romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Endüstriyel yangın güvenliği, 'eski' risklerle 'yeni' teknolojilerin birleştiği hibrit çözüm gerektiriyor'


facebook-paylas
Güncelleme: 16-04-2026 17:04:00 Tarih: 16-03-2026 06:58

'Endüstriyel yangın güvenliği, 'eski' risklerle 'yeni' teknolojilerin birleştiği hibrit çözüm gerektiriyor'

 

Yangınlar, hala; en yüksek maliyetli hasar nedeni olmayı sürdürüyor.

Küresel risk raporlarına göre;
son beş yılda, hasar sigorta talebinin yüzde 36’sını; doğrudan yangınlar oluşturuyor. 

Ancak, artık tehdit;
yalnızca elektrik kontağı ya da kimyasal reaksiyon gibi

bilinen klasik nedenlerden kaynaklanmıyor.

 

Çünkü; dijitalleşme ve enerji dönüşümü, hayatı kolaylaştırırken;

güneş panelleri, lityum-iyon bataryalar ve yüksek yoğunluklu veri merkezleri,

klasik yangın güvenliği anlayışını geride bırakacak ölçekte, yeni riskler üretiyor.

 

Öyle ki;
küresel iş kesintileri nedenleri arasında, 9. sırada bulunan yangınların;
kök sebepleri arasında, lityum batarya kaynaklı patlamalar dikkat çekmeye başladı.

 

Enerji depolama sistemlerinde görülen “termal kaçak” mekanizması,

kontrolsüz sıcaklık artışı sonucu; zincirleme yangınlara yol açabiliyor.

 

Bataryalardaki üretim hataları,

yanlış şarj uygulamaları veya fiziksel hasar;

söndürülmesi son derece zor ve

yoğun toksik gaz salınımı içeren, yangınlara neden olabiliyor.

 

Özellikle, çatı katlarına kurulan güneş enerjisi sistemlerinde;
invertörlerin yetersiz havalandırılması veya hatalı montaj uygulamaları,

yangın riskini artırıyor.

 

Avrupa’daki itfaiye verileri;
güneş paneli kaynaklı yangın vakalarında,

son yıllarda ciddi artış yaşandığını ortaya koyuyor.

 

İngiltere’de, ortalama her iki günde bir;
güneş paneli bağlantılı yangın bildirimi yapılırken,

2025’in ikinci çeyreğinde;
Hollanda ve Almanya’da güneş paneli kaynaklı olduğu değerlendirilen büyük yangınlar;

önemli tesislerde, ağır hasara yol açtı.

 

Yapay zekâ uygulamalarının büyümesi ise;
veri merkezlerinde güç yoğunluğunu, önemli ölçüde artırıyor.

 

Yeni nesil AI çiplerinin yüksek watt değerleri,

geleneksel hava soğutma sistemlerini zorluyor.

Aşırı ısınma;

donanım arızası, operasyonel kesinti ve yangın riskini beraberinde getiriyor.

 

Sıvı soğutma sistemleri, çözüm olarak öne çıksa da

bu kez; elektrik ve sıvı etkileşimine bağlı, yeni güvenlik riskleri gündeme geliyor.

 

Uluslararası kuruluşlar;

otomasyon ve enerji depolama sistemlerinin,

geleneksel yangın stratejilerini geçersiz kılabileceği uyarısında bulunuyor.


Lojistik merkezleri ve üretim tesisleri ise;
hızla tam otomatik depolama sistemlerine geçerken,

yangın güvenliği açısından; yeni ve karmaşık riskler ortaya çıkıyor.

Bu tesislerin önemli bir bölümü, artık “insanlar için değil, robotlar için” tasarlanıyor;

bu durum, olası bir yangında;
itfaiye ekiplerinin fiziksel müdahalesini, ciddi ölçüde zorlaştırıyor.

 

Raf sistemleri arasında hareket eden lityum-iyon bataryalı otonom robotlar,

yoğun yanıcı stok alanlarının ortasında çalışıyor.

Bu robotların bataryaları, arıza veya hasar durumunda;
hareketli bir ateşleme kaynağına dönüşebiliyor.

 

Dar koridorlar ve yüksek raf sistemleri ise;
manuel müdahaleyi, neredeyse imkansız hale getiriyor.

 

Ayrıca;
hava boşluklu duvar sistemlerinde kullanılan yanıcı yalıtım malzemeleri,

yangın sırasında; alevlerin, bina boyunca dikey olarak;

hızla yayılmasına neden olabiliyor.

 

Falckon Genel Müdürü Anıl Yamaner,

yangın güvenliğinin, artık yalnızca yasal bir zorunluluk olmadığını;
şirketlerin sürdürülebilirliği ve piyasa değeri açısından,

stratejik bir başlık haline geldiğini belirtiyor.

 

Enerji depolama sistemleri bulunan tesislerde;
ayrı risk analizleri yapılması,

erken uyarı ve dijital izleme altyapılarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yamaner;

lityum-iyon bataryalar için

özel şarj, depolama ve acil müdahale protokollerinin oluşturulmasının,

kritik önemde olduğunu söyledi.

 

Yamaner;
‘’Bu dönüşüme uyum sağlayamayan işletmeler,

yalnızca yangın tehlikesiyle değil;

ağır mali kayıplar, sigorta kapasitesi kayıpları ve

kalıcı, itibar hasarıyla da karşı karşıya kalabilir.

 

Bu tür yangınlar, artık yalnızca teknik bir sorun değil;

şirketlerin sürdürülebilirliğini ve piyasa değerini tehdit eden,

stratejik bir güvenlik meselesi.

 

Türkiye’de de bu yeni risk haritasına uygun,

proaktif ve teknoloji temelli yangın güvenliği stratejilerinin;
hızla hayata geçirilmesi gerekiyor.’’
dedi.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TEKNOLOJİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA