romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort hava durumu
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
50 milyar dolar var mı?
Tarih: 30-08-2026 19:03:00 Güncelleme: 30-08-2026 19:05:00


Rakamın çok büyük olmadığının farkındayım. Elbette kişiler için değil, bir ülke yönetimi için yüksek bir rakam değil. Peki bu neyin rakamı? Yılın yedi ayında 60,5 milyar dolar dış ticaret açığının içinde, cari açık finansmanına yansıyan ve bulunması gereken nakit paranın ifadesi…

 

Şayet bunun için ihracat gelirlerine, turizm gelirlerine ya da carry trade ile gelen paraya güvenerek önlem almıyorsanız işimiz var demektir. Çünkü girdiğimiz dönem itibariyle baktığımızda bu açığın yukarı yönlü hareket ederken, cari açık finansman ihtiyacını da arttıracağını biliyoruz.

 

İhracat gelirlerinin 1 dolar fazlayla Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldığı söyleminin gölgesinde sorunlu bir hal aldığının da sanırım hepimiz farkındayız. Öte yanda ithalatın ihracattan fazla artması, üretmeden de tükettiğimizin en açık göstergesi.

 

Bir de üzerine carry trade finansörlerinin olası çıkışı halindeki kur düzeltme riskini koyarsanız, ayıklayın pirincin taşını. Turizm gelirlerinin de anlamlı artışlar ortaya koymadığını, birim kazançların düştüğünü ve bu sene işlerin iyi gitmediğini biliyoruz.

 

Şimdi hepsini üst üste koyduğunuzda ekonomiyi finanse etmekle ilgili ciddi sıkıntılar var demektir. Zira kısa vadeli dış borç ödemeleri ve cari açık finansmanını birlikte değerlendirdiğinizde, yılın ilk 7 aylık performansında, bir sonraki seneyi atlatabilmek için, yani ana para borç ödemesi olmadan sadece finanse edebilmek ve döndürebilmek için bugünden 255 milyar dolar nakit bulmanız gerekiyor demektir.

 

Hepsi bir yana, sanayiye teşvik verileceği söylemlerinin ötesinde, aradan geçen 30 yılda halen iç tedarik oranı arttırmakla ilgili bir düzenleme yapılmadığının, üretim yapımızın ithalata bağlı kalmasından rahatsızlık duyulmadığının en güzel göstergesi bu 50 milyar dolarlık rakam.

 

Çünkü bizim yapımızdaki bir ekonomide, verilen dış ticaret açığının kaba bir hesapla 6’da 5’i cari açık rakamı olarak önünüze gelir. Eğer son 30 yıldır bu konuda bir hamle yapılmamışsa, bunun 23 senesi de, bugün teşvik açıklayacaklarına söyleyenlere ait dönemdedir.

 

Paranın bol olduğunu dönemde de, kıt olduğu dönemde de sadece tüketimi ya da alacağı vergiyi öncelikleyen, üreteni ürettiğini pişman eden bakış açısının iki dönemdir de aynı bakanın eseri olduğu gören bir gözün, ekonomide daha ciddi şeylerin tartışılması gerektiğini düşünmesi gerekmez mi?

 

Daha kötüsü paranın bol olduğu dönem, nispeten eski ekonomik gerçeklere yakın bir bakış açısının hakim olduğu süreçti. Bugün bambaşka bir ekonomiyi, yepyeni proje bakış açısını, bilişim alt yapısı üzerinden kaçınılmaz yatırım ihtiyacını konuşuyoruz.

 

Fakat ülkeyi yönetenler emekliye, esnafa, çiftçiye, sanayiciye, ithalatçıya, çalışana hem aynı masalı anlatıyorlar. Ekonominin ne kadar uçup kaçtığını anlatırlarken biz erimeye devam ediyoruz ve direnme gücümüzü de kaybediyoruz. Ama onların bunca yıl sonra dertlendikleri tek şey, yaşanan ekonomik gerçekler değil, bunların ortaya çıkmaması. İşte sadece 50 milyar dolar bile bize hiçbir şeyin değişmediğini gösteriyor.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 119 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA