romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Sezer KOYUN

facebook-paylas
EKK sahnesinde dördüncü perde
Tarih: 29-07-2025 15:33:00 Güncelleme: 31-07-2025 15:31:00


21 Temmuz Pazartesi sabahı,

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde objektiflere yansıyan kare;
son yılların tanıdık temsiliydi:

uzun bir masanın etrafında ekonominin ağır topları,

ortada ise; “koordinasyon” sözüyle açılan bir toplantı.

Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) yeni dönemin ilk oturumunu yaparken,

kamuoyuna verilen ana mesaj;
para, maliye ve gelir politikalarının tek perdede uyumlandırılması oldu.

Kâğıt üzerinde, kusursuz görünen bu hedef;

pratikte, aynı ezginin farklı enstrümanlarla çalındığı bir orkestraya benziyor.

 

Geçmişe kısa bir bakış:

2022 yazında, “enflasyonu tek haneye indirecek eş-güdüm” vaadiyle yola çıkan Kurul;
o günlerde, TÜFE’nin yüzde 79’u gördüğü bir ortamda umut yaratmıştı.

Bugün, resmi veriler; enflasyonu yüzde 35’e kadar gerilemiş gösterse de

Orta Vadeli Program (OVP) 2025-2027’de yazılı yüzde 15 hedefi,

hâlâ; oldukça uzakta.

Üstelik; 2024 bütçe açığı tahminleri, yüzde 3,5 iken;

gerçekleşme, yüzde 5’in üzerine tırmandı;

personel giderlerindeki genişleme, kamu dengelerini iyice zorluyor.

Tam da bu nedenle; “koordinasyon” kelimesi, yalnızca bir manşet değil;
ağır bir taahhüt niteliği taşıyor.

 

Politika cephesinde, iki kırılgan denge öne çıkıyor.

İlki likidite-harcama ilişkisi:

Merkez Bankası; fiyat istikrarını korumak adına, kredi büyümesini frenlerken;

maliye kanadı; sosyal transferler ve yatırım projeleriyle, ekonomiyi destekliyor.

Aynı anda; hem frene, hem gaza basma metaforu burada hayat buluyor;

likidite çekildikçe piyasa faizleri yükseliyor,

ancak; genişleyici harcamalar, bu sıkılığı kısmen nötrleyebiliyor.

 

İkinci denge ise; kur-enflasyon etkileşimi.

Piyasa katılımcıları, yıl sonuna kadar; TL’nin kademeli değer kaybı öngörüyor.

Kurun baskılanması fiyat geçişkenliğini azaltabilir;

fakat aşırı baskı, ihracat marjlarını daraltarak; üreticiyi köşeye sıkıştırıyor.

Ara malı ithalatına bağımlı sektörlerin hesabı net:

dövizdeki her 1 liralık artış, maliyete ortalama yüzde 1–1,5 yansıyor.

 

Mikro ölçekte tablo somut:

 

Konya’da buğday üreticisi;
dizel desteği azalırsa, dekar başına maliyetinin

1 300 TL’den 1 550 TL’ye çıkacağını hesaplıyor.

 

Kocaeli’nde paslanmaz çelik levha üreten tesis,
ton başına üretim maliyetinin; son altı ayda 80-100 dolar yükseldiğini,
küresel satış fiyatlarının ise; yatay seyrettiğini dile getiriyor.

Girdi baskısı; üretim kararlarını, beklenenden daha hızlı etkiliyor.

 

Önümüzde iki olası senaryo konuşuluyor:

 

İyimser çizgi - Eylül’de duyurulacak tasarruf paketi;
kamu alımlarında yüzde 15 kesinti sağlar,

vergi tabanı genişler,

enerji fiyatları küresel ölçekte sakin kalır;

böyle bir zeminde, TL’nin;
yıl sonunda, 38-40 bandında dengelenmesi ve

2026 ortasında, enflasyonun yüzde 22-24 aralığına inmesi olası.

 

Zorlu çizgi -Kamu personel harcamaları hız kesmez, enerji maliyetleri yükselir,

küresel finansman koşulları sıkılaşırsa;
kur, 45 seviyelerine yaklaşabilir;

enflasyonun, 2026’nın ilk çeyreğinde yeniden yüzde 40 sınırını test etmesi,

kuvvetle muhtemel.

 

Her iki tabloda da uyumun gerçek sınavı,

toplantı salonundaki sunumlar değil;
sahaya yansıyan, uygulanabilir kararlar olacak.

 

Son söz:

Koordinasyon, politikalar birbirini sıfırladığında değil;

birbirini tamamladığında anlam kazanacak.

 

Para politikası sıkı duruşunu korurken mali disiplin gevşer ve gelir politikası genişlerse;
çekilen likidite, bütçe açığından geri döner.

 

Tersine;
maliye frene basar, gelir politikası ılımlı, para politikası tutarlı kalırsa;
enflasyondaki düşüş, kalıcı hâle gelebilir.

Aksi durumda; yeni EKK toplantı tarihleri açıklanır,

ancak; ekonomi sahnesinde, aynı oyun; farklı dekorlarla sürer.

 

 

sezerkoyun@cratone.com

 

 

Bu yazıda yer alan bilgi, değerlendirme ve öngörüler;
29 Temmuz 2025 itibarıyla,

yazarın kişisel görüşlerini yansıtmakta olup;

herhangi bir yatırım, hukuki ya da finansal tavsiye niteliği taşımaz.

 



Bu yazı 2116 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA