|
Tweet |
Türkiye’nin en güçlü ve en yaygın tasarruf platformu haline gelen
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES);
uzun vadeli birikim disiplini,
profesyonel fon yönetimi ve
sunduğu yapısal avantajlarla;
bireyler için güvenli bir yatırım zemini sunmaya devam ediyor.
Sistemin sağladığı istikrarlı birikim modelini ve
emeklilik dönemine yönelik finansal güvence rolünü,
çok boyutlu bir perspektifle değerlendiren
“Değişen dünyanın sigortacısı” BNP Paribas Cardif Türkiye;
BES’in, yalnızca bir tasarruf aracı değil;
aynı zamanda, geleceğe yönelik stratejik bir güvence mekanizması olduğuna dikkat çekti.
BES’in;
bireylerin uzun vadeli finansal güvenliğinde,
kritik bir rol üstlendiğini belirten
BNP Paribas Cardif Türkiye Banka Sigortacılığı ve Acente Sigortacılığı
Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sertsöz;
sistemin yapısal gücünü ve sağladığı avantajları, değerlendirdi.
BES'in, bugün itibarıyla;
uzun vadeli ve güvenli birikimin
en güçlü araçlarından biri olduğunu kaydeden Gökhan Sertsöz,
“2 Şubat 2026 tarihli, Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre;
BES’te, katılımcı sayısı ve fon büyüklüğü; tarihi seviyelere ulaştı.
Gönüllü BES ve OKS dahil edildiğinde,
yaklaşık 18 milyon katılımcı ve 2,2 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğü;
sistemin, toplum nezdinde; daha geniş kabul gördüğünün önemli bir göstergesidir.
Bu büyümede, devlet katkısının etkisi olsa da
büyüme dinamiğinin, yalnızca devlet desteğine dayanmadığını;
düzenlemeler, dijital erişilebilirlik ve fon performanslarının da
önemli rol oynadığını, özellikle; vurgulamak gerekir.
BES’in sürdürülebilir değer yaratabilmesi;
katılımcıların, birikimlerinin güvenilir ve etkin şekilde yönetilmesine bağlıdır.
Dolayısıyla;
bu teşvikleri, yalnızca kısa vadeli bir destek mekanizması olarak değil;
makroekonomik istikrar,
sürdürülebilir büyüme ve emeklilikte refahın güçlendirilmesi için
stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyoruz.
Uzun vadeli sürdürülebilirlik için ise;
fon performansının istikrarlı olması,
müşteriye kesintisiz şeffaf iletişim sunulması ve
finansal okuryazarlığın güçlendirilmesi, kritik bir önem sahip” diye konuştu.
7 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda,
1 Ocak 2026’dan itibaren; bireysel katkı payları için devlet katkısı oranı,
yüzde 30’dan yüzde 20’ye çekildi.
Bu değişikliğin;
BES’in olgunlaşma sürecinin,
doğal bir aşaması olarak okumak gerektiğini ifade eden Gökhan Sertsöz,
“Günümüzde BES;
düzenli tasarruf,
enflasyona karşı koruma ve
emeklilikte ek gelir yaratma aracı olarak konumlandı.
Elbette; yüzde 20’lik devlet katkısı,
hâlâ; önemli bir başlangıç avantajı sağlıyor,
ancak; BES’in asıl gücü, devlet katkısının yanında;
uzun vadeli birikim ve fon getirisi mekanizmasında yatıyor.
Profesyonelce yönetilen fonların, bileşik getirisi;
uzun vadede, birikimlerin gerçek anlamda büyümesini mümkün kılıyor.
Bu nedenle BES;
2026’da da emeklilik için
en güçlü ve disiplinli tasarruf araçlarından biri olmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.
Öte yandan;
BES’te stopaj avantajının da halen devam ettiğini aktaran Sertsöz,
"BES’te vergi;
sadece elde edilen kazanç üzerinden alınıyor,
ana paradan hiçbir kesinti yapılmıyor.
Ayrıca;
sistemde ne kadar uzun süre kalırsanız,
ödediğiniz stopaj oranı da o kadar düşüyor.
10 yıldan önce çıkışta stopaj oranı yüzde 15,
10 yıl dolmuş ama; 56 yaş tamamlanmamışsa yüzde 10,
10 yıl ve 56 yaş şartı birlikte sağlandığında,
yani; emeklilikte ise, sadece yüzde 5 olarak uygulanıyor.
Bu yapı da
BES’i; uzun vadeli tasarruf açısından,
son derece avantajlı kılan unsurlardan biridir" dedi.