|
Tweet |
Kelimeleri, bir kaçış değil;
bir tutunma biçimine dönüştüren Ada Güçlü;
ilk kitabı, İçimdeki Mavi ile okurla buluştu.
Ada Güçlü’nün yazarlık serüveni;
can sıkıntısıyla atılan ilk cümlelerin, zamanla güçlü bir ifade alanına dönüşmesiyle şekillendi.
Kitaplarla kurduğu bağ derinleştikçe,
yazı dili de olgunlaşan Güçlü; İçimdeki Mavi’yi,
“içimde biriken duyguları dökme ihtiyacından doğan bir kitap” olarak tanımlıyor.
Yaşadıklarını, doğrudan anlatmak yerine;
duygularını, hikâyenin satır aralarına saklamayı tercih eden genç yazar;
okuru, kendi iç dünyasında bir yolculuğa davet ediyor.
Kitabın merkezinde yer alan ‘mavi’;
Ada Güçlü için yalnızca bir renk değil,
her şeye rağmen; ayakta kalabilmenin,
yaşananlara rağmen; iç dengeyi koruyabilmenin simgesi.
Her şeyi yaşamış, çok şey görmüş ama;
yine de sakin kalmayı başaran bir duygu hâli olarak tanımladığı mavi,
hikâyenin ruhunu taşıyor.
Kayıp, sessizlik ve aşk temaları ise; kitabın omurgasını oluşturuyor.
Güçlü’ye göre;
hayat, her zaman mutlu sonlarla bitmiyor;
bazı hikâyeler sessizlikle kapanıyor,
bazıları ise; aşkla başlıyor.
Bu yüzden kitap;
yüksek sesli dramatik anlatılardan çok,
okurun iç sesine dokunan bir atmosfer sunuyor.
Hikâyenin başkarakteri Mavi Yalın,
yazarın duygusal dünyasının en net yansımalarından biri.
Aşkı, mutsuzluğu ve ailesiyle yaşadığı sorunlar;
Ada Güçlü’nün kendi hislerinden, izler taşıyor.
Emir Erez ise;
imkânsızları mümkün kılan bir karakter olarak; hikâyede yer alıyor.
14 yaşında ilk kitabını yayımlamanın,
kendisi için gurur ve mutluluk anlamına geldiğini söyleyen
Ada Güçlü, şunları söylüyor:
“Yaşımın getirdiği önyargılarla
zaman zaman karşılaştım, ama;
öğretmenlerim ve ailemin desteği,
bu yolculukta; en büyük motivasyon kaynağım oldu.
Bayburt’ta yaşamanın ve
kitabı burada hayata geçirmenin,
süreci daha da anlamlı kıldığını düşünüyorum.
Çünkü;
yaşadığım şehirle, birlikte büyüyen
bir hikâye ortaya çıktı.”
Yazım sürecinde;
en çok mekânları kurgulamakta zorlandığını ifade eden Güçlü,
vazgeçmeyi düşündüğü anlarda ise;
hikâyesindeki karakterlerin yarım kalmasını istemediğini belirtiyor.
“Yazmak; benim için bir kaçıştan çok, tutunma biçimiydi” diyen Güçlü;
her seferinde, kendine neden başladığını hatırlatarak;
bir cümle daha, yazmayı seçmiş.
-----
İçimdeki Mavi,
özellikle; kendini yalnız hisseden,
duygularını anlatmakta zorlanan,
kayıp yaşayan ya da sevmekten korkan okurlara, sesleniyor.
Kitabı bitiren okurun;
“hüzünle ama; umutla, biraz kırık ama; daha cesur”
hissetmesini isteyen yazarın, temel dileği ise; tek bir cümlede özetleniyor:
“Beni biri anlıyor” dedirtebilmek.
Kitabın ana cümlesi olan “Her kalp, kendi mavisini arar”,
Ada Güçlü için insanın kendini bulma yolculuğunu simgeliyor.
Ona göre;
herkesin eksikliği, başka bir renge bürünüyor.
Kendi mavisi ise;
acının içinden geçerken, kendini kaybetmemek ve hâlâ; sevebilmeyi başarabilmek…
İçimdeki Mavi;
genç bir yazarın iç dünyasından yükselen;
sakin, ama güçlü bir ses olarak;
okuru, kendi mavisini aramaya davet ediyor.