|
Tweet |
Türkiye’nin kruvaziyer turizmindeki yükselişi, 2026’da da devam ediyor.
Ocak-Temmuz döneminde,
18 limana 656 kruvaziyer gemisi yanaşırken;
toplam yolcu hareketliliği 1 milyon 70 bin 481’e ulaştı.
Böylece 2011’den bu yana;
Ocak-Temmuz döneminin en yüksek yolcu sayısı kaydedildi.
Geçen yılın aynı döneminde ise;
675 gemiyle, 1 milyon 58 bin 752 yolcu ağırlanmıştı.
Yılın ilk 7 ayında, en fazla yolcu Kuşadası’nda görülürken;
274 gemiyle 480 bin 983 yolcuya ulaşan limanı,
119 gemi ve 265 bin 369 yolcuyla İstanbul takip etti.
Temmuz ise; 314 bin 26 yolcuyla, yılın en yoğun ayı oldu.
Türkiye’nin, kruvaziyer turizminde yakaladığı ivmenin arkasında;
limanların güvenilirliği,
ülkenin Akdeniz ve Karadeniz arasında stratejik bir konumda bulunması ve
gemi kapasitelerindeki artışın, etkili olduğunu belirten
Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı,
artan talebin karşılanabilmesi için
önümüzdeki yıllarda, liman kapasitesinin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Türkiye’nin geçen yıl, 2 milyon yolcu sınırını aşarak;
önemli bir eşiği geride bıraktığını hatırlatan Ahmet Yazıcı,
mevcut büyüme trendinin; devam edeceğini öngörüyor.
Ancak;
bundan sonraki dönemin, en önemli gündemi;
yalnızca daha fazla yolcu getirmek değil,
bu talebi karşılayacak liman kapasitesini oluşturmak
olduğunu belirten Yazıcı;
“Şu anda, potansiyelin üstüne çıkmaya başladık.
Önümüzdeki 3-4 yıllık süreçte;
yeni kruvaziyer liman projelerinin hayata geçirilmesi,
büyük önem arz ediyor.’’ dedi.
Kruvaziyer turizminin;
artık yalnızca, “daha fazla gemi ve daha fazla yolcu”
üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yazıcı;
Türkiye’nin önümüzdeki yıllardaki hedeflerinin,
liman altyapısı ve kapasite planlamasıyla birlikte; ele alınması gerektiğini söylüyor.
Kruvaziyer şirketlerinin, sefer programlarını;
yıllar öncesinden planladığına dikkat çeken Yazıcı,
Türkiye’nin; 2029-2031 dönemindeki gemi trafiğini artırmak için
bugünden, yeni liman yatırımlarını ve kapasite artışlarını planlaması gerektiğini belirtiyor.
Kruvaziyerin etkisinin,
yalnızca limana gelen yolcu sayısıyla sınırlı olmadığını belirten Yazıcı;
bir kruvaziyer gemisinin, yaklaşık 70 farklı sektöre ekonomik katkı sağladığını ifade ediyor.
Özellikle; İstanbul gibi limanlarda, gemilerin geceleme yapması;
yolcuların, şehirde daha uzun süre kalmasına imkan tanıyor.
Konaklama, ulaşım, gastronomi, alışveriş ve kültür turizmi gibi alanlarda oluşan hareketlilik,
kruvaziyeri; liman kentleri açısından, önemli bir ekonomik değer haline getiriyor.
Kuşadası’nda Efes’i ziyaret eden,
İstanbul’da tarihi yarımadayı gezen bir yolcu;
aynı zamanda, gemi tatilinin sunduğu konfor ve eğlenceden de yararlanabiliyor.
Kruvaziyer şirketlerinin yeni destinasyon arayışlarının,
Türkiye açısından; önemli fırsatlar yaratabileceğini belirten Ahmet Yazıcı,
özellikle; Karadeniz’in, önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde;
önemli bir kruvaziyer destinasyonuna dönüşebileceğini öngörerek,
“Büyük gemi firmaları, yeni destinasyon arayışlarına girdi.
Bu arayışlarda Karadeniz, önümüzdeki 2-3 sene içerisinde;
önemli bir destinasyon olarak, karşımıza çıkacak.
Özellikle; bizim Karadeniz limanlarımız, önemli bir potansiyel taşıyor.” dedi.
Yazıcı;
Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’deki güçlü konumuna,
Karadeniz rotalarının da eklenmesinin;
ülkenin, kruvaziyer ağındaki ağırlığını artırabileceğini de belirterek;
“Kruvaziyer, 12 ay boyunca vardır.
Gemiler, Akdeniz’de sezonu tamamladıktan sonra; sıcak denizlere geçiyor.
Dolayısıyla;
kruvaziyer turizmini, yalnızca yaz aylarıyla sınırlı değil;
12 aylık bir turizm ürünü olarak, değerlendirmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.