|
Tweet |
Yeni araştırma verileri,
yapay zekâ yanıtlarında;
kaynak ve veri kullanan içeriklerin görünürlüğünün yüzde 40 arttığını,
klasik anahtar kelime taktiklerinin ise; sıralama kaybettirdiğini gösteriyor.
Kullanıcıların, arama sonuçlarındaki bağlantılar arasında dolaşmak yerine;
doğrudan, yapay zekâya soru sorup; tek bir özet yanıt alması,
dijital içerik ve arama motoru optimizasyonu (SEO) dengelerini değiştiriyor.
Çalışmada uygulanan üretken arama optimizasyonu (GEO) testleri;
kaynak gösterme, istatistik kullanma ve uzman alıntılarına yer verme yöntemlerinin
yapay zekâ yanıtlarındaki görünürlüğü; yüzde 40'a kadar, yükselttiğini gösteriyor.
Canlı arama sistemleri üzerindeki denemelerde ise;
bu artış, yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti.
Geleneksel optimizasyonun en yaygın yöntemlerinden biri olan
anahtar kelime yığma (keyword stuffing) yaklaşımı ise;
yapay zekâ sistemlerinde, beklenen etkiyi yaratmadı ve
testlerde, standart seviyenin altında kaldı.
Veriler;
geleneksel aramalarda üst sıraları alan büyük bütçeli sitelerin,
yapay zekâ tarafında; kayıp yaşayabileceğine işaret ediyor
Araştırmada;
kaynak gösterme kriterini uygulayan beşinci sıradaki bir internet sitesinin,
yapay zekâ cevaplarındaki görünürlüğü; yüzde 115,1 artış kaydederken,
birinci sıradaki ana kaynak; ortalama yüzde 30,3 düşüş yaşadı.
ROIUX SEO & GEO Danışmanı Eray CAKA,
tıp, hukuk, bilim ve iş dünyası gibi farklı sektörlerde;
tek tip bir yöntemin çalışmadığını,
bazı alanlarda ham istatistiklerin,
bazı alanlarda ise; doğrudan güvenilir alıntıların belirleyici olduğunu savunuyor.
Bu tablo,
web siteleri ve içerik üreticileri için
salt metin üretimi yerine; doğrulanabilir veri odaklı bir yayıncılık altyapısını zorunlu kılıyor.
Ancak;
yapay zekânın, cevabı; doğrudan kullanıcıya vermesi nedeniyle,
yanıtta kaynak olarak gösterilen sitelerin,
gerçek kullanıcı trafiği ve dijital reklam geliri elde edip edemeyeceği sorusu,
henüz; netlik kazanmış değil.