|
Tweet |
ABD ve İsrail’in; İran’a yaptığı hava bombardımanı, iki haftayı geride bırakırken;
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla,
ham petrol fiyatlarında yaşanan öngörülemez yükselişler;
petrokimyasal hammadde fiyatlarına da yansıyor.
Başta, Alçak Yoğunluk Polietilen, Polipropilen ve Polivinil Klorür (PVC) olmak üzere;
onlarca sektörün üretiminde kullanılan temel petrokimyasallarda,
ithalatın; adeta durma noktasına geldiğini belirten
Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve
Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer;
Türkiye’nin tek yerli hammadde üreticisi Petkim’in,
iç pazarın ihtiyacının yüzde 7’sini karşılayabildiğini belirterek;
Avrupa’nın ikinci, dünyanın altıncı büyük üreticisi olan Türk plastik sektörünün,
üretim yapamaz noktaya sürüklendiği, uyarısında bulundu.
Petkim’den ürün alan sanayicilerin;
ihtiyaçlarının çok azını tedarik edebildiklerini,
hammadde ihtiyacının tamamını ithalatla karşılayan firmaların ise;
durma noktasına geldiğine işaret eden Gençer,
şu değerlendirmeyi yaptı:
“Son bir haftadır,
yurt dışından hemen hiç hammadde gelmiyor.
Arada, fırsatçılar ve karaborsacılar da olsa da genel itibarıyla;
hammadde tedarikçisi şirketler, müşterilerini korumaya çalışıyor.
Ancak;
küresel piyasalarda petrol fiyatları kaynaklı krizin etkisiyle,
gemilerde bulunan malların fiyatlarına;
daha limana inmeden, ABD doları bazında; yüzde 35 zam yapılmış durumda.
Alçak Yoğunluk Polietilen gibi ürünlerde zam oranı; yüzde 60’a kadar yükseldi.
Zarar ya da kâr demeden;
üretimimizi bir şekilde sürdürmek,
müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamak zorundayız.
Satış fiyatımızı sabitleyip, siparişimizi almışız ama;
başta, işgücü olmak üzere;
TL bazlı maliyetlerimiz, hesapta olmayan şekilde yükseliyor.
Bu durumun, bugünden yarına değişebileceğini de öngöremiyoruz.
Yıllardır, taşıma suyla bu değirmen dönmez diyorduk.
Şimdi bu gerçeği, yaşayarak; öğrenmiş bulunuyoruz.”
İran’da ve Basra Körfezi’ndeki kıyıdaş ülkelerde bulunan
rafineri ve petrokimya tesislerinin bombalanması ile
petrokimya sektörünü, uzun yıllar sürecek bir krizin beklediğini vurgulayan
EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı Şener Gençer;
bu ülkelerin, doğalgaz ve petrol zengini olmaları nedeniyle;
petrokimya sektöründe, fiyatları belirleyen noktada konumlandıklarına işaret etti.
Gençer; sözlerini, şöyle sürdürdü:
“Her akşam, TV ekranlarında;
petrokimya tesislerinin bombalanmasını izliyoruz.
Bu tesisler;
milyarlarca dolara mal olan,
bilgi ve sermaye yoğun, entegrasyonu tam olan fabrikalardan oluşuyor.
Bu tesislerin, tekrar ve sıfırdan kurulması; en az on yıllık bir süreci gerektirir.
Bizim yerli üreticimiz Petkim;
bir rafineri ürünü olan Naftayı, parçalayarak elde ettiği Etilen ile üretim yaparken;
Körfez bölgesindeki ülkeler,
çok daha düşük maliyetli; doğalgaz, Etan ya da Metan bazlı üretim gerçekleştiriyor.
Bu tesislerin, bir daha ayağa kalkamayacak şekilde zarar görmesi ile
petrokimyada, uzunca bir süre; ucuz hammaddeye dayalı üretim, sekteye uğrayacak.
Bu durum;
yerli petrokimya üretimi iyice dibe vuran Türkiye ve
bizim gibi sanayiciler için iyi haber değil.”