romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Yapay zeka ve deepfake teknolojileri ile işlenen fiiller, Türk Ceza Kanunu kapsamında; ciddi yaptırımlar doğurabilir'


facebook-paylas
Güncelleme: 24-02-2026 17:28:28 Tarih: 06-02-2026 14:47

'Yapay zeka ve deepfake teknolojileri ile işlenen fiiller, Türk Ceza Kanunu kapsamında; ciddi yaptırımlar doğurabilir'

 

“Türk Ceza Kanunu’nda ‘deepfake’ kelimesi yer almaz,

ancak; deepfake kullanılarak işlenen fiiller, açıkça suçtur” diyen

Avukat Mehmet Mert Sezgen;

ceza hukukunda değerlendirmenin,

kullanılan araçtan değil;

ihlal edilen hukuki değerden yapıldığını vurguladı.

 

Sezgen,
“Bir kişinin;

onuru, özel hayatı, kişisel verileri ya da malvarlığı

hedef alınıyorsa, deepfake;

doğrudan ceza hukukunun konusuna girer”

ifadelerini kullandı.

 

Deepfake içeriklerin,

birçok suçun işlenme aracı haline geldiğini belirten Sezgen;
hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal,

kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı, şantaj, iftira ve dolandırıcılık suçlarının;

bu kapsamda değerlendirildiğini kaydetti.

 

“Kanunda deepfake yazmıyor diye;
suç oluşmaz düşüncesi, hukuken geçerli değildir”
diyen Sezgen;

bu suçların büyük bölümünün, serbest hareketli suçlar olduğunu ve

yapay zeka kullanılarak da işlenebileceğini ifade etti.

 

Deepfake yoluyla üretilen;
sahte görüntü, ses ve videoların,

özellikle sosyal medyada paylaşılması halinde;

cezaların ağırlaştığını vurgulayan Sezgen;

“Bir kişinin söylemediği sözleri, söylemiş gibi gösteren ya da

özel hayatına ilişkin içerikler üreten deepfake videolar,

alenen işlendiğinde; ceza artırılır” dedi.

 

Kişisel veriler açısından da önemli riskler bulunduğunu belirten Sezgen,

“Bir kişinin;

yüzü, sesi ve biyometrik özellikleri, kişisel veridir.

Bu verilerin, rıza olmadan;
yapay zeka ile işlenmesi, kaydedilmesi veya paylaşılması açıkça suçtur”
şeklinde konuştu.

 

Deepfake içeriklerin,

şantaj ve dolandırıcılık suçlarında da sıklıkla kullanıldığını ifade eden Sezgen;

“Görüntünün gerçek olup olmaması, önemli değildir.

Tehdit aracı olarak kullanılması, suçun oluşması için yeterlidir” açıklamasını yaptı.

 

Avukat Mehmet Mert Sezgen,

özellikle; siyasi liderler veya iş insanları adına oluşturulan sahte videolarla,

yatırım tavsiyesi verilmesinin, nitelikli dolandırıcılık kapsamına girdiğini vurguladı.

 

Cinsel içerikli deepfake üretimlerine de dikkat çeken Sezgen;
“Bir kişinin rızası olmadan,

cinsel içerikli görüntü veya seslerin üretilmesi;
cinsel dokunulmazlığa karşı suçtur.

Çocuklara yönelik deepfake içerikler ise; en ağır cezalara tabidir” ifadelerini kullandı.

 

Sezgen,

bu tür içeriklerin;
Türk Ceza Kanunu’nun müstehcenlik suçunu düzenleyen

226’ncı maddesi kapsamında; değerlendirildiğini hatırlattı.

 

Sosyal medyada yayılan deepfake içeriklerde;

sorumluluğun, zincirleme olduğunu belirten Sezgen;

“İçeriği üreten; faildir.

Bilerek yayan kişi; suça iştirak eder.

Platformlar ise;

hukuka aykırı içeriği bildikleri hâlde kaldırmazsa, sorumluluk doğabilir” dedi.

 

Mağdurların; hem ceza, hem de tazminat yoluna başvurabileceğini söyleyen Avukat Sezgen;
“Savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir,

içeriğin kaldırılması için Sulh Ceza Hâkimlikleri'ne başvurulabilir.

Maddi ve manevi tazminat da talep edilebilir.

En kritik nokta ise; zaman kaybetmemektir” uyarısında bulundu.

 

Son olarak, birey ve kurumlara çağrıda bulunan Sezgen;
“Yapay zeka çağında ‘herkes yapıyor’ düşüncesi, en büyük hatadır.

Paylaşmadan önce;
‘Bu içerik gerçek mi ve bu kişi, buna rıza göstermiş mi?’ sorusu; mutlaka sorulmalıdır”
dedi.

 

 

 

 

Hibya Haber Ajansı







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TEKNOLOJİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA