|
Tweet |
Yeni yatırım kapsamında devreye alınan antrepo ve depolarda;
sürdürülebilirlik odağı, yalnızca bir yaklaşım değil;
operasyonel tasarımın temel unsuru, haline getirildi.
Yenilenebilir enerji sistemleriyle desteklenen tesislerde,
çatı üstü güneş panelleri aracılığıyla enerji üretimi sağlanırken;
enerji tasarruflu aydınlatma altyapıları,
depo içi geri dönüşüm uygulamaları ve çevre dostu ambalaj çözümleri;
entegre bir yapı içinde kurgulandı.
Lityum iyon forklift teknolojisine geçişle birlikte;
hem enerji verimliliği, hem de iş güvenliği standartları yükseltildi.
Bu teknolojideki Forklift sayısı, 24’e çıktı.
Süreç optimizasyonu çalışmalarıyla;
kaynak kullanımı daha verimli hale getirilirken,
elektrik ve yangın güvenliği alanında kurulan akıllı sistemler;
operasyonel sürekliliği güçlendiren, kritik bir rol üstlendi.
.jpg)
Sürdürülebilir taşımacılık hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen
filo gençleştirme yatırımı da dönüşümün, önemli ayaklarından biri oldu.
Bu kapsamda;
31 adet yeni nesil Ford Trucks Gen 2 araç filoya katıldı.
Araçların tamamının, Euro 6 emisyon standardında olması sayesinde;
yakıt tüketimi ve karbon salımında, kayda değer iyileşmeler hedeflenirken;
operasyonel verimlilik ve çevresel performans, birlikte ele alındı.
Kıta Logistics, karbon ayak izi yönetiminde de yeni bir aşamaya geçti.
Karbon ayak izi hesaplamalarının,
artık; şirketin, kendi iç kaynaklarıyla gerçekleştirilebilmesi sayesinde;
süreçler hız kazanırken, karar mekanizmaları;
daha güçlü veri setleriyle beslenmeye başladı.
Bu yetkinlik;
karbon azaltım stratejilerinin, daha etkin planlanmasına ve
sürdürülebilirlik performansının ölçülebilir biçimde yönetilmesine, olanak sağlıyor.
Şirket;
ISO 14064-1 Kurumsal Karbon Ayak İzi Hesaplama Belgesi için
denetim öncesi, hazırlık çalışmalarını da eş zamanlı olarak sürdürüyor.
Marka; Kara yolu özmal ve Deniz yolu ile taşınan tüm yüklerindeki emisyon miktarını,
müşterileriyle paylaşabiliyor.
Hava yolu ile ilgili ölçümleri ise;
yapmak ve paylaşmak üzere, gereken hazırlıkları planlıyor.
Dijital dönüşüm programı kapsamında;
satış, pazarlama ve satın alma süreçleri,
akıllı otomasyon sistemleriyle; yeniden yapılandırıldı.
Devreye alınan dijital altyapı sayesinde;
fiyatlandırma kapasitesinde, %60’ın üzerinde artış sağlanırken;
teklif hacmi %20 oranında büyüdü.
Operasyonel iletişim süreçlerinde gerçekleştirilen otomasyon çalışmalarıyla;
müşteri yük konum takibine ilişkin,
yaklaşık 4.000 e-mail süreci; sistem tarafından yönetilir hale geldi.
Bu dönüşüm;
ekiplerin yüzlerce saatlik zaman kazanımı elde etmesini sağlarken,
söz konusu kaynak; doğrudan, satış geliştirme ve fiyatlandırma faaliyetlerine yönlendirildi.
Şirketin dijitalleşme vizyonu;
operasyonların tek platform üzerinden yönetildiği,
sistemlerin birbiriyle entegre çalıştığı ve
karar süreçlerinin, veri odaklı ilerlediği bir yapı üzerine inşa ediliyor.
Bu yaklaşım;
manuel iş yükünün azaltılmasıyla operasyonel mükemmelliğin güçlendirilmesini,
Tmaxx platformunun müşteri, acente ve ERP sistemleriyle entegre edilerek;
kesintisiz veri akışının sağlanmasını ve
performans metrikleri ile KPI’ların sistem üzerinden anlık izlenmesini kapsayan;
bütüncül bir dönüşüm stratejisini temsil ediyor.
Kurumsal altyapı dönüşümü çerçevesinde;
Finans ve Mali işler süreçlerinde, SAP sistemine geçiş tamamlanırken;
insan kaynakları süreçlerinde, SAP SuccessFactors platformunun devreye alınması planlanıyor.
Bu adımlarla birlikte;
hem kurumsal verimlilik,
hem de çalışan deneyimi odağında;
daha entegre ve ölçülebilir bir yapı hedefleniyor.
Emre Eldener – Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
“Lojistik sektörü,
dünyada artık yalnızca hız ve maliyet odağında değil;
sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve
veri temelli yönetim ekseninde, yeniden tanımlanıyor.
Kıta Logistics olarak;
yaptığımız yatırımları,
bir teknoloji modernizasyonu ya da
çevresel sorumluluk projesi olarak değil;
şirketimizin geleceğe uyum stratejisinin
temel yapı taşları olarak; görüyoruz.
Bugün; Avrupa parsiyel kara yolu yüklerimizde,
yapay zekayı kullanarak;
rota ve yük optimizasyonu gerçekleştirebiliyoruz.
Yeşil lojistik uygulamalarımızla, çevresel etkimizi azaltırken;
dijital dönüşüm adımlarımızla, müşterilerimize;
daha şeffaf, daha hızlı ve daha öngörülebilir
bir hizmet modeli sunuyoruz.
Bu dönüşüm, aynı zamanda;
rekabet gücümüzü kalıcı biçimde güçlendiren, stratejik bir kaldıraç niteliği taşıyor.”
Bilal Yurttaş – Depo ve Antrepolar Genel Müdürü
“Depo ve antrepo yatırımlarımızda;
sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve
operasyonel mükemmelliği,
birbirinden ayrı başlıklar olarak değil;
tek bir entegre yapı olarak, ele aldık.
Yenilenebilir enerji kullanımı,
lityum iyon teknolojisiyle çalışan ekipmanlar,
akıllı güvenlik sistemleri ve
optimize edilmiş süreçler sayesinde;
hem çevresel performansımızı,
hem de hizmet kalitemizi, yukarı taşıyoruz.
Bugün geldiğimiz noktada;
tesislerimiz, yalnızca fiziksel depolama alanları değil;
teknolojiyle güçlendirilmiş,
verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı, lojistik merkezleri haline gelmiş durumda.”