|
Tweet |
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi,
Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil;
''İlkokul çağındaki çocuklar için tatil süreci;
yeni döneme uyum açısından doğru planlandığında, olumlu katkılar sağlarken;
ortaokul ve lise çağındaki çocuklar için karne dönemi;
kaygı, özgüven kaybı ve değersizlik duyguları gibi
uzun vadeli psikolojik sonuçlara yol açabiliyor.''
Başakgil,
ebeveyn-çocuk iletişimindeki kopuklukların;
çocuğun, ailesinden uzaklaşarak;
dış çevreye yönelmesine neden olabileceğini vurguluyor.
Psikolog Buse Başakgil;
karne değerlendirmelerinde yapılan en büyük hatanın,
''kıyaslama'' olduğunu belirterek; uyarılarda bulunuyor:
“Çocuğunuzun karnesini, başka çocukların karneleri ile kıyaslamayın.
Yaşıtlarıyla karşılaştırmak,
arkadaşlarının daha başarılı olduğunun vurgulanması ve
başarısızlıkla suçlanmak,
çocukta; kaygı, yetersizlik, özgüven eksikliği ve değersizlik duygularına yol açar.”
Başakgil;
karne değerlendirilirken, öncelikle;
olumlu yönlere odaklanılması,
ardından; çocuğun kendini ifade etmesine, fırsat verilmesi gerektiğini vurguluyor.
Suçlayıcı ve yargılayıcı bir dil yerine;
başarısızlıkların nedenlerinin, birlikte ve yapıcı bir şekilde ele alınmasını öneriyor.
Sömestr tatili, başarısız olunan dersler için kriz değil;
telafi ve destek süreci olarak görülmeli.
Başarısızlığın, geçici bir durum olduğunun altını çizen Psikolog Buse Başakgil;
karnedeki notların, çocuğun kişiliğinin bir parçası gibi görülmesinin
ciddi riskler barındırdığını belirtiyor.
‘Sen tembelsin, yaramazsın, bu gidişle sınıfı geçemezsin’ gibi ifadeler,
çocuğun; ‘Ben hiçbir işe yaramıyorum’ algısı geliştirmesine neden olur.
Bu da kaygıyı artırır ve özgüveni zedeler.”
Çocuk bir alanda başarısızsa;
bu durum, ilgi alanları ve destek ihtiyacı üzerinden değerlendirilmelidir.'
Psikolog Başakgil;
geçmiş yıllarda, karne dönemlerinde yaşanan üzücü olayların yaşandığını hatırlatarak;
önemli bir uyarıda bulunuyor:
“Kırık notlar;
yoğun kaygı, cezalandırılma korkusu ve değersizlik duygusuyla birleştiğinde;
çocuğu, kendine zarar verici davranışlara
hatta; yaşamına son verme girişimlerine kadar sürükleyebilir”
Karne ve sınav notlarının, çocukların değerini belirleyen bir ölçüt haline gelmesinin;
geleceğe dair umutsuzluk, özgüven kaybı ve kendine saygının azalmasına yol açtığını belirtiyor.
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi,
Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil;
karne döneminde, ebeveynlerin sıklıkla düştüğü hataları ise; şöyle sıralıyor:
● Kötü not nedeniyle, çocuğun spor ve sosyal faaliyetlerini kısıtlamak
● Sürece değil; yalnızca sonuca odaklanmak
● İlk olarak, düşük notları gündeme getirmek
● Kötü not getirdi diye; sevgiyi, ilgiyi ve şefkati geri çekmek, mesafeli ve soğuk davranmak
Karne hediyesi konusuna da değinen Başakgil;
maddi ödüllerin, doğru kullanılmadığında; eğitsel sürece zarar verdiğini ifade ediyor.
“Öncelik, her zaman; tatlı sözlerle takdir olmalı.
Maddi ödülün, değeri değil; sembolik anlamı önemlidir.”
Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için
kitaplar, boya kalemleri, basit oyuncaklar, doğa gezileri, müze ve sinema etkinliklerinin
daha sağlıklı ödüller olduğunu belirtiyor.
Bilgisayar, cep telefonu, çok pahalı hediyeler ya da evcil hayvan gibi seçeneklerin,
karne hediyesi olarak tercih edilmesi; çok doğru olmayacaktır.