İki Kardeş, Bir Miras ve Bitmek Bilmeyen “Doğru Zaman” Arayışı
“Yatırımı; matematikçiler planlar, hayat onu bozup yeniden yazar.
Borsada grafiğe, evde kira kontratına bakarken; aslında kim kazanıyor?”
– fısıltı ekonomisinin kadim sorusu
Mete; kırk beşinde, bekar ve şehir merkezinde kiracı.
“Her ay, başkasının tapusuna para kazandırıyorum” diye söylenip duruyor.
Ablası Ayşe, ellisinde;
üniversiteye giden oğlunun harç-yurt-kitap üçgeninde akrobatlık yapıyor.
Babalarından kalan üç milyon lirayı, bölüşüp yoluna gitmek yerine;
“ortak yatırım” fikrine kapıldılar ve
ev mi, araba mı, yoksa beklemek mi sorusunun girdabında, savrulmaya başladılar.
Merkez Bankası, son verilerinde;
konut fiyat artış hızının yavaşladığını söylüyor.
Yavaşlamak, geri vitese takmak değil; sadece tempo düşürmek.
İstanbul’da ortalama metrekare; bugün, altmış bin lira civarında;
yüz metrekarelik bir daire, altı milyonun altına düşmüyor.
Moda-Nişantaşı hattında, metrekare yüz bin lirayı zorlarken;
“uygun” denilen, Sancaktepe-Esenyurt tarafında bile; elli bin lira altı, neredeyse hayal.
Mete, “Bu rakama eskiden villa alınırdı” deyince;
Ayşe, eski faturaları çıkarıyor ve
2012’de beş yüz beş bin liraya aldıkları evi, hatırlatıyor:
O gün kur 1,80’di; yani; yaklaşık iki yüz seksen bin dolar.
Aynı daire; bugün, beş yüz elli bin dolar isteniyor.
Türk Lirası'nda on iki, dolarda iki kat artış…
Ev, durduğu yerde; kripto gibi çalışmış.
Kredi cephesi; aynı öyküyü, masraflı bir versiyonla anlatıyor.
Bankalar on yıl vadeli konut kredisinde, aylık yüzde üç civarı faiz uyguluyor;
bir milyon lira çekenin taksiti otuz bin liraya yaklaşıyor,
toplam geri ödeme üç buçuk-dört milyon lirayı buluyor.
Mete; sarkastik bir kahkahayla,
“Faiz düştüğü gün;
satıcı metrekaresine zam yazar, sen yine aynı noktaya gelirsin” diyor.
Ayşe’nin aklıysa, konfora kayıyor:
“O zaman, iki milyonluk elektrikli sedan alayım;
oğlum kampüste hava atar, ben şarj-kafe selfilerime başlarım.”
Mete bu kez direksiyonu çeviriyor:
“Araba, üç yılda yüzde otuz değer kaybeder;
ev, üç yılda yüzde otuz düşse; ekonomi Twitter’ı bayram eder.
Ayrıca; park yeri bulamazsan, arabayı evde; misafir gibi ağırlarsın!”
Kira gerçekliği, tartışmayı bıçak gibi kesiyor.
İstanbul’da yirmi bin liraya ‘adam gibi’ daire bulmak, artık şehir folkloru;
o parayla, ya banliyöde oturacaksınız, ya da konfordan vazgeçeceksiniz.
Mete son noktayı koyuyor:
“Kira ödemek servet transferi.
Ev alırsam, taksit öderim ama sonunda, tapu bende kalır.
Krediyle ev = faizli huzur,
kirada kalmak = faizsiz stres.”
Ayşe hâlâ temkinli;
1994 krizinde gecelik faizin yüzde binleri,
2001’de kur şokunu,
2018’de bir gecede yüzde kırk eriyen Türk Lirası'nı hatırlıyor.
Tarih de temkinli davranmayanı pek affetmemiş:
1994’te konut üç yıl sonra reel değerini,
2001’de on sekiz ay sonra nominal kaybını telafi etti;
2020-2025 arasında Türkiye konut fiyat endeksi, nominalde yüzde yedi yüz yükseldi,
OECD ortalaması otuzda kalırken.
Emlak, dibe vurmayı pek sevmiyor.
KOBİ perspektifiyle bakıldığında; senaryo değişiyor.
Depo, cadde ofis, küçük lojistik arsa gibi ticari mülklerde kira çarpanı,
on iki-on beş yıl; konutta, yirmi beş yılın üzerinde.
Nakit akışı seven işletme sahibinin gönlü, hâliyle eve değil; metre tavanına kayıyor.
Günün sonunda, kardeşler; aynı masadan farklı kararlarla kalkıyorlar.
Ayşe; faiz düşsün, oğlan mezun olsun, arabayla idare ederim diyor.
Mete; kira el yakıyor, ev fiyatı benden hızlı koşuyor,
yakaladığım yerde tutarım diye düşünerek; ekspertiz randevusu alıyor.
Konut almak bir fiyat kumarı değil;
zamanlama, ihtiyaç ve psikoloji sentezi.
Para hazır, kira baskısı yüksek, konum doğruysa;
pahalı denen ev yarının indirim etiketi olabilir.
Belirsizlik ağır, borç yükü omuz kıracaksa;
beklemek de cesur bir strateji.
Kiracı kalmanın maliyeti huzursuzluk,
araba almanın maliyeti değer kaybı,
ev almanın maliyeti yüksek faiz ama; uzun vadede tapuda yazan isim…
Terazi sizin elinizde.
Yasal uyarı:
Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir.
İçerikteki sayılar kamusal verilerden derlenmiş,
yorumlar kişisel gözlemlere dayanır.
Karar vermeden önce;
kendi finansal durumunuzu ve profesyonel danışman görüşlerini dikkate alınız.