundaki çekincelerini haklı çıkarmıştır. Bir yere yaptığınız yapı, devamında meseleyi kontrolden çıkarıyorsa ya da kontrollü olarak yapılaşmaya yol açıyorsa ve bu tüm ekosistemi bozan bir noktaya bürünüyorsa, sizin sorunlarınız yoktur; sorun yaratıyorsunuz demektir.

 

Özelleştir, köprü yap, yol yap, sonra da onları sat. Buna ekonomi demek de, gelişmeden bahsetmek de mümkün değil. Ancak hamasetle göz boyanır ama faturayı tüm ülke öder.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 113 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA