romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Sezer KOYUN

facebook-paylas
Bir finans masalı
Tarih: 17-03-2025 22:57:00 Güncelleme: 20-03-2025 00:40:00


Rus Menkul Kıymetleri, ABD'li fonlar ve uluslararası finans arenası…

 

Bir varmış, bir yokmuş…

Finansal piyasalarda sınırların bulanık,

kuralların eğilip bükülebilir olduğu bir dünyada;
büyük oyuncuların kendi oyun tahtalarını istedikleri gibi dizdiği bir çağdayız.

Başrolde Rusya ve ABD,

sahnede ise; uluslararası menkul kıymetler piyasası var.

 

 

Geçtiğimiz günlerde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin;

ABD merkezli bir fona, Rus menkul kıymetlerini satın alma yetkisi verdi.

Bir duralım ve düşünelim:

Batı’nın yaptırımlarla sıkıştırdığı,

Rus ekonomisinin can damarlarından biri olan menkul kıymetlere;
ABD’li fonlar, göz kırpıyor.

Peki, neden?

Çünkü; paranın dini, ırkı ve milliyeti olmaz.

Sermaye, her zaman; en yüksek getirinin olduğu yere akar.

 

Uluslararası Menkul Kıymetler nedir ve nasıl çalışır?

Bunu, bir kumar masasına benzetelim.

Herkes elindeki kartları dikkatlice oynar, kimisi blöf yapar, kimisi oyundan çekilir.

Menkul kıymetler de

ülkelerin, şirketlerin ya da finansal kuruluşların çıkardığı

borçlanma araçları ve hisse senetleridir.

 

Devletler, tahvil satarak borçlanır;

şirketler, hisse senedi ihraç ederek; büyümek için kaynak toplar.

Ancak; mesele, sadece kimin ne sattığı değil; kimin alıp satabildiğidir.

Çünkü; finans piyasaları, sadece ekonomik değil;

aynı zamanda, politik ve stratejik bir satranç tahtasıdır.

 

Putin’in hamlesi: Ekonomi mi, strateji mi?

Rusya, Batı'nın finansal yaptırımları altında sıkışırken;
elindeki kozları iyi kullanmaya çalışıyor.

 

ABD ve Avrupa, Rus finansal varlıklarına yaptırım uygulayarak;
onları, küresel sermaye sisteminden dışlamaya çalıştı.

Ama; işin ironisi şu:

Yaptırımlar, Rusya’yı zorlayarak; daha güçlü alternatifler geliştirmeye itti.

 

Moskova, uluslararası yatırımcıları cezbetmek için farklı yollar arıyor.

ABD'li fonlara verilen bu özel izin de bunun bir parçası.

Şimdi soralım:

Batı, Rusya’nın ekonomik gücünü kırmak için onca yaptırımı uygularken;
neden, Amerikan fonları Rus varlıklarına ilgi duyuyor?

Cevap basit:

Yatırımcılar, parayı sever ve fırsat gördüklerinde milli kimliklerini bir kenara bırakırlar.

Yani; ne kadar ideolojik çatışma olursa olsun,

finans dünyası; kâr kokusunu alır ve peşinden gider.

 

Satranç tahtasında biz neredeyiz?

Türkiye, ekonomik olarak,
Doğu ile Batı arasında köprü görevi görmeye devam ediyor.

Ancak; uluslararası finans piyasalarındaki bu tür hareketlilikler,

bizim gibi gelişmekte olan ekonomilere doğrudan etki eder.

 

Türkiye’de zaten kırılgan olan sermaye piyasaları,

küresel fon hareketlerinden her zaman etkilenmiştir.

Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye bakışı;

büyük ölçüde, küresel risk algısına ve jeopolitik dengelere bağlıdır.

 

Eğer; Batılı yatırımcılar, Rus piyasalarına yeniden giriş yapıyorsa;
bu, gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahının arttığını da gösterir.

 

Türkiye için bu; hem olumlu, hem de olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Bir yandan; uluslararası sermayenin daha fazla risk alması,

Türkiye’ye de sermaye girişlerini artırabilir.

Öte yandan; Batı’nın Rusya’ya açılan bu kapıyı nasıl yorumlayacağı,

Türkiye’nin siyasi ve ekonomik hamlelerini de etkileyecektir.

 

Finansal satranç devam ediyor

Görünürde, sert politik söylemler ve yaptırımlar sürerken,
perde arkasında, paranın ve çıkarın diplomasiyle dansı devam ediyor.

 

Uluslararası finans piyasalarında, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Putin’in ABD’li fonlara verdiği bu özel izin, sadece bir finansal karar değil;
aynı zamanda, politik ve stratejik bir hamledir.

 

Bu hikâyede, menkul kıymetler;
yatırımcılar için fırsat,

hükümetler için birer koz,

piyasalar içinse dinamik bir oyun alanıdır.

 

Peki, biz; bu oyunda sadece izleyici miyiz,

yoksa; kendi hamlemizi yapmaya hazır mıyız?

 

Yoksa, biz de bir gün;
"kurallar bize uymuyorsa, oyunu değiştiren" tarafta mı olacağız?

 

 


sezerkoyun@cratone.com



Bu yazı 3770 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA