|
Tweet |
Sürat Lojistik Genel Müdürü Tarkan Türkel,
bunları; veri/yapay zekâ ve sürdürülebilirlik olarak sıraladı.
Sektörün, bu dönüşümün henüz;
farkındalık evresinde olduğunu belirten Türkel,
“Biz, Sürat Lojistik olarak;
algoritmalarla rota ve kapasite yönettiğimiz bu sistemleri,
zaten; sahada aktif olarak uygulayan taraftayız.
Biz geleceği beklemiyor, onu inşa ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Otomatik depolama sistemlerinin;
mal kabulünden, sevkiyata kadar olan tüm süreçlerin;
sensörler, yazılımlar ve
yapay zekâ destekli algoritmalarla yönetilmesini sağladığını kaydeden Türkel,
“Böylece sistem;
talebi önceden tahmin eden algoritmalar ile çalışır ve
stok yönetimi, otonom haline gelir.
Depo operasyonları, sadece fiziksel hareketlerin değil;
aynı zamanda, milyonlarca satırlık verinin analiz edildiği bir yapıya dönüşüyor.
Biz; depo tarafında,
WMS (Depo Yönetim Sistemi) ve
ERP entegrasyonlarıyla çalışan altyapımızı;
barkod ve etiketleme teknolojileri,
konveyör ve sorter hatları ile
otomatik raf ve palet çözümleriyle destekliyoruz.
Bu sistem sayesinde;
operasyonun tamamını, tek bir platform üzerinden izleyebiliyoruz.” dedi.
Şirketin dönüşümünde, bir diğer kritik başlığın da
akıllı rota sistemleri olduğunu vurgulayan Tarkan Türkel,
algoritma tabanlı bu planlama modelinin;
araçların, bir noktadan diğerine;
en kısa sürede, en düşük maliyetle ve
minimum karbon salımıyla ulaşmasını sağladığını söyledi.
Türkel,
“Akıllı rota sistemi;
bir aracın, A noktasından B noktasına;
en kısa sürede, en düşük maliyet ve karbon salımıyla ulaşmasını sağlayan
algoritma tabanlı bir planlama modeli.
Hangi gün, hangi bölgede, ne kadar taşıma yapılacağını
sistemlerimiz önceden hesaplıyor ve filoyu, buna göre yönlendiriyor.
Rota optimizasyonu ile sistemimiz, kendini; anlık olarak güncelliyor.
Canlı trafik verisi, anlık hava durumu ve
güzergah üzerindeki hat yoğunluğu, doğrudan algoritmaya besleniyor.
Ayrıca;
araçlarımızdaki sensörlerden gelen konum, lastik ve yakıt verileriyle,
sadece rotayı değil;
olası arızaları ve bakım planlamasını bile, önden öngörebiliyoruz.” ifadesini kullandı.
Türkel,
otomatik depo ve akıllı rota ile sağladıkları faydayı ise; şöyle özetledi:
“Toplam faydayı, üç başlıkta görüyoruz;
maliyet disiplini, müşteri deneyiminde görünürlük, operasyonun yönetilebilirliği.
Müşteri tarafında, anlık takip ve şeffaflık; güveni büyütüyor.
İçeride ise; süreçlerin tek platformdan yönetilmesi,
daha hızlı ve doğru karar demek.
Donanım tarafında, uluslararası standartlara sahip teknolojileri kullanırken;
yazılım ve entegrasyon tarafında, kendi mühendislik altyapımızdan faydalanıyoruz.
Özellikle; kapasite planlama, fiyatlama ve rota yönetimi gibi kritik kararların
algoritmalarla alınmasını sağlayan sistemler, kurum içinde geliştiriliyor.”
Otomasyonun, insanı devreden çıkarmak değil;
insanı, fiziksel ve tekrarlayan işlerden alıp;
katma değerli, veriyi analiz eden pozisyonlara taşımak, olduğunu da kaydeden Tarkan Türkel,
ekiplerini; veri yönetimi ve sistem kontrolü konusunda, yetkinleştirdiklerini söyledi.
Türkel,
“Kısacası;
insan sezgisi ile yapay zekanın veri işleme gücünü, verimli bir şekilde birleştirdik.
Sezgiyle değil; sayılarla, hareket etmeye başladık.
Karar verme süreçlerimiz veriye dayalı hale geldiği için
hata oranlarımızı, minimize ettik.” dedi.