|
Tweet |
Bir yıl önce faaliyete geçmesine rağmen;
2025 yılında, yarısı ihracat olmak üzere;
12.8 milyon dolarlık ticaret hacmi gerçekleşen ve
500 kişi istihdam edilen BASBAŞ Batı Anadolu Serbest Bölgesi'nde;
2026 yılında, ihracatın 3 kat, istihdamın ise; 2 kat artması hedefleniyor.
İdatrim firması,
bir yıldır otomobil koltuk kılıflarını üreterek;
bölgeden Mercedes ve Audi gibi lüks segment modeller dahil;
dünyanın en büyük otomotiv markalarına, ihraç ediyor.
-----
Dört firma ise; bu yıl üretime geçmek için gün sayıyor.
Fabrikasını tamamlayan Onursan firması,
tesise demirbaş ve makinelerini kurarak; yılın ilk yarısında üretime geçmiş olacak.
Firma, otomotiv sektörüne yönelik üretim yapacak.
-----
Endüstriyel raf sistemleri üretecek olan Zenith firması da
fabrikasını tamamlamış durumda.
Ege Serbest Bölgesi'nde de yatırımı bulunan Zenith,
Bergama’daki fabrikasında ise; bu yıl üretime başlayacak.
-----
Nano ve fiber malzemelerden üretilen teknik tekstili kullanarak,
sağlık ve kozmetik sektörüne yönelik ürünler üretecek olan Nexture firması da
bu yıl üretime başlayacak şekilde, personel alımına başlamış durumda.
-----
Dünyanın ilk ticarileştirilmiş üçüncü nesil ultra düşük atışlı elyaf ürünlerini üreten
Hollanda-Çin ortak girişimi Vulcor Soli ise;
üretim tesisinin yüzde 60’ını tamamlamış durumda.
Yılın ilk yarısında faaliyete geçmeyi planlayan firmanın,
elyaf formunda üreteceği yalıtım malzemeleri;
çelik metalurjisi, enerji, petrokimya, cam, seramik, yangın güvenliği,
elektrik ekipmanları ve güneş enerjisi gibi
yüksek ısı ortamlarının bulunduğu pek çok sektörde kullanılacak.
-----
Bunların yanı sıra;
bölgede yatırım yapmak için
Ticaret Bakanlığı’ndan onay alan, mobilya sektöründen bir firma da
yılın ilk yarısında üretime başlayacak şekilde, çalışmalarını sürdürüyor.
Batı Anadolu Serbest Bölgesi'ndeki yatırımların,
hızlı bir şekilde ilerlemesinden memnuniyet duyduklarını belirten
BASBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler,
bölgedeki tesislerin; istihdama ve ihracata katkı sağlayacağını vurguladı.
2024 yılında yatırımcı kabul etmeye başlayan
BASBAŞ Batı Anadolu Serbest Bölgesi'nden ilk ihracatın;
2025 yılında, Ticaret Bakanlığı kayıtlarına geçtiğini ve
yıl sonunda, 12.8 milyon dolarlık ticaret hacmi gerçekleştiğini aktaran
Dr. Faruk Güler; şunları söyledi:
“Bu rakamın yarısına tekabül eden, yaklaşık 6 milyon dolar;
ihracat gelirinden sağlandı.
Katma değerli ürünlerin üretim ve ihracatının hedeflendiği serbest bölgemizde,
yatırımlar hızla ilerliyor.
Bu yıl, diğer yatırımcıların üretimleri de başlayacağı için
bölgenin ihracatı, geometrik bir şekilde artacaktır.
BASBAŞ olarak;
3 büyük üretim tesisi yaptık ve ikisi doldu,
biri için yeni yatırımcılarla görüşüyoruz.
Dolayısıyla; onlar da üretime başlayacaktır.
2026 yılında, geçen yıl yaptığımız ihracatın
3 katına çıkacağımızı tahmin ediyorum.
Bölgemizde şu anda; yaklaşık 500 kişi çalışıyor.
Bu sayının da 2026 yılında, iki katına çıkacağını tahmin ediyoruz.”
Dr. Faruk Güler,
Batı Anadolu Serbest Bölgesi'ni en doğru yerde kurmak için
yıllar süren titiz bir çalışma sonucunda;
Bergama’da kurulmasına karar verdiklerini,
sahip olunan lokasyon avantajları ile ülkeye gelecek yeni yatırımlar için
cazip bir endüstri merkezi olduklarını vurguladı.
Yerli ve yabancı yatırımcılardan gördükleri ilginin,
bunu gösterdiğini kaydeden Dr. Faruk Güler;
“Aliağa’daki limanlara,
İstanbul-İzmir Otoyolu ve
1915 Çanakkale Köprüsü'ne yakınlığıyla öne çıkan bölgemiz,
Avrupa pazarı başta olmak üzere;
küresel pazarlara açılmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcılara, büyük fırsatlar sunuyor.
Birçok yatırımcı ile görüşmelerimiz devam ediyor.
Bir yıl içinde;
6 yatırımcının daha, burada inşaata başlayacağını tahmin ediyoruz” dedi.
Bölgede sürecin, BASBAŞ’ın planladığı gibi ilerlediğini kaydeden Dr. Faruk Güler,
“Burası;
Ege ve Marmara'da büyük sanayi yatırımlarına uygun,
nadir alanlardan biri.
Bölge, yalnızca sanayi altyapısıyla değil;
çalışanların yaşam kalitesine yönelik planlamalarıyla da öne çıkıyor.
BASBAŞ Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB),
işe giriş sağlık raporlarından, periyodik kontrollerine kadar;
tüm iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, lisanslı biçimde sunuyor.
Ayrıca; 10 bin kişiye hizmet verecek Gıda Üretim Tesisini,
hizmete açmış bulunuyoruz” diye konuştu.
Dr. Faruk Güler,
İzmir'in kuzeyinin, sahip olduğu dinamik çalışan nüfusu sayesinde;
iş gücü temini açısından elverişli olduğunu,
bu özelliklerin; hem yatırım, hem de düşük işletme maliyetleri açısından;
bölgeyi, cazip kıldığını da sözlerine ekledi.