romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Sezer KOYUN

facebook-paylas
Ekonomiyi kenardan izlemek yasak
Tarih: 15-06-2025 20:59:00 Güncelleme: 19-06-2025 15:08:00


Popcorn’unuzu alın, dalga geliyor!

 

Yıl 2025.

Mevsimlerden belirsizlik.

Sabah haberleri yine bildiğimiz gibi:

dış ticaret açığı 6,5 milyar dolar,

petrol fiyatı, Ortadoğu’nun keyfine göre hop oturup hop kalkıyor,

Merkez Bankası politika faizi yüzde 46, ama;
halkın bu oranla ilişkisi hâlâ

“bir banka reklamında geçerse tanıyor” düzeyinde.

 

Sabah kahvesini içerken,

televizyona bakan ortalama bir vatandaşın gözünde;
“6,5 milyar dolarlık açık” sadece birkaç sıfırdan ibaret.

Ama aslında o rakam, ekranın arkasında ciddi bir hikâye anlatıyor:

“Sen ürettiğinden çok tüketiyorsun, evlat.”

Ve bu açık zaten bizim bitmeyen tüketim iştahımız sayesinde; doğuyor.

Her ay yediğimiz açık, bir sonraki ayın bütçe diyaloğunu belirliyor.

 

Rakamlar net:

ihracat 24,8 milyar $, ithalat 31,3 milyar $.

Enerji ve altını hariç tuttuğumuzda, karşılama oranı yüzde 93 — kulağa hoş geliyor.

Ama; pompada litrenin yanına geldiğinde, o oran buhar oluyor,

geriye sadece etiket kalıyor.

 

Enflasyon tarafında; TÜİK, yüzde 35,4 diyor.

Market ise; raf diliyle konuşuyor: “Bu etiket geçen hafta böyle değildi.”

Piyasa; faiz indirimi için “200 baz puanlık gevşeme gelir mi?” diye tahmin yarışında.

Merkez Bankası; bu aralar, sahnede sakince oturuyor ama;
herkes, fondaki müziğin değişmesini bekliyor.

 

Ortadoğu? Bambaşka bir senaryo.

İsrail’in İran’a yönelik nokta operasyonu,

petrol fiyatlarını bir günde yüzde 8 zıplatarak, 75 dolara fırlattı.

Gerilim uzarsa, 100 $ senaryosu masada.

 

Unutmayalım:

her +10 $ petrol artışı, Türkiye'nin yıllık enerji faturasına,

yaklaşık 4 milyar $ ek maliyet demek.

Bu, sadece devletin bütçesi değil;
bizim doğalgaz faturasına da yansıyan gerçeklik.

 

Borsa bu tür haberlere bayılmaz: bir gün yüzde 3 artar, ertesi gün yüzde 5 düşer.

Yabancı yatırımcı hâlâ temkinli,

BIST’teki yabancı payı, yüzde 29 civarında.

Piyasa olumlu hikâyeye aç, ama; güvene muhtaç.

 

Bankacılık tarafında;
BDDK, yeni düzenlemelerle; “faiz farkı riskini önce sen yut” dedi.

Krediyi ucuzdan verirken, mevduatı pahalı topluyorsan;
şoku, kamu değil; sen karşılayacaksın mesajı verildi.

Yani; denge oyunu sıkılaştı.

 

Vatandaş cephesine gelirsek:

Tüketici güveni düşük ama; harcama eğilimi yüksek.

Akıl ve hisler ters yönde ilerliyor.

“Param yok ama harcamalıyım, çünkü; belki yarın daha pahalı” sendromu hâkim.

 

Gelelim, herkesin sorduğu o meşhur soruya:
“Dolar ve euro düşer mi?”


Cevap: Bu, sisli havada dürbünsüz uçak indirmeye benziyor.

Ama; genel tahmin şu: hızlı düşüş yok, usul usul yukarı.

Sağlıklı yürüyüş temposunda, yorarak ama şaşırtmadan.

Tahminler 40–45 TL bandını gösteriyor, ama; bu bir yatırım tavsiyesi değil,

sadece güncel hava raporu.

Meteoroloji gibi: “Değişebilir, şemsiye taşıyın.”

 

Yatırımcılar neye bakıyor?


Fiyat istikrarı: Enflasyon kontrollü bir patikada ilerliyor mu?
Kur dengesi: Panik yoksa reel getiriler hâlâ cazip mi?
Reform takvimi: Yeşil mutabakat, dijital vergi, adalet... kağıtta mı, sahada mı?

 

Eğer, bu üçlü dengede kalırsa;

Türkiye, yatırım hikâyesini yazmaya devam eder.

Ama; petrol 120 doları görürse, reformlar rafta kalırsa,

o zaman; “beklemeye alınmış dosya”ya dönüşürüz.

 

Ve şimdi film biterken, perdede şu yazı beliriyor:
“Ekonomi sabit kalmaz. Ya büyürsün ya küçülürsün.

Bekleyen sadece popcorn’dur.”

 

Bu hikâyede seyirci olamazsın.

Çünkü; ekonomiyi kenardan izlemek, artık yasak.

Ya yön verirsin, ya dalgaya yakalanırsın.

Ama; her hâlükârda—faturayı hep birlikte öderiz.

 

 

 

sezerkoyun@cratone.com

 



Bu yazı 2839 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA