romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Sezer KOYUN

facebook-paylas
Orta Asya fırsatı kaçarken
Tarih: 15-11-2025 16:17:00 Güncelleme: 17-11-2025 18:25:00


Bir ülke düşünün.

Tarihsel kökleriyle, Asya’nın derinliklerine uzanıyor.

Aynı dili konuştuğu halklarla;
ortak bir geçmişi, benzer alfabesi, benzer acıları ve özlemleri var.

Coğrafi olarak;

Avrupa ile Asya'nın tam kesişiminde, bir jeopolitik köprü konumunda.

Ve bu ülke,

kendi doğal uzantısı olan Orta Asya'da

yaşanan büyük jeopolitik dönüşüm sırasında...

sahanın dışında.

 

Bahsettiğim ülke, elbette; Türkiye.

 

2022’de başlayan Ukrayna Savaşı;

Rusya'nın bölgede kurduğu, eski Sovyet gölgesini geri çekti.

Orta Asya ülkeleri – Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan –

yeni ortaklıklar, yeni güç dengeleri, yeni ekonomik merkezler aramaya başladı.

Çin, zaten; bölgede ağır bir ekonomik aktör.

Amerika, Rusya’nın boşalttığı alana; yumuşak gücüyle sızmaya çalışıyor.

Ama ne yazık ki; bu yeniden şekillenen masada,

Türkiye'nin sesi; ya duyulmuyor, ya da çok az çıkıyor.

 

Oysa Hikâyenin Başlangıcı Farklıydı

 

1990'ların başında, Sovyetler yıkıldığında;

Türkiye Cumhuriyeti belki de en çok, bu coğrafyada umut uyandırmıştı.

“Ağabey Türkiye”, “Ankara modeli kalkınma” söylemleriyle;
TİKA, TRT, üniversiteler, iş insanları Orta Asya’da seferberlik başlatmıştı.

THY ilk uçuşları; Almatı'ya, Taşkent'e yapmıştı.

Türk liseleri, Türk televizyon dizileri, Türk inşaat şirketleri bölgeye girmişti.

 

Ama sonra; 2010’lara gelinirken, işler yavaşladı.

İçeride artan siyasi gerilimler, dış politikada zikzaklar ve ekonomik kırılganlıklar,

Türkiye’nin bu coğrafyadaki “istikrarlı partner” algısını zedeledi.

2020’lere geldiğimizde ise; çok daha acı bir gerçekle karşı karşıyayız:

Türkiye artık, davetli bile değil.

 

Peki Ne Kaçırıyoruz?

 

Orta Asya, sadece nostaljik bir “Turan” rüyası değil;

 

Bu bölge:
Trilyon dolarlık doğal kaynaklara sahip.
 Yeni İpek Yolu’nun tam ortasında yer alıyor.

  Çin’in, Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamında,
  1 trilyon dolara yakın altyapı yatırımı yaptığı bir merkez.
 Nüfusu genç, kentleşme oranı artıyor,

  enerji, lojistik, dijital altyapı ve finans sektörü hızla büyüyor.

 

Kazakistan; 2025’e kadar yenilenebilir enerjiye,

45 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor.

Özbekistan; e-ticaret ve fintech için 3 milyar dolarlık uluslararası fon çekti.

Türkmenistan; doğalgaz ihracatını, Çin dışında Avrupa’ya da yönlendirmek istiyor.

Ve Türkiye; bu sürecin neresinde?

Ne yazık ki; seyirci koltuğunda.

 

Oysa Ne Olabilirdi?

 

Türk Devletleri Teşkilatı;

birkaç yıl öncesine kadar, bölgenin siyasi entegrasyonu için büyük bir umut taşırken;

şimdi, yalnızca; sembolik zirveler ve bildiri metinlerinden ibaret görünüyor.

Ekonomik entegrasyon adına atılan adımlar ise;
ya kâğıt üzerinde kaldı ya da bölge ülkeleri tarafından ciddiye alınmadı.

Çünkü; Türkiye’nin sunduğu model, artık; ekonomik açıdan da cazip değil.

 

Kur oynaklığı, yüksek enflasyon, siyasi belirsizlikler ve

kurumlara olan güvenin zedelenmiş olması;
Türkiye'yi, dış politika anlamında da zayıf bir aktör hâline getirdi.

Kazakistan gibi bölgenin büyük oyuncuları;

yatırım partneri olarak, artık; Almanya’yı, Güney Kore’yi, Çin’i tercih ediyor.

Çünkü; onlar sadece tarih anlatmıyor, aynı zamanda yatırım getiriyor, istikrar sunuyor.

 

Sonuç Yerine: Kaybolan Coğrafyalar

 

Orta Asya, Türkiye için hâlâ büyük bir fırsat.

Ama; bu fırsat, sadece;

dil birliğiyle, mitolojik çağrışımlarla ve diplomatik jestlerle kazanılamaz.

İstikrar, güven, ekonomi politikası ve tutarlılık gerekir.

Bugün ne yazık ki;
Türkiye'nin dış politikadaki pozisyonu,

ekonomik gücünden daha büyük bir illüzyona dayanıyor.

Ve o illüzyon, giderek soluyor.

 

Bu yazıda yer alan değerlendirmeler,

herhangi bir yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.

Ama, şu kadarını söyleyelim:

Jeopolitik fırsatlar, hisse senedi gibi değildir.

Günü geldiğinde almazsan, başkası alır.

Ve sen, sonsuza dek; izleyen olursun.

 

 

 

sezerkoyun@cratone.com

 



Bu yazı 4584 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA