romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'30 yılı geride bırakan Gümrük Birliği, ülkemizin ihracata odaklanmasında önemli işlev yüklense de bugün için kime ve neye hizmet ettiği anlaşılmayan, asimetrik bir yapıya dönüştü'


facebook-paylas
Güncelleme: 09-02-2026 10:07:18 Tarih: 25-01-2026 08:55

'30 yılı geride bırakan Gümrük Birliği, ülkemizin ihracata odaklanmasında önemli işlev yüklense de bugün için kime ve neye hizmet ettiği anlaşılmayan, asimetrik bir yapıya dönüştü'

 

Avrupa Birliği ile 1 Ocak 1996’da yürürlüğe giren Gümrük Birliği Antlaşması,

otuz yılı geride bırakırken;

Türkiye, Birliğe tam üye olmadan; sisteme dahil olan,

ilk ve tek ülke olma özelliğini koruyor.

 

Türkiye’nin, 2025 yılında gerçekleştirdiği 273 milyar dolarlık ihracatın;
yaklaşık yarısı, Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleşirken;
Avrupa'nın, son dönemde Asya ülkelerine karşı bir tedbir olarak gündemine aldığı;
“Made in Europe” projesi ile

Birliğe üye ülkelerde üretilen ürünlerin teşvik edilmesi,

Türkiye’nin AB’ye ihracatının önünde; ciddi bir risk unsurunu oluşturuyor. 

 

Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer;

Türk sanayisinin, ürün kalitesi ve rekabetçi üretim sistemlerine kavuşmasında

önemli bir işlev yüklenen Gümrük Birliği’nin; acil revizyona ihtiyaç duyduğunu belirtti. 

 

30 yıldır değiştirilmeden sürdürülen Gümrük Birliği'nin;

çağın küresel ticari gereksinimleri ışığında, güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Gençer,

AB’nin, farklı ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Antlaşmaları’nın

aynı şekli ile Türkiye’yi de bağlamasının;
yerli üretim gücünü, olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

 

Avrupa'nın, son dönemde Asya ülkelerine karşı bir tedbir olarak gündeme getirdiği;
‘Made in Europe’ ile Avrupa'da üretilen ürünleri teşvik etmesinin,

bir diğer sorun başlığı olarak;
Türk ihracatçılarının önünde durduğunu kaydeden Gençer,

şu değerlendirmeyi yaptı:

 

“Gümrük Birliği mekanizmamız bulunmasına rağmen;
yeni uygulama, sadece AB'ye üye ülkeleri kapsar ve

Türkiye'yi, dışarıda bırakması söz konusu olursa;
gümrük mekanizmamız, fiilen işlevsiz kalacak.

 

Plastik sektöründe;
dünyanın altıncı,

Avrupa’nın en büyük ikinci üreticisi olan Türkiye’nin;

yeşil ve dijital dönüşümü dikkate alarak, Gümrük Birliği’nde;
acil bir revizyon yapması gerektiğini, düşünmekteyiz.

 

Bu alandaki revizyon talepleri,15 yıldır;

Hükümetimiz, iş dünyası temsilcilerimiz ve

akademisyenler tarafından dile getirilse de

hiçbir olumlu adım atılamadı.”

 

Türk Plastik sektörünün,
2025 yılında; 9,6 milyar dolara imza atarak,
“Kimyevi Maddeler ve Mamulleri” sektörü içerisinde;

en yüksek paya sahip olduğunu anımsatan Gençer,
2026 yılında;
Kimya sektörü ihracatının 35 milyar dolar,

Plastik sektörü ihracatının ise; 10 milyar dolar çıtasını aşacağına inandığını, sözlerine ekledi.

 

Plastik sektörünün;

termoplastik hammadde ihtiyacını,

yerli üretimle karşılama oranının; yıldan yıla azaldığına işaret eden Gençer,

bu alanda yapılacak yatırımlara duyulan ihtiyacın; her geçen gün arttığını söyledi.

 

Şener Gençer;
petrokimyaya yapılacak yatırımların,

çağın gereği olan üretim ölçeklerine uygun büyüklükte kurgulanması ve

mutlaka; kamu otoritesinin paydaşlığında gerçekleşmesi gerektiği, görüşünü savundu. 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA