Dünyada faizlerin artacağı bir sürece gelindiğinin haberleri ve analizleri ortaya dökülürken, yani bir başka deyişle enflasyonist bir ortama girdiğimize kesin gözüyle bakılıp, daralan dünya pazarıyla ilgili gelişmeler stagflasyon endişelerini ortaya saçarken, biz enflasyon tartışıyoruz.
Elbette tartışalım buna itirazım yok. Ama bahsettiğimiz enflasyon artış hızındaki düşme, ne gelirlerdeki sakat bakış açısı nedeniyle ekonomideki canlılığın bir tezahürü oluyor ne de gerçekçi bulunmadığı için faiz politikasına derman oluyor.
Farklı metotlar kullanarak enflasyonun artış hızını yavaşlatmıyoruz. Sadece insanları açlığa, firmaları da sermaye erimesine kurban ederek bir rakam elde ediyoruz. O rakamın da baştan aşağı tartışmalı olduğunu hatırlatırım.
Eğer ülkenizde enflasyon rakamı gerçek değilse ne satın alma gücünü, ne kişi başına geliri, ne ürün maliyetini, ne faiz oranını, ne de döviz kurlarınızı tam olarak öngöremezsiniz. Bu durum da daha büyük sıkıntıları beraberinde getirirken, bir taraftan da ekonomide büzülme yaratır.
Fakat tüm bu gelişmeler yokmuş ve ortada elde edilen bir başarı varmış edasıyla dolayan bir ekonomi yönetimi var. Daha doğrusu dolaşan demek de amacını aşan bir ifade olabilir. Çünkü sadece sosyal medyadan ileti yollayarak ekonomiyi okuduklarını ve yönettiklerini düşünüyorlar.
Oysa sahaya inseler, vatandaşından reel sektörüne kadar iliklere kadar hissedilen sıkıntının farkına varacaklar belki de umut bu ya, ekonomiyi yönetmeye karar verecekler. Sıcak paranın insafına terk edilmiş bir finansman yöntemiyle turizminden tarımına, sanayisinden hizmetler sektörüne, emeklisinden sanayicisine, esnafından çiftçisine, işsizinden çalışanına kadar insanların ne yaşadıklarının farkına varacaklar.
Lakin bunu yapmadıkları gibi, bir de sadece kendilerinin inandıkları rakamların her açıklanmasını takiben ne kadar başarılı bir süreç yaşadığını dile getiriyorlar. Orada da yine saha bilgilerindeki eksiklik gün yüzüne çıkıyor.
Örnek mi? Son gelen enflasyon rakamının ardından sosyal medya arkadaşımız haline dönüşen Mehmet Şimşek, yine bir ileti paylaştı ve eğitim harcamalarına rağmen enflasyonun istikrarlı seyrettiği söyledi.
Öncelikle gelenin ağustos ayına ait veri olduğu, eğitim harcamalarının ağırlıklı olarak eylül ayı itibariyle insanların hayatına girdiğinin farkında bile değil. Yani sokaktan insanların yaşadıklarından o kadar kopuk.
Zaten seçtiği, kurtarıcı bir ekip arkadaşı olarak nitelendirdiği eski merkez bankası başkanının performansına baktığınızda da analiz kabiliyetinin tartışmalı olduğu tüm çıplaklığıyla ortaya dökülüyor. Esasen ben Şimşek ile ilgili sürpriz yaşamıyorum. Üzüldüğüm nokta reel sektörü bile Cevdet Yılmaz gibi bir ismin de bu sürece açıklamalarıyla dahil olması.
Her rakamdan sonra öyle iletiler yayınlıyorlar ki, insanın aklına MFÖ şarkısı geliyor. Peki peki anladık… Elbette sözlerine dikkat ederseniz, gerisini de yazmama gerek kalmıyor.