romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort hava durumu
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
İflasa değil, tespite bak
Tarih: 09-08-2026 19:30:00 Güncelleme: 09-08-2026 16:13:00


İflaslar, işyeri kapanmaları bir ekonominin asla istemeyeceği gelişmelerin başında gelir. Elbette buna neden olan birçok etken bulunabilir. Özellikle bizim ülkemizde, memleketin ekonomik durumundan, ekonomi yönetiminin yanlış tercihlerine kadar bir dizi sebep sayılabilir.

 

Nitekim bugüne geldiğimizde reel sektör temsilcilerinin her fırsatta finansmana erişemediğini belirtmesi, maliyetlerinin yok sayılması, iç piyasanın yanlış gelir politikalarıyla çökertilmesi, mal ve hizmet üretimindeki yapısal sorunlar, ithalata olan bağımlılık, her önüne geleni girişimci yapıp, sonra da ona mükellef muamelesinin ötesinde bir tavır takınılmaması gibi onlarca sebep sayabilirim.

 

Ama bazen sorunların çözümünü ararken, günlük gelişmeler kadar dünyada ekonominin nereye dönüştüğünü, yeni yönetim ve yönetici tarzlarını, bakış açılarını ve yapısal farklılaşmanın kültürle bezenmesi gerektiğini de konuşmak gerekir.

 

Bugünkü dünya ekonomisi içerisinde biçimle farklı sebeplerden de olsa, şirket kapanmaları sadece bize has bir konu değil. Bilhassa 2 binli yıllarda kredi temelli tüketim ekonomisinin yarattığı arz fazlasına engel olunmaması, bugün işletmelerin kapanmasını, devrini ya da birleşmeleri zorunlu kılıyor.

 

Mesela en sistemli üretim ekonomilerinden biri olan Almanya’ya bakalım. Almanya’da şirket iflasları 20 yılın zirvesine çıktı. Elbette f arklı ya da aynı başlıklar olmak üzere birçok gerekçeyle bu açıklanabilir.

 

Ama Alman iş dünyası ve ekonomi entelektüelleri çok daha yararlı bir bakış açısı geliştirdi. Bunun ekonomik sebepleri olduğu kadar önemli başka bir değişimin de uzantısı olduğuna, hamaset yapmadan, suçlamadan ve neler yapılması gerektiğine dair önerilerini de ortaya koyarak yorum getirdiler.

 

Öncelikle bunun bir yaratıcı yıkım olabileceğini ve doğru yönetilirse, daha sağlıklı bir ekonomiye ulaşmak için vasıta haline dönüşebileceğini belirttiler. Ama yine altını çiziyorum bunu hamasete başvurmadan analiz ettiler.

 

Ortaya koydukları tespitte ise yeni ekonomiyi anlama vurgusu dikkat çekiciydi. 20 yılın zirvesindeki iflaslara neden olan sonucun hem yapısal sorunlara hem de piyasadaki dönüşüme işaret ettiğini ifade ettiler.

 

İşte siz bu tespiti ortaya koyduktan, cesurca tartıştıktan sonra gerisi kolay oluyor. Çünkü artık yol haritanız ve neyi değiştireceğiniz belli hale geliyor ve geriye bununla ilgili hamleleri sıralamanız ve belli bir periyotta uygularken, firmalarınızı da uyumlu hale getirmeniz yeterli oluyor.

 

Almanya buradan çıkar mı? Bence bu tespitin gereğini yerine getirirlerse, güçlenerek dahi çıkar. Peki bizde ne oluyor? 20 yıldır yapısal reform sakızını çiğniyoruz. O da nasıl sorusunu yanıtlamadan… Üzerine de bilişimle birlikte yönetime kadar uzanan bir dizi farklılaşma geldi. Bazen sorunlar çözümleri doğurur. Ama bunun anahtarı olan önemli bir soru var. Niyetin var mı? Sahi niyetiniz var mı, firmaların yok olmasını mı izleyeceğiz?

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 75 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA